Demir Bey üstüme doğru gelince göğüsüm
korkuyla inip kalktı.Üstümdeki gecelik dekolteliydi ve Demir Bey üstüme üstüme gelirken katran karası gözleri ordaydı.
Gözlerimi kapatıp başımı eğdim ve duvara
iyice sindim.Bu süre bana yıllar gibi geldi.
Gözlerimi açmak istiyordum ama korkup,
utanıyordum.İlk defa bir erkeğin önünde
bu kadar açık seçik duruyordum.Bir kaç
dakika sonra Demir Bey'in sigara ve parfüm
karşımı kokusu beni sardı.Demir Bey her iki
ellerini yanlarıma koyduğunu ve dudaklarını
deydirmeden boynuma sıcak nefesini verdiğini hissettim.
"Gözlerini aç küçük kız"
Boynuma doğru konuşup bana komut vermesi beni tahrik etmişti.Gözlerimi açmaya utanıyordum.Demir Bey başını
boyun girintimden çıkarıp eliyle saçlarımı
yana doğru çekti.
"Gözlerini...Aç"
Bu sefer de tok ve erkeksi sesiyle bana komut verince onu kızdırmamak için gözlerimi yavaşça açtım.Ve karşımdaki
şehvetten bulanmış gözlerle beni izleyen
adamı gördüm.Ve yanaklarım alev aldı.
Demir Bey hiç bozuntuya vermeden göğüslerime bakmaya devam etti.Ve başını
eğip göğüsülerimin hizasına gelerek dudaklarını belirgin göğüs uçlarımda yavaş
yavaş gezdirdi.Demir Bey beni yavaşça
mahvederken heyecandan kalbim göğsümden çıkacak gibi atıyordu.Ve kalbimin atışını duyduğuna emindim.Demir
Bey bana ızdırap vermeye devam ederek
elini baldırlarıma attı ve sıktı.Göğüsümün çatalına bir öpücük kondurdu ve zevk ile
baygınlaşan gözlerime baktı.
"Düğün bir hafta sonra değil,iki gün sonra
olucak.Tamam mı küçük kız?"
Demir Bey hırıltılı bir sesle düğünle ilgili kararını söylediğinde onun kadar zor bir
durumda başımı sallayarak onu onayladım.
Ve bu süre boyunca baldırımda olan eli yavaşça bacaklarımın arasına doğru yol
almaya başladığında heycanla göğsüm inip kalt .Eli sıcacık olan bacaklarımın arasına
girdiğinde gözlerimi zevkle kapatırken,
Demir Bey'in hırıltılı ve erkeksi sesi kulaklarıma dolması ile benim de ağzımdan küçük bir iç çekiş kaçtı.Ve tekrar başını boyun girintime sokup
"Sıcacıksın küçük kız.Davetkar ve sıcacık."
Demir Bey yavaşça ve sıkıntılı bir nefes alarak elini bacak aramdan çıkarıp boyun girintime yok denecek kadar küçük bir öpücük kondurup bacak aramı yangın yerine çevirdi.Tam hazzın ortasında hayal kırıklığıyla bir anda benden ayrılarak arkasına dönerek derin nefesler aldı ve gerilen sırtındaki kasları ve damarlı kolları beni istemsizce tekrar ıslattı.Resmen hiç bilmediğim bir duygu için kavruluyordum.
"Sen... kıyafetlerini giy.Ben kapının arkasında olucam.Ve bileğin burkulmuş olabilir.Yani gelinliği sonra ben hallederim."
Zorlana zorlana konuştuktan sonra kapıyı açıp dışarı çıktı ve dediği gibi kapının altından belli olan ayakkabısı kapının arkasında olduğunu bana gösterdi.Demir Bey çıktıktan sonra gözlerimi kapatıp derin ve sessiz nefesler almaya çalışarak kalbimin patlama noktasına gelmesini önlemeye çalıştım.Ama sanırım pek işe yaramıyordu.Daha fazla öyle durmadan geceliği çıkarıp kıyafetlerimi giydim ve saçlarımı ayna da düzelttim.Kapıya doğru yaklaştım ve açmadan önce derin bir nefes alarak normal davranmaya çalıştım.Kapıyı açtığım gibi Demir Bey'in şekilli ve kaslı sırtıyla karşılaştım.Bu manzara karşısında yutkunup gözlerimi kırpıştırdığımda Demir Bey bana dönerek katran karası gözleriyle beni baştan aşağa süzdü.Demir Bey bana öyle bakınca bacaklarım titredi,yanaklarım kızardı ve usulca başımı eğip dudaklarımı ısırdım.Demir Bey derin bir nefes alarak boğazını temizledi.
"Bileğin iyi mi?" diye sordu,sanki az önceki
adam yoktu karşımda.Başımı kaldırıp ona baktım,onu anlamaya çalışıyordum.Ve Çok sakin ve normal gözüküyordu.Doğrusu bu beni sinirlendirdi,beni istediği zaman yattığı
fahişeleri mi sanıyor?Demir Bey'e öfkeyle bakarak
"İyi." deyince Demir Bey bir hayli huysuz ve
yüksek çıkan sesimden memnun olmamış
gibi gözlerini bir kedi misali kısarak tek kaşını kaldırdı.Hayır suç bende evlenmeden önce izin vermeyecektim.Şimdi beni kendisine meraklı sanıyor.Of Asayra her yerde ve herkese dik başlı olmayı başardın da,Kibirli bir despota nasıl yenildin?Demir Bey hâlâ bana bakarken ona gerçekten iyi olduğumu söyledim ve yanından bileğim biraz açısa da geçip gittim.Demir Bey'in
arkamdan geldiğini bana haber veren sert adımlar bir anda önümde durdu.Başımı kaldırarak önümdeki koca cüsseli adamın
benden ne istediğini anlamaya çalışırken
Demir Bey sıkıntılı bir nefes alıp bi'an da beni kucağına aldı.Anın şokuyla ışık görmüş tavşan gibi Demir Bey'e baka kaldım.Demir Bey yüz ifademe bakarak sırıttı ve yürümeye başladı.Yürürken biraz sarsıldığım için kendime anca gelebildim.
Ve gözlerimi bir salisede çevirip sinirle ona baktım.
"Ne yapıyorsun sen ya!, indir beni hemen!"
Kibirli Despota bağırıp inmeye çalıştım.
Ama beni bırakmaya pek niyeti yokmuş gibiydi.Bunu üzerine inadını kırmak için
göğüsüne vurup kendimi iteklemeye çalıştım.Soylu Öküz ona vurmam üzerine
yürümeyi keserek sertçe bana baktı.
"Kes şunu!" Demir Bey'in sesiyle anında irkilerek durdum ve yutkundum.Baya korkmuştum.Demir Bey derin bir nefes alıp
"...Ayağın burkulmuş, üstünde durmaman
gerekiyor.Ama pek tabii sen bir inatçı olduğun için..."dediğinde başımı kaldırıp
kirpiklerimin altından ona çatık kaşlarla baktım.Demir Bey ona bakmam üzerine sözü kesildi ve gözlerini kısarak gözlerim ve dudaklarım arasında mekik dokudu.
Onun bana böyle bakması beni tahrik ederken sırtımda olan eliyle etimi sıkıp baş
parmağıyla da okşayarak vücudumda kelebek etkisi yarattı.Demir Bey'in gözlerine bakarken farkında olmadan alt dudağımı ısırıp sesli bir şekilde yutkununca sert nefesleri yüzüme çarptı.Ve kirpiklerimi kırpıştırmama neden oldu.Demir Bey başka tarafa döndü,derin bir nefes aldı ve
tekrardan bana baktı.
"Kucağımda olmak seni rahatsız mı ediyor?
" Demir Bey'in katran karası gözleriyle bana
bakarak sorduğu soru hem kasıklarımı
yakarken hem de beni korkuttu.Dudalarım
mühürlenmişti sanki ona evetin "E" sini bile
söyleyemiyordum.Demir Bey cevap vermeyeceğimi anlamış olacak ki beni daha da kızartan bir cevap verdi.
"Eğer bu sessizliğin bir evetse,sorun değil
seni alıştırıcam.ZEVKLE" dedi sırıtarak ve önüne döndü ve kasaya doğru ilerledi.
Kasaya doğru giderken bütün çalışanlar ve mağazanın önünden geçenler bize baktı.
Ben de daha fazla utanmaya ve bu rezilliğe dayanmayıp Demir Bey'in boynuna yüzümü
boynuna sokarak sakladım.Mağazadan çıkıp arabaya bine ne kadar da başımı hiç çıkaramadım.Demir Bey kasaya ulaştığında kalbimin hızlı hızlı atmasını sağlayan cümlelerle dudaklarımı ısırdım.
"Karımın kabinde giydiği bütün iç çamaşırı ve gecelikleri paketleyip evime yollayın.Bir
de... özellikle o kırmızı dantelli geceliği unutmayın." Demir Bey'in söyledikleri üzerine kasada bulunan kadın boğazını
temizleyerek.
"Aaa...Şey...Peki Demir Bey" dediğinde Demir Bey rahat bir şekilde mağzadan çıktı.
Ve benimle hiç konuşmadan bir süre sonra beni arabanın önüne getirdi.
"Küçük Hanım...uyudun mu?" dediğinde başımı hemen kaldırıp
"H-hayır." dedim kekeleyerek,Demir Bey
beni yavaşça yere indirmek için hamle yapınca ona uyum sağlayarak boynuna sıkıca tutunup yere baktım ve ayaklarım yerle buluşunca Demir Bey çevik bir hareketle arabanın kapısını açarak kafamın
üstüne elin koyup içeri girmeme yardımcı oldu.Arabaya girdikten sonra ona dönüp
Eda'nın orda kaldığını söylediğimde Demir
Bey rahat bir şekilde kapımı kapatıp Arabanın etrafından dolanarak sürücü koltuğuna geçti.Neden böyle bir şey yaptığına anlam veremiyorken bana döndü ve üstüme doğru geldi.Demir Bey üstüme üstüme geldiğinde korkmuş gözükmemek için geriye doğru gitmedim.Ve bundan mütevellit kolayca ve vakit kaybetmeden dibime kadar girmeyi başardığında gözlerime bakarak varla yok arası sırıttı.Bu gergin anlardan dolayı pek nefes
alamıyorken Demir Bey elini yan tarafıma koyup sağ tarafıma uzandı.Ve emniyet kemerini usulca ve yavaşça çıkrıp burnunu saçlarımın arasına sokarak derin derin nefes aldı.Ve sonunda emniyet kemerini çıkardı ve benden uzaklaştı.Ben bugün bilemem kaçıncı defa ıslanıp tahrik olurken o eminyet kemerini taktı.Ve arabayı
çalıştırdı.Kendimi toparlıyıp ona döndüm.
"Demir...Bey arkadaşım gelmedi.Gidemeyiz"
Sinirlenmeye başlarken bana dönüp
"Sen kabinde kıyafetlerini değişirken telefonun çaldı.Arkadaşın arayıp gitmesi gerektiğini söyledi.Sen çıktıktan sonra sana söylemeye gayret ettim ama maalesef
ki müstakbel karım bir keçi." dediğinde
kaşlarım indi ve ağzım açık kaldı.Ve ona
cevap vermeden sinirle elimi birleştirip
yüzümü cama çevirdim.Ve o arabayı çalıştırarak evin yolunu tuttuk.Yarım saat sonra eve ulaştığımızda onunla hiç konuşmadan ve prosedür gereği bana aldığı eşyaların bir kısmını alıp arabadan indim.Demir Bey sıkıntılı bir nefes alıp arabadan diğer eşyaları alarak indi ve peşimden gelerek içeri girdi. Aklıma gelen güzel fikirle hızlı hızlı yürüyüp asansörün önüne geldim ve açılmasını bekledim.
Asansör açılınca hemen girerek hızlı hızlı kat numarama basıp kapının kapanması için uğraştım.Demir Bey elindeki eşyalarla içeri giridiğinde bana bakıp kaşlarını çattı.Ve beni uyarırcasına kaşlarını çatarak üstüme doğru hızlıca gelirken asansör kapanmaya başladı.Bende anın keyfiyle elimi sallayıp gülümsedim. Asansör kapanınca Demir Bey'in Asayra diye
bağırmasını duydum ve kahkaha attım.
Oh canıma deysin,pis Despot şimdi en üst kata o koca koca eşyalatrı ve mücevherleri taşı da görelim.30 saniye sonra asansör durdu ve açıldığında gözlerim şaşkınlıkla
sonuna kadar açıldı ve karşımda duran adı gibi adama baktım.Eşyaları yere bırakıp duvara yaslanarak derin nefesler alıyordu. Kaşları çatıktı ve asansörün sesinden dolayı gözlerini bir salisede açıp bana kısık gözleriyle ateş etti.Demir Bey göğsünü oksijenle doldurup duvara yaslanmayı bıraktı ve bana doğru geldi.Asansörden çıkmıştım.Korkuyla tekrar arkama dönüp binecekken asansör kapandı.Ben korkuyla
arkamı dönmeden öylece duruyorken Demir
Bey varlığını hissettirmeye çalışarak arkam
da derin nefesler alıp verdi ve başını eğip kulağıma doğru fısıldadı.
"Hımm bide yaramazsın öyle mi?" diye sordu,bütün bedenime işleyen fısıltısı gözlerimi kapatmama neden oldu.Ve Demir Bey arkadan biraz daha bana yaklaşıp herşeyiyle orada olduğunu bana hissettirdi.
Bu hareketiyle ağzımdan titrek bir nefes çıktı.