46. BÖLÜM Kılıç’la Cihan’ı birbirlerine sarılmış halde görmek, içimde tanımlayamadığım ama derinden hissettiğim bir huzurun kapısını araladı. İçimde en ufak bir rahatsızlık bile oluşmamıştı, aksine bu manzara hoşuma gitmişti. Aralarındaki bağın benim yüzümden zedelenmesini asla istemezdim. Sonuçta onlar abi kardeşti, kan bağından öte bir gönül bağı vardı aralarında. Yaşanan her şey sanki bir kader planının parçasıydı ve şimdi herkes kendi yerini bulmuş gibiydi. İçimde bir yerlere sıkışmış, tamamlanmamış duygular sanki yavaşça vedalaşıp huzurla uzaklaşıyordu. Bu konağın duvarlarında yıllarca yankılanan bebek hasreti, artık son bulmak üzereydi. Ve bu özlemi dindirecek kişi bendim. Bu sorumluluğun ağırlığı kadar, üzerimde hissettiğim ilgi ve sevgi de yoğundu. Ne istesem, tek bir kelimemi bi

