Kızım tam yedi aylık olmuştu. Her sabah onun o minik ellerini yüzümde hissederek uyanmak bana hayatta kalma gücü veriyordu. Gözlerini bana diktiğinde, içinde sanki koskoca bir dünya varmış gibi bakıyordu. Onun o masum gülen yüzü olmasa, belki de kendimi toparlayamazdım. Vladimir’den sonra… hayır, o beni terk etmedi, sadece hatırlamıyor. Ama işte bu bile canımı yakmaya yetiyor. Ne zaman geçmişi, birlikte geçirdiğimiz o günleri düşünsem, göğsümde ağır bir taş oturmuş gibi hissediyorum. Bu yüzden artık geçmişi düşünmemeye çalışıyorum. Bazen bu bile yetmiyordu. Babam… Babam beni affetmedi. Zaten affetmesini beklemiyorum. Çünkü onun gözünde ben hep hata yapan, ailesini kandıran, yanlış kararlar alan o “sorumsuz” kızım. Ablamın evinde yaşıyor olmam bile onun için büyük bir mesele. “Bizi kandırı

