7.BÖLÜM

1033 Kelimeler
  Merhaba.  Başlama saatinizi yazar mısınız? Soru: Aşk nedir? Bol bol yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın.  İyi okumalar.  •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Gözlerimi yavaşça açınca dün ki olanlar beynim de dönmeye başladı. Huzursuzca yerimden kalkıp komodin'in üzerinde duran saate baktım.  İşe gitmeme bir saat vardı. Hemen bu evden çıkmam gerekiyordu.  Mantıken düşününce eve gitsem beni bulmaları on dakikalarını bile almazdı ki evime kadar girmiş insanlar.  Nereye gideceğime buradan çıktıktan sonra karar verecektim.  Oturma grubunun olduğu yere baktığımda Arın yoktu.  Odada olmamasını fırsat bilip hemen yataktan çıktım. Dağılmış saçlarımı tepeden bir at kuyruğu yapıp yatağın yanında duran spor ayakkabılarımı giydim.  Yatağın olduğu yerden çıkıp diğer tarafa geçtim.  Etrafa iyice baktıktan sonra Arın'ın burada olmadığına kanaat edip hızla odadan çıktım.  Uzun merdivenden sesiz ama hızlı adımlar atarak aşağıya indim. Merdivenin karşısında bulunan büyük kapıya gidip kolu indirdim.  Ses çıkarmamaya özen gösterip kapıyı açtım. Kafamı yerden kaldırıp bahçeye baktığımda her taraf korumalarla çevrili olduğunu gördüm.  Şaşkınlıkla gözlerimi korumaların üzerinde gezdirip sinirle derin bir nefes çektim içime.  "Nereye gidiyorsunuz Işıl hanım? " arkamdan Arın'ın sert sesini duymamla tedirgin olan bedenimi rahatlatmaya çalıştım.  Tüm cesaretimi toplayıp arkamı döndüm.  "İşe gidiyorum, Arın bey."Tehlikeli bir sırıtmayla bana bakıp kafasını iki yana salladı. "Sabah eğlencen bittiyse gir hemen içeri. "diye dişlerinin arasından konuştu.  "Hayır ne dersen de buradan gideceğim. " "Tamam git kapı orada."Dedikleriyle şaşırırken dediklerinden vazgeçmemesi için hemen kapıdan çıktım.  Rahat bir şekilde dış kapıya giden yolda yürürken tüm korumalar kafalarını eğmiş bir şekilde duruyorlardı.  Dış kapının önüne geldiğimde kapıyı ittirdim.  Ne kadar itirsemde açılmayan kapıya sinirle bakıp korumalara döndüm.  "Kapıyı açar mısınız?"Dediklerimi hiç takmayan korumalar kafaları önlerin de bekliyorlardı daha.  "Açın şu lanet kapıyı."diye sinirle bağırdım bu sefer.  Ne kadar insanları kırmak istemesem de beni takmayan korumalara oldukça sinirlenmiştim.  Sinirle kapıya yumruk ve tekme atmaya başladım. Hemen buradan çıkmam gerekiyordu.  Arkama baktığımda Arın buraya geliyordu. Korkuyla gözlerim dolarken bir yandan kapıyı yumruk ve tekme atarken diğer yandan da korumalara açması için yalvarıyordum resmen.  Bana yaklaşan ayak seslerini duyunca daha fazla tedirgin oldum ve hazırda bekleyen göz yaşlarım yanaklarımı ıslatmaya başlamıştı bile.  Kolumdan tutulup çekilmemle Arın ile burun buruna gelmem bir oldu. Korkuyla kalbim teklerken yutkunma gereği duydum.  Kolumu elinden çekiştirmeye çalışırken diğer yandan da ondan uzaklaşmaya çalışıyordum.  "Bırak kolumu, hem sen git dedin şimdi niye izin vermiyorsun? " "Sus. " "Neden bırakmayacaksan izin verdin gitmeme." diye bir yandan ağlarken diğer yandan da kolumu ondan kurtarmaya çalışıyordum.  "Benim iznim dahilinde bu evden çıkamayacağını görmen için izin verdim.Asla ama asla benden habersiz hiç bir yere gidemezsin."deyip eve doğru çekiştirmeye başladı beni.  Eve girdiğimizde merdivenlerin sağında kalan yere girdik. Etrafıma baktığımda oldukça şık ve gösterişli yemek odası olduğunu gördüm. Masanın yanına geldiğimizde bir sandalyeyi çekip oturttu beni.Kendi de baş köşeye yani tam çaprazıma oturdu.  Masanın altında ellerimle oynarken bir yandan da bu gün işe gitmez isem patronum beni işten atar mı diye düşünüyordum.  "Tabakta ki her şey bitmiş olacak. ""İstemiyorum.""Zaten isteyip istemediğini sormadım.""İşe gitmem gerekiyor.""Sana yemeğini ye dedim, sinirlendirme beni." Usulca kafamı hayır anlamında salladım.  "İşe gitmem gerekiyor lütfen bırak gideyim. "Masaya hızla inen yumrukla irkilsem de belli etmedim.  "Sana yemeğini ye dedim anlamıyor musun? "her kelimenin üstüne bastırarak söylemesi beni daha çok korkuturken diğer yandan da cesaretlendirdi.  "İstemiyorum neresini anlamıyorsun."diye bağırdım. Bu tepkime koyulaşmış gözlerle baktı. "Işıl yemin ederim ışığını söndürürüm senin, beni tekrarlatma"diye sinirle söylendi.  Sinirle ve gelen deli cesaretiyle ayağa kalkıp masa da duran dolu tabağı elime aldım.  "Bak şimdi yiyeceğim "deyip tabağı hızla yere çarptım. Tabak parçalara ayrılırken birazdan Arın'ın da beni bu şekilde parçalayacağını düşünmek gelen cesaretimi tuzla buz etmeye yetmişti bile.  İçimde ki kız çocuğu ördüğü duvarlar arkasında un ufak olurken bana öldürecekmiş gibi bakan Arın'ı görmek tir tir titreme mi sağlıyordu.  Arın hışımla yerinden kalktığı için sandalyesi yere devrilirken panikle bir iki adım geri gidip arkamı döndüm ve hızla merdivenlere doğru koştum. Göz yaşlarım görüş netliği mi bozsa da hızla yukarı çıkıp Arın'ın odasına girdim.  Kapıya baktığımda kilit bulamamanın telaşıyla hızla koltuğun arkasına gidip çömeldim.  Kafamı dizlerime gömüp ağlamamı durdurmaya çalıştım. Ölesiye korkuyordum Arın'ın bana zarar vermesinden.  Hıçkıra hıçkıra ağlarken kapının hızla açılmasıyla korkuyla çığlık attım.  Kafamı kaldırıp Arın'a baktığımda bana bakıyordu.  "Arın özür dilerim yemin ederim bir daha yapmayacağım. "diye sayıklamaya başladım.  En son böyle yetimhanede bayılana kadar dayak yediğimde olmuştum. Hatta sırtımda az da olsa izleri vardı.  Arın yanıma yaklaştığında ellerimi yüzme siper edip sayıklamaya başladım.  "Özür dilerim yemin ederim bir daha yapmayacağım, yeter ki vurma canım çok acıyor sonra." Elimin altından Arın'a baktığımda gözlerinin dolduğunu gördüm. Hızla yanıma gelip önüme çöktü. Önce ellerimi yüzümden çekip göz yaşlarını sildi.  Hızla beni kendine çekip sıkıca sarıldı.  Bir eli belim de diğer eli saçlarım da oyalanıyordu.  "Ağlama güzelim ağlama. Sana el kaldıracak yürek yok bende.Yemin ederim ki güzelim sana kıyan her kesin nefesini keseceğim"deyip saçlarımı öptü.  Saçım da ki elini bacaklarıma getirip kucağına aldı beni. Bir anlık panikle kolumu boynuna sardım. Koltuğa oturup beni de yanına oturttu ve kendine doğru çekti. Nedense ona inandım. Bana vurmazdı demi.  Hıçkırıklarım durmuş sadece iç çekişlerim kalmıştı. Ağrıdan ağırlaşan göz kapaklarım dayanamayıp saçım da ki ve belimde ki ellerle uykuya daldım.  ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım. Bölüm de en sevdiğiniz yer? ****Kadına yapılan en büyük şiddet ona sımsıkı sarılmak olmalı.(Alıntı) Bol bol beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen.  kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE