Melis, yoğun bakım kapısının önünde, ağlayarak arkadaşına bakıyordu. İki gündür arkadaşı yoğun bakımdaydı, Nur’un annesi de öğrenmiş ve hastaneye gelerek, kızının uyanmasını bekliyordu. Ağlamaktan helak olmuşlardı. Serap Hanım sürekli ağlıyordu, Melis artık eve gitmesini söylüyordu ama Melis’i dinlemiyordu. “Nur korkar.” demişti sadece. Kızının bir an önce gözlerini açmasını ve tekrar aralarına dönmesini bekliyordu. Kızından başka kimsesi yoktu Serap’ın. Nefretle saate baktı, akrep ve yelkovan sanki hiç hareket etmiyormuş gibi duruyordu ama onlara ihanet ederek, gizli ve sinsice kırk sekiz kez dolanmışlardı fanusun içinde. Melis telefonu çaldığında açtı, babası Nur’un durumunu soruyordu. Dün akşam Melis’i aramıştı, Melis hastanede, Nur’un yoğun bakımda yattığını söylediği zaman, çok şaşı

