Bir gece uyurken çaldı telefonum. Mehmet'in gidişinin on yedinci günüydü. Almanya numaralı olduğunu hemen idrak etmesem de yabancı numaradan aranışım aklıma Mehmet'ten başkasını getirmedi. Hiç uyumamışım gibi açtım telefonu. "Mehmet?" "Geç oldu biraz değil mi?" "Değil." Toparlandım yatağın içinde. "Hiç geç değil." Heyecandan sesimin titreyişine şaşırdım. Bu adamın beni böyle ele geçirmesi hiç mantıklı değildi. "Neden bu kadar sürdü araman?" "Sürdü işte. Nasılsın?" Sakindi, benim inadıma uysal. "İyiyim. Sen de iyi misin?" "İyiyim. Çalışıyorum. Mahmut'u da aramadın hiç. Ona da sordum hep. Bir sıkıntı yok değil mi?" "Yok. Şu an evimde kahve içiyorum. Ayaklarımı da uzattım. Her şey yolunda. Sizde ne var ne yok?" "Üç gün oldu açılış yaptık Mahmut'un dükkanına. Yolunda her şey. Çocukla

