34. BÖLUM Kılıç geliyordu. Benim için... Sadece benim için geliyordu. İçimde tarif edemediğim bir sevinç kıpır kıpır ederken, diğer yandan kalbime usulca sinen bir korku vardı. Aynı anda bu kadar fazla duyguyu yaşamak sanırım sadece bana özgüydü. Koşar adımlarla, ama dikkatli bir şekilde kimseyi uyandırmadan dış kapıya kadar indim. Zaten gece yarısını çoktan geçmişti. Herkes ya derin uykudaydı ya da odalarına çekilmişti. Derin bir sessizlik vardı... ama benim içim çığlık çığlığaydı. Kalbim sanki yerinden çıkacak, göğsümden dışarı fırlayacak gibiydi. Kılıç geliyordu. Beni almaya... Ayaklarım yerinde durmakta zorlanıyordu. Nefesim düzensizdi. Ellerim titriyordu. Heyecandan gözlerim doluyordu. Ve sonra… o ses. Dört nala koşan bir atın, taş zemine vuran nal sesleri yankılandı gecenin içi

