Aradan bir hafta geçmişti . Evde kovalamaca oynuyorduk adeta , işleri için sabah saatlerinde gidiyor akşama yakın eve geliyordu . Bu süre zarfında tabi defalarca arıyordu . Telefonum olmadığı için o işteyken kapıda duran korumalarının telefonları araçılığıyla arıyordu . Akşamlar eziyetten başka bir şey değildi , yatağa o gelmeden hemen yatıp uyumaya çalışıyordum .
Uyurken veya uyandığımda onu hiç yanımda görmüyordum benimle yatıyor mu onu bile bilmiyordum .
Her gün boş duvara bakıp kardeşimi düşünüp duruyordum başka yaptığım bir şey yoktu.
Saat geç olmuştu . Oturduğum yerden kalkıp odaya çıktım . Çeliker hala çalışma odasındaydı . Hızla odaya gidip yatmaya hazırlandım . Yatağa girdim .
Aradan kaç dakika geçti bilmiyordum . Kendimi uyumaya zorluyordum odanın kapısı açıldı . Yavaş adımlarla yatağa yaklaşıyordu . Birkaç dakika sonra örtüyü kaldırıp yatağa yattı . Gözlerimi daha sıkı yumdum . Boynumda hissettiğim nefesle tüylerim diken , diken olmuştu .
Belimde hissettiğim eliyle derin derin nefesler almaya başlamıştım . Dahada yaklaştı sırtımla vücudu tamamen birleşmiş aramızda hiç mesafe kalmamıştı . Boynuma küçük bir öpücük kondurmasıyla ondan uzaklaşmaya çalışsamda kollarımdan tutarak beni engelledi . “ Yapma .” Diyebildim sadece o kadar nefret ediyordum ki kendimden ve durumda olmaktan eski halim bu hallimi görse dalga geçerdi .
-“ İstediğin kadar kaçabilirsin ama kurtulamazsın bunu sende biliyorsun . ” Kollarından ne kadar kurtulmaya çalışsam boşaydı . “ İstemiyorum .”
-“Seçim hakkın yok .” Sinirle yüzümü ona döndüm .
-“Neden olmasın, beni kardeşimle tehdit ettiğin için bu durumdayım ama kardeşim nerede o yok nerede olduğunu , iyi olup olmadığını bile bilmiyorum . Böyle anlaşmamıştık . ”
-“ Kaçmasaydın kız kardeşinin nerede olduğunu bilirdin . Sana seçim hakkı verdim ya benimle evlenir ya da ölürdün .”
-“ Öldür o zaman eğer adamsan sadece benimle işin biter sakın kız kardeşime bulaşma öldür benide kurtulayım .”
-“ Öldürücem buna hiç şüphen olmasın ama şimdi değil . ” Hızla kollarımdan tutup yatağa geri yatırdı . Üzerime çıkıp , ellerimi tutmaya çalıştı . Ne kadar dirensemde istediği olmuştu . O gün hiç uyuyamadım . Kasıklarımın ağrısı bir an bile geçmiyor aksine dahada artıyordu . Sabahın erken saatinde kalkıp gitti . Hala yatakta yatıyordum .
Yavaşça doğrulmaya çalıştım . Öyle sancı saplanıyorduki hareket edemiyordum . Yavaşça kalkıp banyoya doğru yürümeye çalıştım .
Sıcak suyun altına girip dizlerim üzerine çöktüm .
Hareket edecek kendimi yıkayacak gücüm bile kalmamıştı . Yarım saatin ardından zorlukla banyodan çıkıp üstümü giyindim . Ama sanki bütün enerjim çekilmişti . Başıma giren şiddetli ağrıyla dengemi kaybettim gözlerim birden kapandı sonrası karanlık …
Gözlerimi açtığımda her yer bulanıktı birkaç saniye sonra düzelmeye başlayan görüntüyle etrafı inceledim . Hastanedeydim başımı yana çevirmemle Çeliker’le göz göze geldim . En son hatırladığım şey şiddetli bir baş ağrısıydı . Gözlerimi tekrar tavana dikip onu umursamadım . “ Ağrın var mı ?” Sorusunu duymamazlıktan gelip gözlerimi kapattım .
-“Sana bir şey sordum Sahra !”
-“ Sana ne bundan ağrıyı veren sen şifasınıda mi vereceksin ?”
-“ Düzensiz besleniyorsun vücudun güçsüz kalıyor Sahra benimle bir ilgisi yok .” Şaka gibiydi pislik herif daha fazla onunla konuşmayı bırak bir daha onu görmek bile istemiyordum . “ Yarın taburcu olabilirmişsin ve - ” konuşmasına izin vermeden yattığım yerde hafifçe doğrulup “ Çık dışarı .” Dedim hala karşımda durmuş bana bakıyordu . “ ŞU SİKTİĞİMİN ODASINDAN DIŞARI ÇIK !”
2 Gün sonra ,
Balkonda oturmuş temiz hava almaya çalışıyordum . Gökyüzüne gözlerimi dikmiştim . O kadar yakındı ki sanki uzansam dokunabilirmişim gibi soğuk hava yüzüme vurmasıyla nefes aldığımı hissediyordum .
Ama bu his çok uzun sürmedi balkonun kapısı açılıp “ hasta olacaksın içeri gir.” Diyen Çeliker’in sesiyle kaçıp gitti .
-“İyi böyle .” Dedim başımdan savarcasına , hiç beklemediğim bir anda gelip yanıma oturdu . Birkaç dakika sessizliğin ardından “ şu Esra ” dedi . İsmini duymamla kafamı hızla ona çevirdim . “ Ona çok mu güveniyorsun kız kardeşini emanet edecek kadar .” Dedi .
-“ Kime güvenip güvenmediğim seni ilgilendirmez .” Oturduğu yere dahada kurulup , “ bir zamanlar bana çalıştığını biliyor musun ?” Bu da ne demekti . Doğru mu söylüyordu ? “ Ne ” diyebildim sadece inanmıyordum .
-“Çok eskiden benim ekibimdeydi . Ondan sonra uzaklara gitmek istediğini artık bu tür işler yapmak istemediğini söyledi . Ben de tamam dedim . Bir baktım başka bir çeteye gitmiş . Benim kuyumu kazmak isteyenlerle aynı masaya oturmuş . Elime onu öldürmek için çok fırsat geçsede bunu yapmadım . ”
-“Neden ?” Dedim sesim düşündüğümden de kısık çıkmıştı . “ Çünkü ” diyerek devam etti . “ Tekrar benimle çalışmayı kabul etti . Sizin çeteyi basmamı sağladı aynı zamanda senide bana getirmiş oldu bende ona yaşaması için bir şans daha verdim . ”
-“Ne saçmalıyorsun sen !” Diyerek oturduğum yerden kalktım . “ Yalan söylüyorsun bu gerçek değil .”
-“Neyin gerçek neyin yalan olduğunu kendin karar ver . ” Diyerek oturduğu yerden kalkıp tam balkondan çıkacakken kolundan tutup onu durdurdum . “ Böyle saçmalayıp gidebileceğini sanıyorsun ?”
-“Saçmalayan sensin Sahra onunla iki defa kaçamaya çalıştın ikisindede yakalandın . Sencede tuhaf değil mi ? Kardeşine gelirsek o güvende şimdilik .” Ne saçmalıyordu bu , “ ne demek şimdilik , güvende mi değil mi ?”
-“ Ölmek istiyorsun ya seninle işim biterse o ortada kalır sonra ne olur bilemem yaşadığın sürece iyi .” Diyip bir şey dememe izin vermeden içeri gitti . Ardından bende içeri girdim . Neyin içine düşmüştüm ben böyle .
Saatin geçmesiyle yatağa yatıp düşünmeye başladım . Esra’mı beni ele vermişti . Arkadaşım olduğunu düşünmüştüm . Odanın kapısının açılmasıyla Çeliker odaya girip ışıkları kapattı yatağa girip yanıma yaklaştı . “ Uykun yok gibi ?” Ne doyumsu herifti bu ondan uzaklaşıp yatağın ucuna kaydım . Sırtımı ona dönüp uyumaya çalışırken belimden tutup beni yanına çekti . Kulağıma “ yataktan düşüceksin ” diye fısıldadı .
-“Çeliker beni rahat bırak artık .” Diyerek ondan uzaklaşmaya çalıştım ama belime sarılan elleri buna izin verilmiyordu . “ Adım Çeliker değil Sahra kocanla bu kadar uzak konuşmana gerek yok .” Kulağıma üfleyerek söyledikleri huylanmama neden oldu . Direnmeyi bırakıp ona döndüm . “ Kimsin sen ?” Dedim soğuk çıkan sesimle ,“ yatağına yattığın kişinin kim olduğunu bilmiyor musun ?” Kafamı salladım . Yüzlerimiz birbirine çok yakındı . “ Bilmiyorum ,kimsin ? Neden beni istedin ? Neden evlendin ? Bir çoçuk için değildi dimi arkasında başka nedenler var sahi o oda neden beni fotoğraflarımla doluydu yılllar öncesine ait olan fotoğraflarımın orada ne işi vardı ?” Dedim tek bir nefesle dudağı yukarı kıvrıldı . Önümde duran saçı kulağımın arkasına koydu . Gülüşü daha da genişledi . “ Bana muhtaçsın .” Dedi . Bunu beklemiyordum toparlanıp bu sefer ben güldüm . “ Bana aşık mısın Adar ? Her şey bir oyun muydu seni ilk havalimanında gördüğümde aslında beni tanıyordun ama yinede oyun oynamaya devam ettin her şey bahaneydi beni tutup bir odaya götürüp anlatmam konusunda ısrar etsende aslında istediğin sana boyun eğmem ve istediğini yapmamdı . Öyle değil mi ?” Sabırla dinliyordu sözlerimi uzun bir süre sadece baktı . “ Aşk mı ?” Çatmış kaşlarını bana bakıyordu . “ Hayır Sahra sen benim anahtarımsın . Uzun zamandır yapmak istediğim şeyin giriş biletisin .” Dahada konuşmadık son sözlerinden sonra odadan çıktı …
Sabah gözlerimi yakan güneş ışığıyla uyandım . Odaya baktığımda Çeliker gömleğinin düğmelerini ilikliyordu . “ Hadi uyan bu akşam önemli bir misafirimiz var . ” Yataktan doğrulup baktım . “ Ne misafiri ,kim geliyor ?”
-“ Gelince görürsün .” Cevap vermeden odadan çıktı . Bende kalkıp banyoya girdim . İşlerimi halledip üstümü değiştirmeden pijamalarla aşağı inip mutfağa gittim . Kendime kahve ve bir sandviç hazırlayıp masaya geçtim . “ Sofrayı neden hazırlamadın ?” Çeliker’ e aldırış etmeden kahvemi yudumladım . “ Bu akşam da bu tavırları sergilemezsen sevinirim ben çıkıyorum akşam giymen için kıyafet göndericem sıkıntı çıkarma sakın .” Dedi ve çıkıp gitti .
Aradan geçen saatler oturup sadece öylece durdum . Akşam üzeri kapıda duran koruma elinde paketlerle içeri girdi .
Paketleri odaya çıkartıp içlerini açtım . Siyah parıltılı uzun bir elbise vardı . Üzeri için yine siyah bir kürk ve parıltılı bir ayakkabı .
Makyajımı kendimce yapıp üstümü giyindim . Saçlarımı açık bıraktım . Dalgalıydı bir kaç dokunuş sonrasında hazırdım . Yine kim geliyordu da böyle hazırlanıyordum .
Kapının birden açılmasıyla oturduğum masadan hızla kalktım . “ Hayvan mısın ? İnsan bi kapıyı tıklatır . ” İçeri girip beni baktan süzdü . Ben de onu üzerinde sabah giydiği takımdan daha şık bir takım elbise vardı .
Konuşmadı hızla evden çıktık . Daha ıssız bir yere gidiyor gibiydi yol uzun sürdü . Sonunda varmış olacağız ki araba durdu . Derme çatma bir iki katlı kulübe benzeri bir yere gelmiştik . Çevresi çok ıssızdı . “ Ne halt etmeye geldik buraya .” Diye söylendim .
Yanıma gelip koluna girmemi bekledi . Koluna girip kulübeye ilerledik . Bizim araba hariç iki araba daha vardı dışarıda gelecek olan kişi bizi içeride bekliyor du anlaşılan . Kulübenin yukarısına çıktık . Ortamın ışığı bile berbattı . Büyük bir masa vardı üzerinde mumlar şarap kadehleri ve mezeler duruyordu . Ne değişik bir ortamdı bu zenginlerin fantezileride bir başkaydı anlaşılan normal bir restoran yerine bir kulübede yemek yemek masaya yaklaştık . Etrafı incelediğim sırada arkadan gelen ayak sesleriyle arkamı dönmemle gördüğüm şeyle tüm vücudum buz kesmişti …