"Maalesef." Diye mırıldandıktan sonra. "Afiyet olsun." Diyerek masaya içecekleri bırakıp yanından ayrılıyordum ki "Mehir." Diye seslendi. "Ne?" "Ne mi? Sen müşterilerle böyle mi konuşuyorsun?" "Çalışanlara ismiyle mi hitap ediyorsun?" "Pardon garson hanım." Diyip sırıtmasıyla tekrar göz devirdim ve işime geri döndüm. Pars'ın gözleri benden ayrılmasa da işime odaklanmaya çalıştım. "Hey, Mehir." Hazen seslendiğinde ona döndüm. "Efendim?" "Benim yarım saatlik işim var idare etsen olur mu nolur?" Dediğinde başımı salladım. "Halledebilirsin değil mi?" "Hallederim ya git sen." Dedim gülümsemeye çalışarak. "Saol valla." Diyerek kolumu sıktı hafifçe. "Yardımın için çok saol." "Rica ederim, hadi dikkatli ol." Kaç saat geçtiğinden emin değildim ama bir tabak kırmıştım, umarım bunu fark

