22. Bölüm: Ateş Ve Su

2775 Kelimeler

Uyandığımda kenar duvarları kırık olan pencereden loş ışık geliyordu. Etraf aydınlanmış fakat güneş doğmamıştı. Arkamdaki Kıraç'ın eli belime dolanmıştı. Elini ittim ve ayağa kalktım. Semih'i göremedim. Ama ceketi ve Kıraç'ın ceketi ileriki penceresi olmayan odadaki Serhat'ın üzerindeydi. Yüzü ve diğer hiçbir yeri görünmüyordu. Güneş diye düşündüm. Penceresiz odanın yarısı kırılmış kapısını, büyük bir gıcırtıyla Serhat'ın üzerine kapattım. Kapının önüne çıktığımda Semih'i kurumuş sarı otları yolarken yakaladım. Yanına oturup bağdaş kurana kadar beni fark etmedi. "Sen bu saatte ne yapıyorsun?" dedi. "Hep erken uyanırım. Alışkanlık. Nöbete mi diktiler seni?" "Evet. Sadece iki saat önce geldim. Serhat'ın durumunu biliyorsun zaten." dedi. Hâlâ otları yolmaya devam ediyordu. Başımı salladım

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE