47. BÖLÜM Hüzün bulutları yavaş yavaş dağılmış, yerini hafif bir neşeye bırakmıştı. Az önceki gözyaşlarının yerini şimdi daha umutlu bakışlar, daha yumuşak tebessümler alıyordu. İçimizi burkan karanlık, yerini biraz olsun gün ışığına bırakmıştı. Berfe, yüzündeki buruk ifadeyi silmeye çalışarak neşeli bir ses tonuyla, “Ben hemen hazırlayıp geliyorum, siz balkona geçin. Bir de demli bir çay yaparım, oh mis gibi olur!” dedi. Kendi acısını içinin derinliklerine gömmüş, bizi rahatlatmak için çabalıyordu. O an, onun bu çabası hepimize iyi geldi. Neşemize neşe kattı, içimize sıcaklık verdi. Gülümseyerek peşinden baktık. Sessiz bir minnettarlık yayıldı aramızda. Ortamdaki gerginlik dağılmış, herkesin ruhu biraz olsun durulmuştu. Kılıç’ın elinden tutarak birlikte balkona ilerledik. Arkamızdan Be

