Yaralı Var

1543 Kelimeler

Bir hafta. Tam yedi gün geçti. Her sabah aynı alarm sesiyle uyanıp, aynı yokuşu inerek sağlık ocağına gittim. Aynı çayı içtim, aynı kalemle reçete yazdım, aynı pencereden aynı dağlara baktım. Ama o hâlâ gelmedi. Pars Timur, görüştüğümüz o son sabahla birlikte ortadan kaybolmuştu. Günlük görevine devam ettiğini biliyordum ama nereye gitti, ne yaptı, geri ne zaman gelecek kimse bir şey demedi. Sorsam da cevabını alabileceğim biri yoktu zaten. Her sabah karşı dairenin kapısına istemsizce bir göz attım. Kapı kilitliydi. Işıklar kapalıydı. Ayakkabısı yoktu. Ve yokluğu tuhaf bir şekilde beni huzursuz ediyordu. Kendime itiraf etmesem de, alışkanlıklarımın arasına o da karışmıştı. Yüzü, sesi, bakışları, sessizliğindeki anlam. Ama hayat durmadı. Gülseren hemşireyle birlikte köyün bebekl

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE