36. BÖLÜM Aradan iki hafta geçmişti. Ev sanki yeniden nefes alıyordu. Her şey normale dönmüş, hayat yavaşça rutinine kavuşmuştu. Ebru’nun yaraları kabuk bağlamış, yüzündeki korkulu ifade silinmiş gibiydi. Gözlerinde yeniden umut parlıyordu. Bu hali içimi rahatlatıyordu. Kılıç’la ise… mutluyduk. Sessiz bir uyum vardı aramızda. Henüz en ufak bir tartışmamız bile olmamıştı. Belki de ikimiz de kavganın değil, sükûnetin ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak öğrenmiştik. Babamın ailesiyle hâlâ görüşmüyordum, sadece babamla ara ara telefonla konuşuyorduk. Ama ne yalan söyleyeyim, içimde hep bir eksik ses yankılanıyordu. Cihan. Kılıç’la Ebru’yu almaya çıktıkları o gün... işte o günden beri Cihan’la tek kelime konuşmamıştık. Konuşmayı bırak, göz göze bile gelmemiştik. Belki de bu iyi bir şeydi.

