Genelde bahtsız olduğum söylenirdi. Çevremdekiler, eski iş arkadaşlarım, çocukluk dostlarım, babam, herhangi bir komşum... Bahtsız olduğumu çok sefer işitmiştim. Sebebi onlarca barizdi. Bence bu saydıkları bahtsızlık sebebi olamazdı. Pek çoğuna göre; erken yaşta evlenmiş olmam, dört bir yandan iş teklifleri alıp şirketimde en güzel konuma gelmeme rağmen çocuk sahibi olup evde durmayı seçmem, sosyal hayatımı kısıtlamış olmam... Bütün bunlar, etrafımdaki insanlara göre bahtsızlığımdandı. Bense bunu daha farklı yorumluyordum. Hayat çok köklü bir ağaç misali; insanların yolları çeşit çeşit uçlara uzanırdı. Kimi akademik hayatı tercih eder, kimisi iş yerinde yükselmek ister; kimisi dünyayı gezmeye can atardı mesela... Kimisi için de en huzurlu yer, dört duvar arasıydı. Kimisi bu dört duva

