Bu defa sabah uyandığımda yanımdaydı. Bu defa başım yastıkta değil de onun göğsündeydi. Sıcak nefesi, teninin kokusu bulanmıştı her yanıma. Sakalları gibiydi göğsündeki tüylerin rengi. Bunları daha önce fark edecek kadar eski değilmiş teni dedim. O benim için ne düşündü bilmem. O uyurken uyanmak derinleştirdiyse de beni Mehmet o kadar iner miydi derine? Toparlanıp kalktım bedeninin üzerinden. Uyuşmuştum böyle yatmaktan. Ufacık penceresinden gökyüzüne baktım hava kapalıydı. Alışmış olmalıydı yatağına, böyle huzurla uyuduğuna göre. Uzun sakallarının ardındaki yüzü izlerken özledim gözlerini. Anlaşılmaz hale bürünüyordum her geçen gün. Yataktan çıktım, kapısı açık kalmış banyodan içeri girdim. Çeşmeyi çevirir çevirmez gelen sıcak suyun altına girdim. Havluma sarınıp çıktığımda uyanıktı. Besbe

