Bu tuhaf korkunun esaretinde sürekli düşünüyor ve sorguluyordum.Yeniden bir şans tanır mıydı bana? ve ben üstelik o verdiği şansları bir bir aptalca bir gurur,salakça bir ceza yüzünden tüketmişken. Hiç bilmiyordum.Koca bir boşluk duygusuna kapılırken,birkaç saat öncesinde ne kadarda güvenir olmuştum oysa kendime.Kaybettiğim cesaretimi yeniden kazanmış ve karşısına çıkmaya nasılda cüret etmiştim.Şimdiyse sürekli bir tepeden durmadan yuvarlanıyormuş gibi hissediyordum ve tutunacak hiçbir şey yoktu artık Laura'ya dokunamayan şu kahrolası ellerimde. Hani derler ya kendim ettim,kendim buldum diye,işte şimdi böyle bir kahroluşun içinde debelenip duruyordum. Git gide artan bir korkuyla tam kapısının önüne geldiğimde durdum.Kararsızdım.Bir yanım "kaç git!" diyordu ama diğer bir yanım "bu işi sen

