Üç Senin, Üç Benim

1381 Kelimeler

Pars arabanın kapısını kendine kalkan olarak kullanırken aynı zamanda gözlerini kısmış etrafı tarıyordu. Ben hâlâ eğildiğim yerde kalmıştım. "Altı kişiler," dedi bana kısa bir bakış attığında. Muhtemelen iyi olup olmadığımı kontrol ediyordu. Hiç düşünmeden, "bana bir silah ver!" diye bağırdım. Burada saklanıp Pars'ın tek başına mücadele edişini izlemeyecektim. "Büge, bu bıçağa benzemez. Senin eline silah vermek..." dedi. Cümlesini bitirmemişti ama sesindeki tereddüt yeterince açıktı. O dağda yaptıklarımdan sonra bu şekilde düşünmesini canımı biraz sıkmıştı. Şeytan diyor ki otur burda Pars ne bok yerse yesin. Ama tabiki de şeytanın vesvesesi. Büge Demirağ, hiçbir zaman yerine çekilip beklemezdi. Ben silah kullanmayı on üç yaşımda öğrenmiştim. Ama Büge kim ki senin gözünde? Saklandığım

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE