Tanışma

400 Kelimeler
2019 Antalya Vera Bir süredir yatakta hiç hareket etmeden yatıyordum. Yan tarafta da bir kıpırdanma hissetmeyince yavaşça başımı çevirip kontrol ettim. Evet, yaşlı bunak nihayet uykuya dalmıştı. İşi çok uzun süremese de bu bir saat bile fazlasıyla midemi çalkalandırmaya yetmişti. İçimden beni bu yaşlı bunağa çıkaran Doğu abiye söve söve yataktan kalktım. Yerdeki elbisemi bulup üzerime geçirdiğimde yatağın kenarındaki yırtık küloduma üzüntüyle baktım. Sevdiğim bir parçaydı. Yaşlı bunak sanki çok bir şey becerebiliyormuş gibi bir de çamaşırımı yırtmıştı. Bunak tekrar uyanmasın diye - onunla bir kez daha uğraşmayı asla istemiyordum ve uyanırsa muhtemelen kafasına yastık basıp boğmak durumunda kalacaktım - sessiz adımlarla kapıyı açıp kendimi dışarıya attım. Kapıyı arkamdan kapattığımda derin bir nefes verdim. Sonunda kurtulmuştum! Bunaklarla yatmaktan kesinlikle nefret ediyordum! Evlerinde oturup geberip gitmeyi bekleyeceklerine bir de kalkıp buraya geliyorlardı. Üstelik artık kalkma işlevi bile olmayan büzüşmüş şeyleriyle! Sinirle arkamı döndüğümde dikkatle bana bakan bir çift mavi göz gördüm. Adamı baştan aşağı alıcı gözüyle süzdüm. Acaba kimin müşterisiydi? Gerçi daha önce burada gördüğümü hatırlamıyordum. Belki de yolu düştüğü için uğramış bir iş adamıydı. Evet, müşterilerimiz genelde hep iş adamlarından olurdu. Öyle de prestijli bir kerhaneydik! Seçicilik desen o bile vardı yani! Adamın boyu 1.90 civarıydı. Cüssesi de oldukça iriydi. Beni bir gece altına alsa muhtemelen sabah üstümden tır geçmiş gibi uyanırdım. İri adamlarla da birlikte olmaktan pek hoşlanmıyordum. Yataktaki ezilme hissi hoşuma gitmiyordu. O yüzden müşterilerimi olabildiğince ortalama ölçülere sahip olanlardan seçiyordum. Yani daha doğrusu Doğu abi onlardan seçsin diye çeşitli ajitasyonlar yapıyordum. Bakışlarımı yukarıya çıkardığımda beni kemikli, yakışıklı yüzü karşıladı. Ve tabii bir de koyu mavi gözleri. Mavi göz hemen hemen herkeste denizi ya da gökyüzünü çağrıştırırdı ama bu adamınki hiç de öyle değildi. O an anlayamamıştım ama aylar sonra o gözlerin neyi çağrıştırdığını anlayacaktım. "Ne bakıyorsun, birine mi benzettin?" Adam beni süzmeyi bırakıp şaşkın bakışlarıyla yüzüme baktı. "Ben.." "Sen ne?" Muhtemelen Doğu abi şu an müşterilerden biriyle azarlar tonda konuştuğumu duysaydı - özellikle de bu adam ortalamanın üzerinde zenginlikte bir adamsa - beni sopayla döverdi. Neyse ki onun şu an bilmem kaçıncı uykusunda olduğundan emindim. "Burada mı çalışıyorsun?" "Sana ne?" Adam daha da şaşırdı. Niyeyse hayatında hiç kimse onunla böyle konuşmamış gibi bakıyordu. Neydi bu adam, sadrazamın sol ta...ğı mı? Aklıma gidip bir an önce üzerimdeki pislikten arınmam gerektiği gelince daha fazla burada oyalanmak istemedim. Arkamı dönüp üst kata doğru yönelirken mavi gözlü adam arkamdan seslendi. "İsmin ne?" Sesiyle durup omzumun üzerinden ona baktım. "Yeterince zengin misin?"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE