Nora uyurken sessizce yataktan çıkıp üstüme sabahlık aldım. Şarabımdan bir kadeh doldurup yatağa oturdum. Bugün Nora ile beraber tekrar onun şehrine gitmek istiyordum. Saçma ama okuduğum o kitap dikkatimi dağıtmıştı. Onu bir hastaneye götürsem iyi olurdu. "Günaydın..." Nora mırıldandığında başımı çevirdim. Yeni uyanmış hali melek gibiydi. Dağılmış saçlarını yüzünden çekip gülümsedi. "Yine içiyorsun..." Kadehi bir köşeye bırakıp yanına yaklaştım. "Günaydın." uzanıp dudaklarına bir öpücük bıraktım. "Ağrın var mı?" Başını sağa sola salladı. "Hayır yok. İyiyim." Saçlarını okşadım. "Bugün şehre gitmemiz gerekebilir." "Neden?" "Hastaneye gidelim. İyi olup olmadığını bilmek istiyorum." "Ağrım yok dedim ya." "Hayır, başka bir şey için." Doğruldu. "Bir şey mi oldu? Bir şey mi biliyorsun?"

