. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . .
Julia korkuyla gelenlere bakıyordu . Planladığı bu değildi . Kraliçe geri dönmemeliydi . Böyle anlaşma yapmamıştı .
Sinirle dudağını ısırıp ellerini sıkıyordu . Camın etrafında dönüp dururken aklına bir şey geldi . Mektup yazmalıydı Kras ailesinin liderine . Vivi ne kadarını biliyordu , bilmeliydi . Eğer biliyorsa işi bitmişti , yok bilmiyorsa , içi rahat bir şekilde , yeni planlarına odaklana bilirdi .
Yüzüne yalancı bir gülümseme yerleştirip dışarı çıktı . Aden ile karşılaşınca gülümseyerek konuşmaya başladı . ‘ Şükürler olsun sonunda onu bulmuşlar durumu nasıl . ’ Diye sordu .
Aden üzgün bir şekilde cevap verdi . ‘ İşkence görmüş . Durumu pek iyi değil . ’ Aden bunu beklemiyordu . Kras ailesi bu kadar ileri gidemez diye düşünmüşlerdi . Ama ana Kraliçeyi bile öldürdüler . Kraliçelere yapılanlar karşılıksız kalmamalı , öfkeliydi hepsi .
‘ Peki bunu kim yapmış ? ’ dedi korkuyla . Yakalanmaktan korkuyordu .
Aden bilmiyormuş gibi başını salladı . Kralın kesin emri vardı . Kimseye bir şey söylemeyecekti . Sessiz kalacaklardı bir müddet . Sonra hepsinden intikam alacaklardı .
‘ Kraliçemiz bir şey hatırlamıyor . Kötü bir gün geçirdi ve büyük bir kısmını hatırlamıyor . ‘ dedi . Yalan konuşmayı pek beceremese de , zorladı kendini , inandırıcı olması için .
Aden'in söylediklerinden sonra derin bir nefes almıştı , Julia . ‘ Çok şükür hatırlamıyor . ‘ diye mırıldandı . Şimdi yeni planlarını , gönül rahatlığı ile tasarlıya bilirdi . Her planı kusursuz çalışıyordu . Kraliçenin sağ salim dönmesi , tamamen Kras ailesinin suçuydu . Öldürseydiler şimdi Kraliçe Julia olurdu .
Aden gidince Kras'ın casusuna mektubunu vermişti . Etrafa göz atarak moralsiz bir şekilde odasına , doğru yürüyordu .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kralın başka planları vardı ve şuan tek istediği şey Vivi'nin iyi olmasıydı . Odadan çıkıp kapıya yaslandı ve gözlerini kapattı . Tüm gün onu aramıştı her yerde . Ya başına bir şey gelseydi ? Bu düşünce kalbini hançer gibi saplanıyordu .
Odada dayanamayıp kendisini dışarı atmıştı . Sara, Vivi’nin sırtına merhem sürerken dayanamadığını hissetti .
Sırtı kanlar içinde ve parçalanmış bir durumdaydı . En çok canını yakan şey , Sara merhemi her tenine dokundurduğunda acıyla çığlık atması .
Alec yanında bir kaç kişiyle geldiğinde düşüncelerinden ayrıldı ve yorgun bir şekilde baktı .
‘ Kralım en iyi doktorları bulup getirdim . ’
Aralarında erkekler vardı . O erkekler içeri giremezdi . ‘ Kadınları al içeri . Diğerleri evlerine döne bilirler . ’ Deyip kapıyı kadınların geçmesi için açtı .
Alec şaşırarak kralına bakıyordu . Şuan kıskançlık yapacak zaman mıydı diye düşünürken , John ona sinirli bir bakış attı .
‘ Gidelim biz . ‘ deyip erkeklere yolu gösterdi . Arkasını dönünce hafif gülümsüyordu bu haline .
‘ Dur . ’ Dedi John . Düşüncesini değişti diye düşünmüştü Alec ama öyle olmadı .
‘ Onları Jean'a götür . Durumu ağır . ‘ dedi . Aklına o da gelmişti . Ne kadar sevmese de onu , Kraliçesini korumakla sorumluydu Jean . O saldırıdan ağır yaralı olarak , hayatta kalan bir o vardı , bir de Kraliçesi .
