Duyduklarım karşısında adeta neye uğradığımı şaşırmıştım. İrice açılan gözlerle ondan ayrılıp hayretle suratına baktığımda etkilenmedi. Bu ve buna benzer bir şaşkınlığa gireceğimi zaten biliyordu. “Bunu ben bile yeni yeni fark ediyorum. İlk zamandan beri bildiğini de nereden çıkarttın?” Suratında gelişi güzel bir tebessüm olduğunda bakışlarını kaçırdı. “Rüya, ona karşı olan hislerini anlamamak için aptal olmak lazımdı.” Dediğinde mideme kramplar girmeye başladı. O benim umut ışığım olduğu zamanlar, daha ilk günlerden mi gönlüm Savaş’a doğru kaymıştı? İç çekerek karşımdaki ağaçlara baktım. Baktım ve baktım. Anlaşılan yalnızca kendimi kandırarak geçirmişim onca günü. Peki ya Savaş? Dışarıdan bakıldığında hislerim bu kadar çok belli oluyorsa Savaş da anlamış mıydı ona karşı boş olmadığı

