Şehrin sabahı sessizdi ama Atahan ’ın içinde yaklaşan bir fırtına vardı. Tanem’ e dönüp bir kez daha gözlerinin içine baktı, sanki o bakışta yüzlerce “geri dön” çağrısı gizliydi. Ama Tanem susuyordu. Gözleri kararlı, yüreği onunla aynı safta. Bu bakışa daha fazla dayanamadı Atahan. Kapıyı açıp dışarı adım attı. Dönmek gibi bir şansı yoktu bu yoldan. Saat henüz sekizdi. Gri montunun cebinde Korkut’ un dikkatini çekecek tek şey vardı: banka kartı. Güneş solgun bir perde gibi şehrin üstüne serilmişti. Ara sokaklardan geçerek şehir merkezine indi. Dikkat çekmeyecek bir hızda, ama kasıtlı olarak kameralara yakalanacak şekilde ilerledi. Sanki kimsenin aklına gelmeyecek bir saatte çıkmış gibi yapıyordu. Şehir yeni uyanırken işlerini halletmek istemiş gibi. Bankanın girişine vardığında gözünü yu