Alec yine baş eğerek oradan ayrıldı . Jean odasında ve yanında Maya vardı . Sürekli kalbinin üstündeki kanları siliyordu . Yarasını temiz tutması gerekirdi . Merhemlerini eksik etmiyordu .
Bazen sayıklıyordu ‘ Darla . ’ Diye . Bunu sabahtan beri 5 kez yapmıştı . Maya meraklı biriydi . ‘ Uyan da bana Darla'dan bahset . ’ Diye mırıldandı .
Kapı açılıp doktorlar içeri girmişti . Maya sürdüğü merhemleri anlatmıştı . Doktorlar daha güçlü ilaçlar hazırlayıp yaraya baktılar . Yarası dikilmişti iltihap kapmaması için her şeyi yapmalıydılar .
John salona çıkıp Aden'i yanına çağırılmasını emretti . Tahtına attı kendisini ve ağrıyan sırtını yasladı . Güneşin doğmasına az bir zaman kalmıştı .
Aden hızlı adımlarla Kralına yaklaştı . ‘ Cenaze hazırlıkları tamam Kralım . ’ Dedi . Kelimeler sanki yaralı kalbini kanatıyordu . Ama şimdi yas tutmanın vakti değildi . . .
Gün geçtikçe farkında olmasa da , eski acımasız haline dönüyordu . Yeniden içindeki o , güçlü kral Robert uyanıyordu .
‘ Paralı asker getir diğer krallıklardan . Tüccarlar gibi girsinler krallığa . Sadece bana sadık olsunlar . Onlara istedikleri altını vereceğim . Şuan bu sarayda güvenebileceğim kişi sayısı çok az . Daha çok adam lazım bana . Savaşta iyi olsunlar . Emrimi beklesinler . ’ dedi , sert bir şekilde bakıyordu . Gözlerinde büyük bir öfke vardı . Elini yumruk yapmış , sıkıyordu sürekli .
‘ Emredersiniz Kralım . Ama söyler misiniz ne yapacaksınız o kadar askeri ?. ’
Bu da soru muydu şimdi . Kralını hiç böyle kötü durumda görmemişti Aden .
‘ Krasların kökünü kazıyacağım . ’ Dedi sinirli bir şekilde . İçini intikam bürümüştü . Artık durmak istemiyordu . Kalbi onlara karşı nefretle dolup taşıyordu . Onlara Kralın kim olduğunu gösterecekti . Sonra sıra Netta ve Settitos'a gelecekti . Ama şuan tek düşündüğü Kras'dı . Onlara yaptıklarının bedelini ödetecekti .
Saatler bir birini kovalarken Vivi uykuya dalmıştı . Dışarda cenaze töreni oluyordu . Vivi kıpırdamayacak kadar kötü durumdaydı .
Şimdi rahat rahat ağlaya biliyordu acıdan ama bu acılarını hafifletmiyordu . Daha da kötü bir hal alıyordu . Şiddetli ağlamalarının ardından uykuya dalması Sara'nı mutlu etmişti . Kraliçesinin ağlamasına o da eşlik ediyordu . Bir dakika bile yanından ayrılmamıştı . Küçük hançerini bile yatağın yanından yere koyup , saklamıştı . Olurda biri zarar vermeye kalkarsa , Kraliçesini koruya bilsin diye .
Kapı çalınca yavaş adımlarla gidip , kapıyı açtı . Karşısında Julia vardı .
‘ Onu görmeye geldim . Durumu nasıl ? ’ diye sordu sahte bir üzüntüyle .
‘ Üzgünüm leydim . Sizi içeri alamam . Kralımızın emri . Durumu iyi değil . ' Dedi Julia'nın gözlerinin içine bakarak . Sara bir suikastçıydı . İnsanların beden dilinden anlıyordu . Bu kızda bir şeyler olduğunu sezmişti . İsmini koyamadığı duygular içindeydi .
‘ Ah öyle mi . Ona geldiğimi haber edersin uyanınca . Konuşmak isterse hemen gelirim . ’ Dedi ve hafif bir gülümsemeyle oradan ayrıldı .
Sara , Julia’nın arkasından gözlerini devirmeden edemedi . Sanki konuşacak hali vardı Kraliçesinin .
‘ Sara . . ’ diye gelen fısıltılı sesle kapıyı kapattı ve hızlı adımlarla yatağa yaklaştı .
‘ Kraliçem . ’ Dedi ve yatağın yanına , yere oturdu .
‘ Başımdan ayrılma . Beni öldürmek istiyorlar . Çok uykum var . ’ Güçsüz ve ağlamaklı sesinin ardından , gözleri yine kapanmıştı . Bu manzaraya gözleri dolmuştu Sara'nın . Elinin tersiyle gözlerinden firar eden yaşları silip etrafı gözetlemeye başladı .
Akşam olurken sırtındaki merhemi yeniliyordu . Düne nazaran daha az ağrıyordu .
‘ John nerede ? ’ diye sordu yüz üstü uzanırken .
‘ Bu gün annesinin cenazesi oldu . Tüm gün dışarıdaydı . Bir sürü misafir de geldi . Kapıyı kilitlememi emrettiler . Odaya Maya dışında kimseyi almamamı söylediler . ’
‘ Jean'ın durumu nasıl ? ’ diye sordu . Onu korurken yaralanmıştı . Jean ona o kadar yakın olmasa belki de o ok Vivi'ye saplanacaktı . . . . .
‘ Durumu iyiye gidiyor . Kralımız ona en iyi doktorların bakmasını emretti . Umarım yakında ayağa kalkacak Kraliçem . ’ Sara'nın yüzünde acı bir tebessüm vardı . Yorgunluktan ve ağlamaktan gözlerinin altı çökmüştü .
‘ Bana Maya'nı çağırır mısın ? ’ Dedi . Sara ayağa kalkarak , kapıyı açtı ve kapıda bekleyen muhafıza Maya'nı buraya getirmesini söyledi .
Maya elinde sıcak bir çorbayla geldi ve baş eğdi Kraliçesine . Yerinde doğrulmasına yardım ettikten sonra ‘ Sara git dinlen . Artık yanımda Maya var . ’ Dedi . Sara itiraz etmek isterken elini kaldırdı ve durdurdu .
‘ Yarın için güç topla . ’ Dedi ve gönderdi . Maya kapıyı kilitledikten sonra Kraliçesine çorba içirmeye başladı .
‘ Bana eski Kraliçeden bahseder misin ? ’ dedi çorbayı içerken .
‘ Elbette Kraliçem . Ailesi Çok güçlüydü böylelikle kraliçe oldu . Bir birlerine âşıktılar Kralla ama sonra araları bozuldu . Kralımız John doğduktan sonra odalarını ayırdılar . Sanırım böylelikle aşkları da bitmişti . Sonra Kral başka kadınlarla oldu . ’ Derken yüzünü buruşturdu Vivi .
‘ Peki nasıl oldu da tek çocuk John ? ’ diye sordu .
‘ Kraliçem , söylediğim gibi ailesi güçlüydü , ana kraliçenin . Hamile kadınları ortadan kaldırıyorlardı . Tabii Kral bunu ispatlayamamıştı . Aşklarının bitmesinin sebebi de ailesi oldu . Her ne kadar bir birlerini sevseler de ailesi daha fazla güç istiyordu . Kraliçe o odada bir ömür kaldı . Kral ise onun ailesini yok etmek için bir ömür harcadı . İç savaşta olduğumuzdan dolayı Krallığımız büyüyemiyor . Bu aileler çok kötü . ’ Deyip nefretle parlattı gözlerini .
Vivi'nin buradan aklında kalan ise John'un da bir sürü kadınla birlikte olacağıydı .
‘ Yemek istemiyorum daha . ' Deyip tabağı alarak Maya'ya uzattı . Surat asarak kafasını yastığa koydu .
‘ John gelmeyecek mi bu gece de ? ’ diye sordu son defa .
‘ Hayır Kraliçem . Siz rahat edin diye eski odasında kalıyor . ’ Maya hafif gülümsemişti . .
John'u , onu kurtardığı geceden sonra görmemişti ve bu canını sıkıyordu . Onu görmek istiyordu ama bahane bulamıyordu . Bu süre zarfında bir kaç kadın doktor ve iki hizmetkarını görmüştü .
Derin bir nefes alarak gözlerini kapattı . Zaman geçerken Maya uyuya kalmamak için meşalenin altında kitap okuyordu .
Aşkla ilgili bu kitabı okurken aklına Jean geliyordu . Erkek karakterin yerine onu düşünüp her kelimesine aşık oluyordu . İlk görüşte aşık olmuştu ve o uyanınca ona açılmaktan çekinmeyecekti . Ona aşık olmasa buraya gelmeyi kesinlikle kabul etmezdi diye düşündü . Ama bir taraftan da geldiklerine çok memnunlar . Eşsiz bir Kraliçe ile tanıştılar . Yatağın yanına yere dökülen siyah incileri topladı eline . Kraliçesi bunları görmeyi sevmiyordu . Yatağın altındaki torbayı çıkarıp içine baktı . İçi yarısına kadar dolmuştu siyah ini ile . Elindekileri de ekledi içine . Yine aynı şekilde yatağın , bacağının arkasına , sakladı torbayı .
Yeniden aldı kitabı ve okuyup , hayal kurmaya devam etti.
‘ Utanma ve açıl ona . ’ Diye kendisine tekrar ediyordu . Bunları kendisine tekrarlarken bile , yanakları kızarıyordu . Gecenin ilerleyen saatlerinde kapıdan ses gelmişti . Muhafızın çırpınması gibi . Ardından biri kapıyı açmaya çalışıyordu . Şoka girmiş gibi kapıya baktıktan sonra Sara'nın bıraktığı hançeri aldı ve Vivi'yi uyandırdı . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
‘ Kraliçem kapıda biri var uyanın . ’ Diye fısıldadı . Vivi anında uyanmıştı . Korku ile etrafa bakıyordu . Maya elinde hançerle bekliyordu . Vivi kendisini toparlayıp Maya’ya döndü . Aklına bir fikir gelmişti . ‘ Maya balkona çık ve bağır . Dışarıda bir sürü muhafız var . Odaya girilmeden önce dediğimi yap . ’ Dedi telaşla . Kapı zorlanmaya başlamıştı . Maya vakit kaybetmeden balkona koştu .
‘ Yardım edin ! . Kapıda biri var ! ’ Diye çığlığı basınca , kapıdaki ses kesilmişti . Odayı kilitleyerek iyi yapmışlardı . Bir kaç dakika sonra kapı tıklandı . ‘ Benim John . ’ Deyince Maya hızla kapıyı açtı .
Baş eğip Kralının geçmesini bekledi . Düşündüğü gibi dışardaki muhafız ölmüştü . Boğazını kesmişlerdi . Ya bu muhafızların yerinde , Jean olsaydı , diye düşündü . Korku ve sinirle , elini kalbinin üstüne koydu .
‘ Kimseyi bulamadık . Dikkatli olmalısın . Aramıza sızmışlar . ’ Dedi Aden , Maya’ya . Maya başını sallayarak dışarı çıktı ve kapıyı kapattı .
‘ Sen iyi misin ? ’ diyerek John yorgun bir şekilde yatağa yaklaştı . Uykulu olduğu her halinden belliydi . Yatağın diğer tarafına uzanarak üstünü kapattı .
Vivi onu izlerken sonunda konuşmaya başladı . ‘ Senin yüzünden . ’ Dedi . John uykulu gözlerini aralayıp ona baktı . ‘ Ne ? ’ diye sordu şaşırarak . Ne onun yüzündendi ? Çok merak ediyordu , cevabı .
‘ Yanımda uyusaydın , kimse odaya girmek istemeyecekti . Beni odanda yem olarak mı tutuyorsun ? ’ diye sinirle konuşmaya başladı . İyileşmiş olmalı ki ağzı durmuyordu . ‘ Senin yüzünden uykumdan oldum . Şimdi nasıl uyuyacağım . Nasıl acı çektiğim hakkında bir bilgin var mı ? ’
John doğruldu ve dudaklarına bir öpücük bıraktı . Çok hızlı olmuştu . Vivi neye uğradığına şaşırırken John gülümseyerek , ‘ İyi geceler . ’ Deyip sırtını ona dönüp uyumuştu .
Kafasını yorganın altına gömüp gülmekle meşguldü . Hala aslında uykuda olduğunu sanıyordu . Sabah yiyeceği azardan habersizdi . Kaç gündür uykusuzdu , bu gün artık dayanamadı ve işleri bir kenara bırakıp uyumaya karar verdi ama , yine olaylar oldu . Ve şuan hala uykuda olduğunu sanıyordu . Kendinde olsa yine de bunu yapar mıydı ?
Vivi bıraktığı gibi kalmıştı . Elini dudaklarına götürmüş , yaşadığı öpücüğün şokundaydı . Bir bağ oluşturduğunun farkındaydı ama bilmediği , bu bağın yüzyıllar önce oluşmuş olmasıydı .
Sırtındaki acıları hissedemez hale gelmişti hızlı bir şekilde , sırtını dönmüş , aynısını yaparak yorganın altına girip sırıtıyordu . Yarın yapacağı azar konuşmasını şuan düşünemez durumdaydı . Kızaran yanaklarına elini koyup dakikalarca aynı anıyı düşünmeye devam ediyordu .
John’un aksine , Vivi bir türlü uyuyamıyordu . Yüzünü dönmeye bile utanıyordu . Kıpırdamadan tüm geceyi öyle geçirdi . Bir kaç saat sonra uyuya kaldı , nihayet . . .
Sabah olunca John çoktan kalkmış hazırlanıyordu . Neşesi yerinde gülümsüyordu ama anlamıyordu . Rüyada mı yoksa gerçekten mi onu öpmüştü . İkisi de onun için fark etmezdi . Yüzü gülüyordu sonuçta .
Sessiz bir şekilde odadan ayrıldı . Kahvaltı yapmaya indiğinde salonda onu Julia bekliyordu . ‘ Günaydın Kralım sanırım Kraliçemizin durumu iyi . ’ Diye sordu . Aslında içi içini yiyordu .
‘ Evet her geçen gün daha da iyileşiyor . ’ Dedi ve sandalyeye oturdu . Hizmetkarlar kahvaltısını hazır etmişti . Julia bozulmuş bir şekilde kahvaltısın ediyordu ve sesini de çıkarmıyordu .
‘ Senin tatilin de böyle tatsız olaylar yüzünden kötü geçti . ‘ Dedi John sessizliği bozarak . Julia yüzüne sahte bir gülümseme yerleştirdi ve cevap verdi . ‘ Daha buradayım . Umarım her şey düzelir . ’
Kahvaltının ardından Kral çalışma odasına yürüdü . Muhafıza Aden’i çağırmasını emretti . Çok geçmeden Aden gelmişti . Bu gün yola çıkacaktı başka krallıklara .
‘ Dünkü suikastçının izi bulunamadı . Kras ailesi Kraliçeyi açık bir şekilde hedef aldı . Her daim korunması gerekiyor . Sarayda birden fazla suikastçı ola bilir . ’
Vivi’nin odada tek olduğu aklına gelince yerinden fırladı . Odasının kapısında iki muhafız vardı ve kapı kilitli değildi .
Korkarak koşmaya devam etmişti . Ama neyse ki muhafızlar hayattaydı .
‘ Sara’ya haber et . Kraliçenin yanından ayrılmasın . ’ Dedi ve odaya girdi . Bu sefer sesten Vivi uyanmıştı . Dün gece olanlar aklına gelince yüzü kızarmıştı . Bakışlarını kaçırırken yapacağı azara hazırlanıyordu .
‘ Sen ne yaptığını sanıyorsun ? ’ dedi düşüncelerini öfkeyle doldururken . Ne kadar öfkeli olmaya , ya da görünmeye çalışsa da bir türlü olamıyordu . Dün gece uyumayıp bunun planını kurmuştu ama bir türlü başaramıyordu . . .
‘ Ne yaptım ben yine ? ’ deyip ona yakınlaştı . Elini kaldırdı ve durmasını işaret etti Vivi . Nasıl söyleyeceğini bilmez bir durumdaydı .
‘ Dün gece bana yakınlaştın . ’ Dedi . John gözlerini kısıp ona bakmaya başladı . Ne yaptığı hakkında en ufak bir fikri yoktu .
‘ Nasıl yakınlaştım ? ’ dedi merakla . Elini kendinden habersiz bir şekilde yelpaze yapıp kendisine sallayan kıza bakıyordu . Bir an durdu ve parmağıyla dudağını gösterdi .
‘ İzinsiz bir bağ oluşturdun aramızda . Bu bağ sayesinde senin düşüncelerini hissede bilirim ama hissetmiyorum , sanırım pek oluşmamış . ’
‘ Seni öptüğümde rüya sanıyordum . ’ Dedi ve arkasını döndü . Acayip şok olmuştu ve şuan sırıtan yüzünü görmesini istemiyordu .
‘ Ne yani sen beni rüyanda öpüyor musun ? Benden izin aldın mı bunun için ? ’ deyip bağırıyordu yatakta . John kahkahasını bastırarak kendisini toparladı ve ona döndü .
‘ Bağ oluşmadıysa bir daha yapalım oluşsun . Hem ben geceyi hatırlamıyorum doğru düzgün . O yüzden Kraliçem kendinizi bana bırakın bu sefer bağ sağlam olacak . ’ dedi , mutlulukla ilerlerken .
‘ Bir adım daha atarsan seni altına dönüştürüm . ’ Diye tehdit etmeye başladı . Gözlerinden ateş çıkıyordu sanki .
‘ Bağın anlamı ne ? ’ diye sordu baya uzaktan . Şuan ona yakınlaşırsa , Vivi yerinde dayanamayıp hareket ederdi ve iyileşmekte olan yaraları yine kanardı .
‘ Bağın anlamı sonsuza kadar o kişiyi sevmek demektir . Sonsuzluk ne kadar uzun biliyor musun ? Bunu bir insanla yapmayı hiç istemedim . Öldürülmediğimiz sürece hep yaşarız . ’
Bu onu kendisine bağlaması için iyi bir fırsattı . Ölsem de gözüm arkada kalmaz diye düşünüp gülümsedi .
‘ Ben ölünce vasiyet ederim . Seni de öldürsünler diye . Dert etme bunları . Ayrıca hayatın tehlikede . O yüzden tadını çıkar . Ya sen benden önce ölürsen ? . ’ Deyip arkasını dönüp , gülümseyerek odadan ayrıldı .
‘ Pislik . ’ Diye mırıldandı arkasından .
John kendinden habersiz bir şekilde kapıyı , kapattı ve yaslandı .
‘ Ben ne yapıyorum böyle ? ‘ diye mırıldandı . Kalbine söz geçiremiyordu . Zoey’i görünce bir anda geçmişi unutuyordu ve kendini ona kaptırıyordu . Onun yüzünden ölmüştü , o tehlikeli biri , diye düşünceleri ve kalbi savaşıyordu . İçindeki iç savaşla , daha ne olacak bilmiyordu . Kalbi mi kazanacak ? Yoksa mantığı mı ? Hiç bilmiyordu .
Sara’nın gelmesi ile yaslandığı kapıdan uzaklaştı ve içi rahat bir şekilde taht odasına yürüdü .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Günler bir birini kovalarken Vivi iyileşmişti ama izleri kalmıştı sırtında . Sara ve Maya bir dakika bile yalnız bırakmıyordu onu . Jean da eski sağlığına geri kavuşmuştu . Daha yataktan kalkmamıştı ama . Jean’ı görmek için Vivi odasına girmişti . Kalkmak isterken izin vermedi .
İkisi odada yalnız kalınca ‘ İyileşmene sevindim . ’ Dedi Vivi yanına oturarak .
‘ Kraliçem sizi koruyamadım üzgünüm . ’ Dedi Jean başını eğerek .
‘ Hayır korudun . O oku bana saplasalar yaşayamazdım büyük bir ihtimalle . Ayrıca etrafımdaki bazı kişilerin gerçek yüzlerini göremezdim . ‘ dedi . Sona doğru Jean’ ın duya bileceği şekilde , sessiz konuşuyordu .
‘ Kim o kişi Kraliçem ? ’ diye sordu Jean merakla .
‘ Julia . ’ Dedi bedeni sinirle dolarken . O kaltak , onun iyi niyetini , suiistimal etmişti . Ana Kraliçe bile onun yüzünden ölmüştü . Julia , Kralın yüzüne hala nasıl gülerek baka biliyordu ? Bunu merak ediyordu . Vivi de kalpsiz biriydi ama iki yüzlülük yapmıyordu .
‘ Peki ne yapacaksınız ona ? ’ diye sordu . Vivi gülümseyerek ‘ Daha düşünüyorum ama öyle kolay ölmeyecek . ’ Dedi ve aklındaki düşünceleri Jean’a sıralamaya başladı . O kadar plan yapmıştı ki , birini seçmeliydiler . En acı verici planı . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .