53. BÖLÜM Ben adımlarımı ağır ağır atarken, arkamdan gelen ayak sesleriyle birden irkildim. Batuhan, nefes nefese koşarak yanımda beliriverdi. Askerî aracın yanına ulaştığımızda, telaşlı bir ifadeyle: “Yenge, gidiyoruz ama komutanım bizi almaz karargâha,” dedi, bir yandan da göz ucuyla aracın içini kesiyordu. Umursamaz bir edayla elimi salladım. “Boş ver sen komutanını. Benim sana başka bir sorum var,” dedim, gözlerimi hafif kısıp üzerine yönelttim. Başını bana çevirip baktı. Gözlerinde ‘Yine ne geliyor başıma?’ bakışı vardı. Hafifçe gülümsedim. “Hasan’la Selcan... Ne iş?” dedim, meraklı bir tonda. Batuhan hemen yüzünü buruşturdu. “Zor iş onlarınki yenge. Hasan kendi kendine gelin güvey oluyor. Selcan, ona dönüp bile bakmaz.” Kaşlarım hafifçe kalktı, ilgi alanım sinyal verdi. “Ne

