33. BÖLÜM Konağa adım attığımız anda burnuma dolan o eski taş ev kokusu bir anda boğazımı düğümledi. Gözlerim istemsizce doldu. Kısa da olsa bir zamanlar “evim” demek için geldiğim bu yerden, bir gün böyle çıkacağımı hiç düşünmemiştim. İçimdeki kırgınlık, taş duvarlara çarpa çarpa çoğaldı sanki. Babannem, elindeki fincandan başını kaldırıp dikkatle yüzüme baktı. “Kızım, baban istedir. Arayıp haber vermedin mi?” diye sordu. Cevap vermek için ağzımı açacakken Dila Hanım’la göz göze geldik. O sakin ama kararlı bir ses tonuyla devreye girdi: “Aradı hanım ağam. Birazdan gelir o da. Şirkette işleri varmış.” Babannem başını anlayışla sallayıp tekrar kahvesine döndü. O an, salonda oturan herkesin sorgulayan gözlerle üzerimizde gezindiğini fark ettim. “Acaba bir şey mi oldu da geldiler?” diye

