6.BÖLÜM

1282 Kelimeler
Merhaba.  Okuma saatini yazar mısınız? Soru: Aşk her şeyi affeder mi? İyi okumalar. ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• "Ne diyorsun sen, asla burada kalmam, kim olarak bana bu şekilde davranıyorsun"diye ağrıyan boğazımla bağırdım.  Kafamı kaldırıp Arın'ın yüzüne baktığımda gözlerinin koyulaştığını ve seğirdiğini gördüm bu durum beni korkutsa da geri adım atmadım.  Sert ve hızlı adımlarla yanıma gelip kolumdan tutup ayağa kaldırdı.  Sertçe kaldırdığından dolayı kolum acısa da çatık kaşlarla yüzüne bakmaya devam ettim.  "Bir daha bana asla sesini yükseltme yoksa canın acır ve ben ne dediysem o asla benden izinsiz bu evden çıkmayacaksın. " Tekrar ağlamamak için kendimi sıkarken kolumu ellerinden kurtarmaya çalışıyordum.  "Bırak beni bırak gitmek istiyorum. "Kolumu daha çok kendine çekip kulağıma eğildi.  "Az önce ne dedim sana, ben bırakmadan asla gidemezsin." Kelimeler kulağımı talan ederken içimde ki korkak kız çocuğu çoktan korunaklı,sert duvarlarını örmeye başlamıştı.  "Peki ne zaman bırakacaksın."diye sessizce sordum. Korkum tüm bedenimi ele geçirirken tekrardan ağlamamak için zor tutuyordum kendimi.  Nefret ediyordum bu durumda olmaktan hiç bir zaman cesur,dik başlı ve asi biri olmamıştım. Kimseyi kıramaz ve kin tutamazdım.  Herkes benim salak olduğumu düşünüyordu.Değildim ama insanları üzemezdim sadece ve ben onları üzemediğim için onlar beni çok güzel üzüyor ve hayal kırıklığına uğratıyorlardı.  Yetimhanede ki bir arkadaşım hep saflığım yüzünden kızardı bana. Hep şey derdi. ' kendine gel sen ne kadar safsan onlar da o kadar şeytan. Uyanık ol ki seni düşüremesinler. Sen fazla safsın ve insanlar senin bu temiz kalbini kullanıyor ' derdi hep.  Hak verirdim ona ama değişemezdim. Karakterim buydu ne yapayım. "Hiç bir zaman gitmeyeceksin, seni buraya mühürlüyorum. "deyip kolumda duran elini, elimin üzerine getirdi ve kendi kalbine koydu.  Şaşkınlıkla ona bakarken ellerinin arasindan elimi hızla  çekip dış kapıya doğru  ilerlemeye başladım.  Daha iki adım atamamışken kolumdan tutup girişte ki merdivenlere doğru ilerletilmem bir oldu.  Beni bırakması için çırpınırken ihtişamlı ve oldukça uzun merdivenlerden kayıp düşüyordum ki sinirle beni kucağına alıp merdivenlerin kalan yarısını da hızla çıkmaya başladı.  Ben daha az önce ki düşme tehlikesinin şokundayken büyük çift kanatlı bir kapının önünde durup kapıyı itekledi.  Oldukça büyük ve lüks oda önümde dururken Arın hızla beni yere indirdi.  Ayaklarım yere değmesiyle hızla kapıdan çıkmaya çalışırken bu girişimim Arın sayesinde yok oldu.  "Ya bırak beni lütfen gitmek istiyorum hem yarın işe gitmem gerek lütfen bırak beni gideyim "diye çırpınmaya başladım.  "Kes sesini artık, hiç bir yere gitmeyeceksin, başlarım senin işine de üstünde varla yok arası bir etekle onca erkeğin içinde çalışamazsın" Dedikleriyle kan beynime sıçrarken. Hızla kolumu ondan kurtardım.  "Ne diyorsun sen,kendine gel.Sen kimsin de bana karışıyorsun, ben en kısa zamanda buradan ve de senden kurtulacağım bunu aklına iyice sok Arın Kandemir. " "Yakında görürsün kim olduğumu,Sen benim iznim dahilinde bırak gitmeyi bahçeye bile çıkamazsın, hem merek etme sen de yakın zamanda Kandemir olarak devam edeceksin hayatına "diye sertçe söyleyip beni odaya doğru itekledi. Hızla odadan çıkıp kapıyı kapattı. Sinirle çığlık atıp elimi yüzüme sürdüm.  Ayak seslerinden gittiğini anlarken direk kapının koluna yapıştım.Kapıyı her açmaya çalıştığımda açılmaması tüm ümidimi kırmıştı.  Benim bu evden çıkmam gerekiyordu yarın o işe de gitmeliydim ha şayet gitmesem kovulabilirdim ve bu benim en son isteyeceğim şey bile değil.  Kapıyı zorlamam bir işe yaramazken boydan camın önüne gidip aşağıya baktım.  Yüksekliği görmemle bir adım geriye gitmem bir oldu ben buradan atlarsam imkanı yok sağ kalmamın ki kalsam bile vücudumda ki tüm kemikler kırılmış olurdu.  Sinirle arkamı dönüp oda da ki koltuğa oturdum. Bu gün fazlasıyla korkunç bir gün olmuştu benim için.  Yetimhaneden ayrıldığım günden beri çok sakin ve olaysız günler geçiriyordum. Ta ki bu güne kadar.  Kafamı iki yana sallayıp düşüncelerden arındırdım kendimi.  Oda da ki büyük, altın varaklarla çevrili takvime baktığımda bir ay sonra doğum günüm olduğunu gördüm.  Doğduğum ve o dakikalar öldüğüm gün olduğu için hiç doğum günü kutlamamıştım. Neden kutlayayım ki insan ailesinin onu bıraktığı gün kutlama yapar mı ya da bu kadar saf ve salak dünyaya geldiği için.  Daha fazla düşünürsem intihar girişimde bulunacağımı için hızla düşüncelerimden kafamı iki yana sallayarak kurtuldum.  Fazlasıyla güçsüz ve yorgun bedenimi koltukta rahat bir hale getirirken gözlerimi kapattım.  Yarın bu evden ayrılmak dileğiyle gözlerimi bu korkunç güne kapattım.  ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Bedenimi saran kollarla gözlerimi açtığımda korkuyla kendimi çekmeye çalıştım.  "Rahat dur Işıl." "Ne yapıyorsun sen bırak hemen beni." "Uyu Işıl. " "Bırak beni lütfen yatamam ben bırak bak vallah kaçmıyacağım hem ben koltukta uyurum."diye son çırpınışlarımı dile getirdim.  Karnımda olan kollarını daha da sıkılaştırıp bedenimi sanki kendine daha çok çekebilecekmiş gibi yasladı kendine.  "Işıl uyu yoksa kalbini  kırarım. " deyip kafasını saçlarıma getirdi.  Saçlarımı koklarken bir eli de karnımı okşuyordu.  Kendimi tutamayıp her zaman ki gibi ağlamaya başladım. Ağzımdan ufak ufak hıçkırıklar kaçarken duymaması için elimle ağzıma baskı yaptım.  Boşta kalan elimle göz yaşlarımı sildim.  "Hay böyle işe"diye sessizce mırıldanıp yataktan kalktı.  Ben korkuyla daha da ağlayıp yastığın içine gömüldüm.  "Ağlama artık.a" Ağlamama sinir olmuş olacak ki sinirle benim yattığım tarafa geldi. Hızla yere eğilip yüzünü benle aynı hizzaya getirdi.  Ellerini yumruk yapıp sıkarken sakinleşmeye çalışır gibi bir hali vardı.  Elini yüzüme getirip akan göz yaşlarını sildi.  "Tamam güzelim ağlama artık yatmayacağım yanında gidip koltukta yatacağım ama ağlama sen tamam mı?"diye sordu sakin tutmaya çalıştığı sesiyle.  "Tamam "kedi miyavlamasından bir farkı olmayan sesimle cevap verdim.  Göz yaşlarımı silip anlımdan öptü ve ayağa dikeldi.  Yatağa çıkarken ki üç, dört basamak merdivenden inip odanın içinde bulunan geniş koltuğa uzandı.  Yatağın ön tarafında cam olduğu için rahatlıkla görünüyordu her şey.  Göz kapaklarım isyan edercesine ağrırken daha fazla direnmeyip gözlerimi kapattım.  •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım. Sizce Işıl kaçabilecek mi Arından? kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE