. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
‘ Kraliçem lütfen . ‘ diye yalvaran Maya'ya bakıyordum . Utanmaz kız . Jean'a göz koymuştu . Jean'a , Darla'nın kim olduğunu sormamı istiyordu .
‘ Sen çok utanmazsın . Bildikten sonra ne yapacaksın ? ’ diye sordum merakla . Heyecanla konuşmaya başlamıştı . Yanakları kızarırken ‘ Ona , onu sevdiğimi söyleyeceğim . ’ Dedi .
‘ Ya sonra ne olacak ? ’ diye sordum yine . Duyduklarıma inanamıyordum . İnsanların sevmesi bu kadar kolay mı ? Sevince hemen söylüyorlar mı ?
Bir anda durdu ve düşünmeye başladı . ‘ Bilmiyorum . Beni kabul etmeli yoksa onu öldürürüm . ’ Maya beni şaşırtmaya devam ediyordu , her cevabında . Gözlerimi kırpıştırarak ona bakıyordum .
‘ O benim sadık hizmetkârım . Bunu yapamazsın . ’ Dedim . Gözü dönmüş bunun .
‘ Tamam o zaman öldürmem ama beni sevmesi için her şeyi yaparım . ’ Dedi gülerek . Şeytani bir gülümseme vardı yüzünde .
‘ Soracağım . ’ Dedim . Darla kim bende merak ediyordum . Mutluluğu gözlerinden okunuyordu . Sonra da neler olacağı merak konusuydu . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Jean'la bir kaç plan yaptıktan sonra konuyu oraya getirmeye başlıyordum . Umarım başarılı olurum bu konuda .
‘ Jean yaralıyken sürekli ‘ Darla ‘ diye sayıklıyordun . Kim o ?’ dedim merakla . Benim merakımın aksine o durgunlaşmıştı . Gözleri , soğuk bakışların takınırken , suratı kusursuz bir şekilde duygusuz gözüküyordu .
Saniyeler sonra düşüncelerden ayrılmış gibi anlatmaya başladı .
‘ Ben Netta ailesine çalışıyordum . Bir köle değildim eskiden . Orta zenginlikte bir ailem vardı . Netta ailesinin tüm işlerine ben bakıyordum . Evlerinde çalışan bir köle vardı . Darla , ona aşık olmuştum . O da beni seviyordu ama bir köleydi . Onu ne kadar istesem de azat etmediler . Sonra Netta ailesinden Joseph , Darla'yı taciz etmeye başladı . Tabi onların kölesiydi karışamazdım ama kendimi durduramadım . Yakaladığımda Joseph'in yüzüne yumruğu geçirdim . Bu attığım yumruk ikimizin de hayatına mal oldu . Onu öldürdüler , ailemi öldürdüler . Beni de ölünceye kadar dövdüler . Bir yolun kenarına atmışlardı , öldüğümü sanıp . Bir köle tüccarı kurtardı beni ve köle olarak sattı . Sonra da sizinle karşılaştım Kraliçem . ’
Yüzü her zamanki gibi duygusuzdu . ‘ Üzülme . İntikamını alırız . ’ Dedim hafif gülümseyerek .
Yüzüne her zamankinden daha soğuk bir gülümseme yerleştirmişti . ‘ Ama önce Kras ailesinin işini bitirelim . Sonra tek tek hepsini yaptıklarına pişman ederiz . Ama kraslardan geriye kimse kalmayacak . ’ dedim . Yaptıkları aklıma geliyordu . Onları asla affetmeyeceğim . Az daha ölüyordum . Bir Kraliçeye böyle davranmalı cesaret ister gerçekten . Onlara bunu ödetmeden bana rahat yok . . .
‘ Siz nasılsınız Kraliçem . Sırtınız kötü olmalı . ’ Dedi Jean mahcup bir şekilde . Düşüncelerimden ayrılıp ona baktım . Elimi kaldırdım ve istemsizce omuzuma götürdüm .
‘ Evet doktorlar izi kalacak dedi . Sanırım bu kötü bir şey . Sara bana merhemler hazırlıyor . Sırtımı görmediğimden umursamıyorum aslında . ’ Dedim . Yalan değildi . Hayatım o kadar zor geçmişti ki , en kolayı bu durum sanırım .
‘ Bu arada Maya sana bir süre daha bakacak . Hep başında durdu gözlerini açana kadar . ’ Dedim . Maya’yı övmem gerekirdi .
‘ Gerek yok aslında iyi hissediyorum . Yanınız da kalıp sizi koruması daha iyi . ’
‘ Hayır sana verdim onu . ’ Dedim ve gülümsedim . Anlamıyor olacak ki boş gözlerle bakıyor .
‘ Bu arada , Dino beni kurtardı . Teşekkür ederim sana . Beni uzaktan izlemesi için onu tutmasaydın ben ölürdüm şimdi . ’ Dedim dehşetle .
‘ Her daim sizi uzaktan izleyecek . Merak etmeyin Kraliçem . Onun dışında 4 erkek daha var . İkisi ailelere sızmış durumda . Diğer ikisi bu sarayda . ’
‘Güzel . Yine de Dino’ya teşekkür için bir kese altın ver . Sen dinlen şimdi . Ben dışarda olacağım . ’ Deyip dışarı çıktım . Kapıyı açınca yere oturmuş , kulağını kapıya yaslamış Maya'yı gördüm . Utanmaz kız . Bir de sırıtarak bakıyor .
‘ Takip et beni . ’ Deyip onunla , odadan uzaklaştım .
‘ Şanslısın Darla ölmüş biri . Rakibin yok şuan için . ’ Dedim . Mutlulukla yerinde zıplıyordu . Şimdi kim bilir ne planlar yapıyordu .
‘ Teşekkür ederim Kraliçem . Siz kraliçelerin en yüce gönüllüsününüz . . . ’ derken , lafını merakla kestim .
‘ Söylesene sevdiğini nasıl anladın . ’ Diye sordum merakla .
‘ İlk görüşte o benim olmalı dedim . Gözlerinin rengine hayran kaldım . Midemde kelebekler uçmaya başladı . Resmen yer ayaklarımın altından çekiliyordu . ‘
‘ Dur bir dakika . Miden de kelebek mi var ? Nasıl yaşıyorlar içinde ? ’ diye hayretler içinde sordum . Ayrıca , John’la ilk kez hapishanede karşılaştık ve bu ne pis biri dedim içimden . Kir içindeydi . . .
‘ Ha ?. ’ Deyip şaşırdı ve gülmeye başladı . ‘ Kraliçem o lafın gelişi . Yani içinde bir kıpırdama oluyor mutluluktan sanki . Hiç mi aşk kitabı okumadınız ? ’ diye sordu gülümseyerek .
‘ Denizin altında kitap mı var sanıyorsun ? ’ dedim .
‘ Unutmuşum Kraliçem . ’ Dedi hafif kıkırdayarak .
‘ Peki sonra neler hissettin ? ’ dedim yine merakla . Ben bunları soruyorum çünkü bilmem gerek . Olur da birini seversem , sevdiğimi anlayayım . Anlamazsam ne olur ki gerçi ?
‘ Sonra kalbim çarpıyordu hızla . Onu her gördüğümde nerdeyse . Benimle konuştuğunda kalbim duruyordu ve ne dediğini bile anlamıyordum . Bu gibi şeyler aşka işaret ediyor . ’ dedi , bilmiş bir tavırla .
Kafamı ellerimin arasına alıp düşünmeye başladım . ‘ Peki yüzünde kızarıyor mu ? ’ dedim .
‘ Evet hem de nasıl . ’ Dedi . ‘ Olamaz . ’ diye mırıldandım .
‘ Ne oldu Kraliçem . Ağrınız mı başladı . ’ Dedi endişeyle .
‘ Hayır . . . Hayır . Sen git Jean’ın yanına . ’ Dedim ve yürümeye başladım ama Maya beni hala takip ediyordu . ‘ Neden peşimden geliyorsun ? ’ dedim şaşırarak .
‘ Sara ’ ya , ulaşmadan sizi yalnız bırakamam Kraliçem . ’ dedi , bana yetişirken .
‘ Tamam gel . ’ dedim . Doğru söylüyordu . Sarayda bile beni öldürmek isteyen kişiler vardı ve hala yakalanmamıştılar . O yüzden yalnız kalmamalıyım . Savunmasız kaldığım an beni öldürürler , bu kesin bir şey .
Yalnız kalıp düşünmem gerek ama benim . Bahçeye çıkıp hava almak istiyordum . Nöbet değişiyor gibiydiler Sara ve Maya .
‘ Kraliçem ağrınız var mı ? ’ dedi Sara . Başımı hayır anlamında salladım .
‘ John nerede ? ’ diye sordum merakla .
‘ Az önce büyük salona gittiklerini gördüm . Sanırım bir şey olmuş ve tüm aileler toplanmış . ’ dedi endişeyle .
Bu beni daha da meraklandırmıştı . ‘ Gidip dinleyelim o zaman . Var mı öyle bir yer ? ’ dedim . Çünkü salona girmek istemiyordum . Maya gibi kapı dinleye bilsem harika olurdu .
Sara gülümsedi ve ‘ Aslında oraya yakın bir gizli geçit var . Duvarın içinde küçük bir oda gibi . Sırf orayı dinlemek için yaptırmışlar diye düşünüyorum . ’ Dedi .
Koluna girdim ve sürükleyerek ‘ hadi gidelim vakit kaybetmeyelim . ‘ dedim heyecanla . Bayılırım gizli saklı işlere . Kimse olmayan koridorda meşaleyi aşağı kaydırarak bir kapı açtı ve karanlık koridora girince kapattı . Biraz daha yürüdükten sonra sesler geliyordu .
‘ Viviana Krallığın Kraliçesi . Kimse onu almaya cüret edemez . ’ Diye bağırıyordu John . Sara ile bir birimize baka kalmıştık . Beni kim almak istiyor ki ?
Part 2 . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
‘ Hiç kimse onu benden alamaz . Bir Kral olsa bile . ’ diye , sinirle bağırıyordu John . Yüzünü görmüyorduk ama sesine yansımıştı bu siniri .
‘ Ama Kralım , o Kral Jaha'nın kadınlarından biri . Öyle birini nasıl Kraliçemiz yaptınız ? ’ dedi bir erkek sesi . Kim olduğunu bilmiyorum . Ben mi Kral Jaha’nın kadınlarından biriyim ? Öyle birini tanımıyorum bile . Bu insanlar ne saçmalıyordu böyle ? Bana iftira mı atıyorlardı ? . Tahttan indirmek için , yapmadıkları şey kalmadı .
‘ Ne söylediğinin farkında mısın Eric ? Viviana Garcia benim krallığımdan biri . Nasıl o krallığa gitsin ? Bu resimdeki kız Viviana dan daha çirkin . Hangi cüretle bunu benim Kraliçem ile aynı tutarsın ! ’ diye bağırıyordu . Kim bu Eric ? Onu kendi ellerimle öldüreceğim .
‘ Üzgünüm Kralım ama Kral Jaha açık bir şekilde bu resimdeki kızı istiyor . Bunun için Krallığı savaşa sürükleyeceğini diyor . ’ dedi . Sona doğru sesi kısılmış gibiydi .
‘ Gelsin alsın o zaman Eric . Savaş istiyorsa , istediğini alacak ! Toplantı bitmiştir ! ’ dedi . Salonda sesler yükselmişti ve bir birine karışmıştı . Ne dediklerini artık anlamıyordum .
‘ O kim Sara ? ’ diye sordum merakla .
‘ Hiçbir fikrim yok kraliçem . ’ Dedi endişeyle .
Bir kral beni istiyordu demek ama kimdi o . John'a sormalıyım . Ama hayır onu gizlice dinlediğimi dememeliyim . Bir şekilde öğrenmem gerekecek . En iyisi onun bana söylemesini beklemek . Benim için gerçekten savaşacak mıydı ?
Bir kaç dakika daha , Sara ile o gizli odada kaldık . Adım sesleri kesilince hızlı bir şekilde çıktık odadan . Büyük salona sessizce yürüdüm . John gözlerini kapatıp tahta oturuyordu . Sinirli olduğu çok belliydi . Elini yumruk yapmış çok sıkıyordu .
Sara kapıda beklerken ben ona taraf yürümeye başladım .
‘ Neyin var ? ’ diye sormamla gözlerini hızlı bir şekilde açtı .
‘ Burada ne işin var ? ’ diye sordu gözlerini kısarak . Ne işim vardı . Ne bahane edecektim . Daha ben bunun cevabını ararken , ‘ Beni mi özledin yoksa ? ’ deyip hafif gülümsedi .
‘ Ne ? Hayır . ’ Dedim ve gözlerimi kaçırdım ondan . O zaman ben buradan ayrılayım . Ne diyeceğimi unuttum . Neden buraya geldim ki zaten .
Ayağa kalkıp bana yaklaştı ve dikkatle bakmaya başladı . ‘ Ağrın var mı ? ’ diye sordu . Başımı hayır anlamında salladım .
Kralın arkasındaki aynadan Julia'nın yansıması gözüktü . Sara onu içeri girmesin diye durdurmuştu o da merakla bize bakıyordu .
‘ Seni çok özledim . ’ Dedim yüksek sesle ve aniden John'a sarıldım . Şaşırarak olduğu yerde durdu . ‘ Sarıl bana . ’ Diye fısıldayınca , kahkaha atarak sarıldı .
‘ Julia kapıda bizi izliyor , gerçek sanma . ’ Dememle gülümsemesi durmuştu . Sarılması daha bir sıkılaşmıştı .
‘ Neden öpüşmüyoruz o daha gerçekçi olur . ’ Dedi kulağıma .
Kalbim duracak sandım . ‘ Olmaz . ’ Dedim . ‘ Kral benim senden izin istemiyorum . ’ Deyip benden uzaklaştı çok az ve elleriyle yanaklarıma dokundu .
‘ Hayır . . hayır yapma bun . . . ’ daha konuşmama fırsat vermeden dudaklarını , dudaklarıma bastırmıştı .
Sanırım bu sefer kalpten gideceğim . Bir kaç saniye sonra uzaklaştığında gözlerimi açmış ona bakıyordum . Kapının kapanma sesiyle hızla ondan uzaklaştım . ‘ Sen delirdin mi ? ’ diye fısıltılı bir şekilde konuşuyordum .
‘ Evet . ’ deyip gülümseyip , tahtına doğru yürüdü . Arkasını yaslayarak kendinden emin bir şekilde oturdu .
Onu parçalamak istiyorum sanırım . ‘ Bak aramızda bir bağ yaratıyorsun . Bu iyi değil . ’ Dedim .
‘ Nesi iyi değil ? ’ diye sordu . Bilmiyorum ki ? Nesi iyi değildi ? Şuan her şeyi unutmuş durumdaydım .
Cevap gelmeyince yine konuşmaya başladı . ‘ Biz karı kocayız . İstediğim zaman seni öpmeye hakkım var . ’ Demesiyle ona öldürücü bakışlarımı attım . Başta böyle anlaşmamıştık John . . .
‘ Bir daha denersen seni altından Kral yaparım . ’ Diye tehdit ettim .
‘ Bizim aramızda bir bağ var . Kocana bunu yapmamalısın . Ben ölürsem sonsuza kadar beni özlersin . ’ Dedi ellerini kalbinin üstünde birleştirip .
Ona bir şeyler demem lazım . Çok kızdım şuan . ‘ Sana yüzebilen erkeklerden hoşlandığımı söylemiştim . ’ Dedim bende aynı şekilde .
‘ Yani ? ’ dedi bir kaşını kaldırarak . ‘ Yani sen olmazsın . Kalbimdeki erkek sen olamazsın . ’ dedim . Ben ne saçmalıyordum böyle ?
‘ Ben de yüze biliyorum . ‘ demesiyle yüzümdeki gülümseme kaybolmuştu . Yüzmek öyle kolay bir şey mi ya . O yapa biliyor .
‘ Öyle mi ? Tamam . Gidiyorum ben . ’ Deyip arkamı döndüm .
‘ Bende senden hoşlanıyorum Kraliçem . Bana iyi bakmalısın kocanı mutlu etmelisin . ’ Deyip arkamdan gülüyordu .
Kapıyı açıp dışarı çıktım . Julia hala kapının yanında bekliyordu .
‘ Kraliçem ’ deyip baş eğdi ve salona girip , bana dik dik bakarak kapıyı kapattı . Artan sinirle , ardından bakmaya başladım . Bu ne cüret ?! . Onu her gördüğüm de öldürmek istiyordum . Artık onu görmeye tahammül bile edemiyordum .
Acaba ne konuşacaklar içerde . Kapıya birazcık yakınlaşınca Sara beni durdurdu . ‘ Kraliçem merak ediyorsanız gizli odaya gidelim ’ dedi . Doğru diyordu . Buradan bir çok kişi , gelip geçiyordu .
Mantıklı . Şuan içim içimi yiyordu . Koşar adımlarla gizli odaya , geri gelmiştik .
‘ Aranızda bir şey yok sanıyordum . ’ Diyordu Julia . Sana ne ki bundan . . .
‘ Öyle başlarda ama onu sevdiğimi söylemiştim . Her geçen gün bir birimize yakınlaşıyoruz . ‘ dedi John .
Benden mi bahsediyor . ?
‘ Kralımız sizi seviyor . ’ Diye gülümseyen Sara'ya baktım . Elimle kendimi göstererek ‘ Benden mi bahsediyor ? ’ diye sordum , fısıltıyla .
‘ Tabi ki kraliçem . ‘ deyip yeniden dinlemeye koyulduk .
‘ Senin için mutlu oldum . Peki o da duygularına karşılık veriyor mu ? Sürekli Jean'ın yanında olduğunu duydum . ’ dedi Julia . Jean’ın yanında olmak mı ? Jean’ı sevdiğimi mi ima ediyordu ?
Kaşlarımı çatmış dinliyordum . O ne dediğinin farkında mı acaba ?
Kısa bir sessizlik oluşmuştu . Sara gözlerini büyüterek eliyle ağzını kapattı . ‘Ne demek istedi ? ’ diye sordum , bu tepkisine merakla . Sanırım ikimizde aynı şeyi düşünmüştük .
‘ Kraliçem Julia kötü biri . Krala sizin Jean'ı sevdiğinizi söylüyor . ‘ dedi , endişeyle . Doğru anlamıştım demek ki . . .
Onu öldüreceğim . Parçalara ayırtacağım .
‘ O da duygularıma karşılık veriyor . Ben onun kocasıyım . ’ Diye buz gibi sesle konuşmuştu John . Ah inanamıyorum .
Julia oradan ayrılınca bizde beklemeye başladık . Büyük bir gurultu kopmuştu salonda . ‘ Kralımız sizi kıskanıyor . Ortalığı dağıtıyor Kraliçem . Jean'ı sevmediğinizi ona söylemelisiniz . ‘ dedi Sara .
‘ Şuan yanına gidersem beni de o eşyalar gibi yerden yere vurur . Ayrıca neden ona gerçeği söyleyeyim . Ona sinirliyim . O da sinirlensin ne olacak . ’ dedim . Duyduklarıma inanamamıştım . Demek Julia , John’a benim hakkımda öyle diyordu . Bana da gelip John’nun başka bir kızı sevdiğini söylemişti . Şimdi kafamdakiler tek tek yerine oturuyordu . İki yüzlü kaltak . . .
‘ Kraliçem o bir Kral . Ya Jean'a zarar verirse . Maya kocasız kalırım diye intihar eder . ’ Dedi gülerek . Doğru Jean bana daha lazım . Ölmemesi gerek .
Ona o zaman başka bir şekilde anlatırım . Bir kaç saniye sonra oradan ayrılmıştık . Aklımda planlar yapmaya başlamıştım bile .
Bahçede dolaşırken aklıma Kralın dedikleri gelmişti . Beni seviyor muydu ? Ve kıskanıyor muydu ? İlk kez sevilmenin verdiği mutlulukla kızarıyordum . Garip bir şekilde mutlu olmuştum .
İçimden bir ses kendine gel Vivi bu sen değilsin dese de defalarca , yine de mutluydum . ‘ Sara Julia'nı benimle pasta yemeye davet et . Ona gününü göstereyim bir . ’ dedim . Planlarımı artık uygulamalıydım . Yeterince sabretmiştim bu duruma . Artık dayanamıyordum . Beni salak yerine koyduğu yeter . . .
‘ Kraliçem O çok tehlikeli biri neden onunla pasta yiyorsunuz ?. ’ Dedi Sara merakla . ‘ Ona asıl Tehlikenin Ben olduğunu göstermek için . ’ Dedim , Sara gülümseyerek , yanımdan ayrıldı .
Evet Julia , hiç hesaba katmadığın bazı konular var . Senin yüzünden John'nun annesi öldü . Hepsini geç , izi kalan yaralara sahip oldum . Bir de Jean'ı sevdiğini sanmıştım . İyi ki öyle bir şey yok . Yoksa Jean’dan ayırırdım .
Sarayın balkonunda oturup onu beklerken aklıma bir sürü plan geliyordu . Sanırım son darbeyi Maya’ya bırakacaktım . Yüzümde resmen şeytani bir gülümseme belirmişti .
Ayak sesleri gelirken ciddi bir surat aldım . Simdi yalandan bir gülümseme yerleştirecektim , yüzüme . Ya da hayır şeytani daha iyi .
‘ Davetimi kabul ettiğin için teşekkür ederim . ’ Dedim gayet kibar bir şekilde . ‘pek pasta yemesem de sizi kıramazdım Kraliçem . ’ Dedi yılan gibi gülerek .
‘ Yaralarınızın kalıcı olduğunu duydum . ’ Dedi yalandan üzülür gibi yapıp .
‘ Evet ama önemsiz . John beni her halimle seviyor . ’ Dediğimde , şaşırarak bir kaşını kaldırdı . Sonra kaşlarını çattı ve zoraki bir gülümseme yerleştirdi yüzüne . Kucağındaki elini sıkıyordu sinirle . Çok çabuk sinirleniyor .
‘ Oyun bitti . ’ Dediğimde yine şaşırarak bana baktı . ‘ Ne demek istiyorsunuz . ? ’ Dedi . Sızlayan sırtımın acısını unutarak , dik bir şekilde oturdum . ‘ Artık bir birimizi gerçekten seviyoruz . Kadere bak , bazı kişilerin yardımı olmasa , bunlar da olmazdı . ’ dedim , hafif tebessüm ederek .
‘ Öyle mi nasıl bir yardım ? ’ Dedi merakla pastadan küçük bir lokma ağzına atarken .
‘ Mesela Sen . ’ Dedim hafif gülümserken . Şaşırarak bakıyordu hala . Ağzındaki lokmayı çiğnemeyi durdurmuştu . Açıklama yapmamı bekliyordu . Aynı zamanda korkuyordu da .
‘ Sen benim Jean'ı sevdiğimi John'a söylemesen , o da bana açılmazdı . ’ dedim .
Nefes almasını durdurmuş gibiydi . Elindeki kaşığı bıraktı ve elleriyle eteklerini sıkmaya başladı .
Ağzındaki lokmayı yutup ‘ Bir yanlış anlaşılma olmalı . ’ Dedi güçsüz çıkan sesiyle . İnkâr ediyordu yılan . Başımı hayır anlamında salladım . ‘ Kralı yalancılıkla mı suçluyorsun ? ’ dedim ve pastadan bir lokma ağzıma görürdüm . Lokmamı çiğnerken o renkten renge giriyordu . Ondan cevap gelmeyince , Sessizliği yine ben bozdum .
‘ Ne yapmaya çalıştığını biliyorum . Kraliçe olmak istiyorsun . Bu her kızın hayali , seni anlıyorum . Ama bunu bilmesin ki ben yaşadığım sürece John hep benim olacak . Bu krallıkta ! Bu tahtta ! Benim devrim de , tüm kızların Kraliçe olma hayalleri içlerinde kalacak . Tek! Gerçek Kraliçe benim! . ‘
Gözlerinin içine bakarak dediğim bu cümlelerden sonra ayağa kalktım ve ‘ Bunu unutmamalısın ve yarın yola çıkmalısın . Nişanlın seni özlüyordur . ’ Dedim ve arkamı dönerek yürümeye başladım . İçimde tarifsiz bir mutluluk vardı ve bu yüzüme gülümseme olarak yansıyordu . . .
Tabi ki yaşamasına izin vermeyecektim . O bana onca acı yaşattı , neredeyse ölümüme sebep oluyordu . Bunu canıyla ödeyecek . Başka türlü rahat edemem . Bu zamana kadar hiç bir düşmanımı , cezasız bırakmadım . Bundan sonra da bırakmıycam .
Oradan ayrılınca ilk işim odama Maya'yı çağırmak olmuştu . ‘ Kraliçem . ’ Diye baş eğdi . Balkonda rüzgarı tenimde hissederken , zaferimin verdiği mutlulukla gülüyordum hala .
‘ Jean’la nasıl gidiyor ? ’ dedim . Moralsiz bir şekilde başını salladı . ‘ Kalbinde hala Darla’nın olduğunu söyledi ama zorlayacam . O kalp benim olacak eninde sonunda . ‘ Kendinden çok emin konuşuyordu . Nasıl başarıyordu bunu hala anlamış değilim .
‘ Nasıl yapacaksın bunu Maya merak ediyorum . ’ Düşünür gibi yaptıktan sonra ‘ Kraliçem bir çok yolu var bunun . Sürekli gözünün önünde olmam gerek . Uzun bir süre sonra ortadan kaybolunca beni özlesin diye . Ona her sabah mektup yazacağım ki bir gün görmezse merak etsin beni , neden yazmadığımı . Zorla öpeceğim . Fırsatını bulduğum anda üstüne atlayacağım . ’
‘ Dur dur . John'a sen mi veriyorsun bu akılları ? ’ Diye sorunca sinsice gözlerini kısıp baktı . ‘ Üstünüze mi atlıyor ? ’ Dedi kahkaha atarak .
‘ Hayır tabi ki üstüme atlasa ölürüm ben . Yaralıyım haberin var dimi hala acıyor sırtım . ’ dedim hafif tebessüm ederek . Gerçekten Maya’dan ders almış gibiydi John .
Gülümsemesi bitince ‘ Tabi ki Kraliçem . Kralımız da benim gibi romantik biri . ’ Dedi yanaklarını tutarak . Utanmaz kız .
‘ Söylesene bunları nereden öğrendin ? ’ Dedim merakla . ‘ Kitaplardan . ’ Deyip göz kırptı . İçim ürpermişti . Maya tehlikeli biri . Bu insan kitapları okumalıyım sanırım .
‘ Evet asıl konumuza gelelim . Jean'a göz koyan birine ne yaparsın ? ’ diye sordum .
Tereddütsüz bir şekilde ‘ Öldürürüm ! ’ dedi . Bu sevgi değil katliam resmen . ‘ O zaman sana kötü haberim var . Jean'ı seven biri var . ’ Dedim üzgünmüş gibi yapıp . Gözleri soğuk bir bakış alırken , öfkeli bir şekilde ‘ Kim o kaltak . ’ Dedi .
Karşında Kraliçesi var ama kendisini kaybediyor . Şanslısın ki izin vereceğim kendini kaybetmeye Maya .
‘ Julia . Sara ne demişti hatırlıyor musun ? . O güzel kız istediğini alır demişti . Bence fırsat vermemelisin buna . ’ dedim . Ciddi olmaya çalışıyordum ama her an güle bilirdim .
‘ Ne yapmalıyım ? ’ Diye ellerine saçlarına daldırıp , kafasını karıştırdı .
‘ En iyi yaptığın şeyi !. ’ Dedim . Düşüncelerinden ayrılıp şeytani gülümsemesini takınırken ‘ Kraliçemden izin aldığıma göre sorun yok . ’ Dedi ve hızlı adımlarla odamdan ayrıldı .
Ne yapacağını gerçekten merak ediyordum ama hemen çıkar kokusu . Maya'nın gözlerinde derin bir öfke ve kıskançlık vardı . Gözü dönmüş gibiydi . Acaba bende onun gibi mi olacağım çok sevince . . Bu korkunç bir his . .
. .
Kafamı sağa sola sallayıp bu düşüncelerden kurtulmaya çalıştım . Denizi düşün Zoey . Gerçekte kim olduğunu biliyorsun . Nereye ait olduğunu da biliyorsun . İnsanların hayatı ve deniz kızlarının hayatı çok farklı .
Kapı açılınca düşüncelerim kaybolmuştu bir anda . John gelmişti . Nefesimi tutup ona bakıyordum . Neler düşünüyordum ben böyle . Kalbimle aklım büyük bir savaş içindeydi . Organlarım onun yüzünden savaşıp beni mahvediyorlardı .
Arkamı dönüp dışarıyı izlemeye başladım . Yanıma gelip o da aynı şekilde uzakları izliyordu . Tüm krallık gözüküyor gibiydi buradan . Hatta onun ötesindeki dağlar bile .
‘ Konuşmamız gereken bir konu var . ’ Dedi . Ben gözlerimi ona çevirirken , o uzaklara dalmaya devam ediyordu . Gözleri koyulaşmış ve yüzü duygusuzdu .
‘ Seni dinliyorum . ' Dedim ve bende onun baktığı gibi uzaklara baktım .
‘ Jean iyileştikten sonra gitmeli . ’ Dedi sert bir tonda . Sanki emrediyordu . Ama hayır gidemezdi . Böyle bir şeye izin vermeyeceğim .
‘ Neden ? ’ diye sordum . Bana dönüp , ‘ Çünkü ağır yara aldı . Seni ben daha iyi korurum , o değil . ’ Bunu kıskançlığından mi yapıyordu ? Aklıma gelen planla gülümsedim . Ona söylemenin yolunu bulmuştum .
‘ Maya bu duruma üzülecek . ’ Dedim ve derin bir nefes aldım . Sert gözüken yüzü bir anda şaşkınlığa uğrarken ‘ Maya ne alaka ? ’ diye sordu .
‘ Maya , Jean'ı seviyor . Onu elde etme planları vardı . Jean giderse o da gider . ’ Dedim gülmemek için kendimi zor tutuyordum . Umarım işe yarar .
Gözlerinin ışığı geri gelirken yüzünde bir gülümseme belirdi . ‘ Kala bilir . Güçlü biri Jean . Toparlanmasını bekleyeceğim . ’ Dedi ve gülmeye devam etti.
Kapı sert bir şekilde çalarken , sanki kalbim durmuştu . Bunu beklemiyordum ve çok korkmuştum .
John öne geçerek ‘ Gel ' diye bağırdı . Bir muhafız gelmişti . ‘ Kralım bu saatte rahatsız ettiğim için üzgünüm . Leydi Julia odasının balkonundan düştü ve hayatını kaybetti . ’
John hızlı adımlarla odayı terk ederken , Maya içeri gelmişti .
‘ Olanları duydunuz mu Kraliçem . ’ Dedi sahteden üzgünmüş gibi yapıyordu .
‘ Evet balkondan düşmüş ne yazık . ’ Dedim sırıtarak .
‘ O kadar hafifti ki rüzgar uçurmuş onu . ’ Dedi kahkaha atarak . Biliyoruz o rüzgarı . . .
Böylelikle Julia belasından kurtulmuş olduk . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .