bc

Doksan Dokuz Gece [TAMAMLANDI]

book_age18+
882
TAKİP ET
9.0K
OKU
one-night stand
tragedy
city
addiction
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

"Erzen... Ben inanmadım zaten... Beni kim sevdi ki sen sevecektin..."

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1.Bölüm
Gözlerimi araladığımda bedenimdeki sızıyı hissettim. Her tarafım ağrıyordu. Sanki üzerimden tır geçmişti de ezmişti beni. Güneş odaya vuruyordu ışıklarını. Acıyan gözlerimi de yavaşça sonuna kadar açtığımda görüşüm netleşti. Çırılçıplaktım. Yatakta fazla ses yapmamaya gayret ederek yana baktım. Uyuyordu. Yüz üstü. Bir kolunu yastığının altına geçirmiş diğer kolu da üzerimdeydi. Yüzü bana dönüktü. Yavaşça karnımdaki kolunu kavrayıp iteklediğimde kıpırdadı. Nefesimi tuttum. Bu sefer yüzünü diğer tarafa dönmüştü. Bir kaç saniye sessizce beklediğimde uyanmadığından emin olmuştum. Kolunu sonunda üzerimden çektiğimde beyaz örtünün altından çıktım, yere saçılan kıyafetlerimi bir bir topladım. Gönül isterdi ki duş alayım. Ama asla bir otel odasında duş alacak kadar kafayı yememiştim. Burası VIP müşterilerin kaldığı odalardan biriydi. Hele bu odanın manzarası daha önce kaldığım odaların manzaralarına benzemiyordu. Üzerimi çarçabuk giyindikten sonra kenarda duran çantamı aldım, içini kontrol ettikten sonra ayakkabılarımı da giydim. Odanın içinde sessizce yürürken kapıya vardım. Geriye yatağa baktığımda yüzü bu sefer de kapıya dönüktü ve uyuyordu. Derin bir nefes alabilirdim. Ya da derin nefesi odayı terk ettiğimde alacaktım. Kapının kolunu indirdiğimde açılmadığını görünce kaşlarım çatıldı. Nasıl ya? Bir daha denedim. Yok açılmıyordu. Kapıyı kilitlemişti. Allah kahretsin! Gel de oda kartını bul. Kim bilir nereye saklamıştır züppe pezevenk. Gözlerim etrafı tararken beynim de düşünüyordum. Gözlerim komodinin üzerindeki karta kaydığında bu şaka olmalı dedim ama komodine yaklaştığımda şaka olmadığını gördüm. Ne yani kartı komodinin üzerine mi bırakmıştı? Bu çok saçmaydı. Bakışlarım yandaki adama kaydığında halen uyuyordu. Kartı elime alıp hızlıca kapıya döndüm ve denedim. Yine açılmadı. Şaka gibiydi. "Hemen soyun ve yatağa dön." Duyduğum sesle irkilirken hemen arkama döndüm. Uyanmıştı. Ama bir dakika... Yeni uyanmış bakışları yoktu gözlerinde. Kaşlarım çatıldı. Bu adam benimle oyun mu oynuyordu? "Ne?" "Duydun, tekrar etmeyi sevmem, dediğimi yap." "Pardon ama neden yapacakmışım?" Histerikçe güldü. O da çırılçıplak yataktan kalktığında halini umursamıyormuş gibi üzerime yürümeye başladı. Birden cesur kız kostümümü giydim ve role girdim. Utanmadan onu baştan aşağı süzerken içimdeki diğer saf melek utançtan ellerini yüzüne kapatıyordu. Bense o cesur kadın tarafımı ele almış karşımda boyu oldukça uzun adama bakıyordum. Birden kolumu kavrayıp kendine çektiğinde giydiğim incecik bluzun üstünde onun anında sertleşmiş ereksiyonunu hissedebiliyordum. "Yapacaksın çünkü... Bunun için sana para verdim." Bir dakika o para tek gecelik için değil miydi? "Eee? Yani? Gece beraber olduk ve bitti? Yani hizmeti aldın, ben de ücreti aldım. İş bitti." Alayla gülümsedi. "Sen öyle san." dedi ve ona anlamsızca bakmaya başladım. Yanımda utanmadan rahatça yürüyerek odanın diğer tarafındaki koltuğa oturdu. Çırılçıplak vaziyette! Eline de şarap kadehi almıştı, şarap dolduruyordu kendine! Bir dakika bana da dolduruyordu! Sabah da yedi! Deli mi bu adam! "Çok merak ediyorsan hesabına bak." Bu işler için ayrı açtığım hesabımı telefondan bakarken gözlerimin yuvadan uçtuğunu idrak edebilmiştim. 5.000.000 lira mı? Şaka mıydı bu? Ağzım o şeklini alırken başımı kaldırarak adama baktım. Keyifle beni izliyordu. Bir müddet suratına şaşkın şaşkın bakakaldım. "Ama bu... Gecesi 50.000 bindi. Böyle anlaşmıştık?!" "Ben de 100 katını teklif ettim. 100 geceni satın aldım. Bundan böyle 99 gece daha benimlesin." Yutkundum. Odayı derin bir sessizlik kaplarken ayakta dikilmiş ne yapacağımı düşünüyordum. Bunun bir kabus olduğunu falan. "Soyun." Kaşlarım çatıldı. "Ne?" "Hizmet etmiyor muydun? Soyunmanı istiyorum." "Ne dediğinin farkında mısın? Hem sabah saat yedi yedi. Bu saatte sevişmeyi düşünecek kadar aklını kaçırmış olmalısın!" "Doğru," Şarap kadehini sehpaya koydu. Bu saatte içki içecek kadar da aklını yitirmiş olmalı! "Seninle kafayı bozdum, aklımı yitirdim!" Yutkundum. "Ben tek gecelik çalışıyorum," dedim birdenbire ve kollarımı bağladım. "Her gece seninle sevişemem.". "Farklı tatlar seviyorsun demek..." Bu çok... çok... neyse. Cevap vermedim. Koltuktan kalktı. Yanıma geldi. Yüzümü kavrayarak yüzüne döndürdü. "Merak etme her gece sevişmeyeceğiz her ne kadar bunu istesem de... Senin de dinlenmeye hakkın var değil mi?" Sinsi dolu gülümsemesine baktığımda ne demek istediğini anlamıştım. Aptal değildim. İyi sevişiyordu. Öyle bir iyi sevişiyordu ki dünyada tüm kızlar onun bir bakışıyla orgazm olabilirdi. Yutkundum. Ben hariç diyemeyecektim çünkü ben de olmuştum. Kollarımı çözdüm. Onun istediğini yaparak soyunmaya başladığımda beni izledi. Karşısında tamamen çırılçıplak kaldığımda bedenime bile bakmadan beni kendine çekerek yatağa itti. Onun altındaydım. Siyah dalgalı parlak saçlarım beyaz dağınık yatakta gelişigüzel serilirken o saçlarımı sevdi. Deli gibiydi. Başımı çevirdim. Başını açıkta kalan boyun girintime soktuğunda orayı önce kokladı sonra yavaş yavaş öpmeye başladı. Öyle bir öpüyordu ki ne emiyordu ne dudakları buse bırakıyordu. İkisi arasında bir şeydi. Dudakları boynumda gezinirken bir elinin parmakları göğsümü buldu. Sonra ucunu. Orayı yavaşça sıkıp oynatmaya başladığında yeniden terlemiştim. Altında kıvranmaya başladım. "Ahh....." "Kıvrımlarını hissediyorum," dedi kulağıma yaklaşarak. Göğüs ucumla daha çok oynamaya başladı. Yine ter ve sıcak basmıştı beni dayanamıyordum. "Altımda kıvranışını." Ereksiyonunu kasıklarıma bastırdığında aklım başımdan gidecek gibi oldu. "Daha çok istiyorum seni... Sana doyamıyorum! Asla!" Bu da ne demekti? Biz dün gece ilk kez birlikte olmamış mıydık? Daha öncesi olduğunu zannetmiyordum. Ereksiyonunu kadınlığımın girişinde hissettiğimde öyle ıslaktım kaygandım ki rahatlıkla içime girebilir, git gel yapabilirdi. Ama yapmadı. Kafasını kaldırıp gözlerime baktı. Diğer eli de yanağımı bulurken şaşkınlıkla onu izledim. "İstiyor musun..." Kaşlarım çatıldı. "Ne saçmalıyorsun?! Yap artık şunu!" Dayanamıyordum! Birden içime girdiğinde başım öyle arkaya gitmişti ki belim fişek gibi havalandı, başım boynumdan kopacak kadar gerildi, gözlerimin beyazı görüldü. Ah bu zevk... bu zevk. Öyle inanılmazdı öyle doyumsuzdu ki... Tüm erkekliğini içime sığdırmıştı bunu nasıl becermişti bilmiyordum ama içimi dolu dolu hissediyordum. İyi beceriyordu pezevenk züppe. Git gel yaparak o doluluk hissi bedenimi sanki doldurup taşacakmış hissi veriyordu. Durduramıyordum! Gelmek üzereydim. Dakikalardır git gel yapıyordu ve... Birden patladım. Elimi ağzıma soktum. Isırdığımda buna engel olup kendi kolunu soktu ağzıma ve var gücümle ısırdım. Kendimizi geriye yatağa bıraktığımızda üzerimden halen kalkmamıştı, içimden halen çıkmamıştı. Ben bunu umursamayarak kafamı yastığıma gömdüm. O ise kafasını boynuma saçlarımın arasına sokmayı tercih etti. İkimiz de nefes nefeseydik. Kulağıma yaklaştı. "Sana doyamıyorum..." diye yavaşça fısıldadı. "Halim kalmadı Erzen..." Evet bu onun ismiydi. Erzen Şahkurtoğlu.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

AŞKLA BERDEL

read
79.2K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
524.9K
bc

ÇINAR AĞACI

read
5.7K
bc

HÜKÜM

read
224.7K
bc

PERİ MASALI

read
9.5K
bc

Siyah Ve Beyaz

read
2.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook