4.Bölüm

1367 Kelimeler
Heyecanla lavabodan çıkarken salona geldim hızlıca telefona sarıldım. Santo'nun adını tıkladım. Çalıyordu. "Hadii.." diyerek dudaklarımı ısırırken çalmaya devam ediyordu. Uzun uzun çaldı. Neyse diyerek kapattım. "Akşam gelince söylemek en iyisi..." Gülümsemem silinmeden mesaj çektim. Akşama sana sürprizim var. Bekliyorum!!! Gelmezsen küsüyorum!!! & Hazırladığım sofraya geri çekilip kontrol ederken kapı çaldı. Gelmişti. Heyecandan elim ayağım birbirine girerken son kez aynadan kendimi kontrol edip kapıyı açtım. "Karıcım?" Santo elinde poşetlerle içeri girerken gözlerim açıldı. "Ne çok şey almışsın." "Restoranda kalınca getireyim." dediğinde çoktan mutfağa bırakıp onun yanına dönmüştüm. Ceketini asıyordu o da. Bana doğru dönerken salona hazırladığım masaya bakıp ıslık çaldı. "Özel bir gün mü bugün? Ne kaçırdım?" dediğinde bana sarılmıştı hemen. "Titriyorsun Vi," elleri belimi okşadı sakinleştirmek istercesine. Heyecanımı atamıyordum ki üzerimden. "Sana bir sürprizim var." "Biliyorum mesaj atmışsın ya hayatım." Kocama iyice yaklaşıp masaya doğru çektim. Kenara koyduğum kutuyu alırken masadaki mumlar hafif dalgalandı. "Aç hadi." dedim sürpriz burada dercesine. Bana attığı bakışlardan anladığını seziyordum ama emin olamıyor gibi bir hali de vardı. Yavaşça açarken kalp krizi geçirecektim. Sonunda açtı ve... Gebelik testi ile bakışırken ben de onun yüzünü seyrediyordum. "Vi... "Baba oluyorsun!" dedim anında yerimde sevinçle yükselerek. Başını kaldırdı. Gülümsüyordu bir yandan da gözlerinde korku mu endişe mi çözemediğim bir duygu vardı. Hızla bana sarıldı. Kollarımı sarıp beni havaya kaldırdığında kıkırdadım. Geri bıraktığında yüzümü avuçladı. "Bir bebeğimiz mi olacak?" Başımı salladım. Anında dudaklarıma yumulurken derince ana yavaşça öpüşmeye başladık. Beni kucaklayıp koltuğun sırtına otururken beni de üstüne oturtmuştu. Elbisemin yırtmacı iyice açılırken baldırımı kavradı. "Ayrıca her zamanki gibi ateşli olmuşsun. Gözümden kaçmadı sanma." Güldüm. "Tüh ben de üzülüyordum kocam," Saçımı geriye atıp yüzüne iyice yaklaşırken, "güzelliğimi fark etmedi diye?" Gözleri parladı. "Fark etmemek söz konusu olabilir mi Bayan Gianni?" "Bilmem." diye numarama devam ettiğimde, "Oyunbaz." dedi ve kahkahayı bastı. Ardından bileğimin içine öpücükler kondururken saçlarını okşuyordum. "Bana en güzel hediyemizi verdin." Hızla gözlerim doldu. "Senden bir parçam olacak. Bizden bir parçamız olacak." Gözleri koyulaştı. "Onu en az seni sevdiğim kadar seveceğim. Seni sevdiğimden fazlası olamaz ne yazık ki. Çünkü sensin var eden. Sevgimi de. Kalbimi de. Ona olan sevgimi de çok ayrı çok başka tutacağım. Size duyduğum sevgi kıyaslanamaz bile." Yutkundum. "Santo..." Bir kez öptü. "Sen yoksan ben hiç yokum Vi." "Deme şöyle şeyler." deyip hızla sarıldım. Kolları beni kabul ederek göğsüne sığındım. Ben de onsuz olamazdım. Yapamazdım. Diğer çiftler gibi değildik. Bunu hissediyordum. Santo'nun sevgisi de tutkusu da başkaydı. Çocuğumuza nasıl bir baba olacağını çok iyi tahmin edebiliyordum. & Saat gecenin ikisine geliyordu. Bu saate kadar yemek yiyip sohbet etmiş ardından film izlemiştik. Sonrasında masayı beraber toplamıştık. Ardından da kısa bir, ettiğimiz dans da bizi yormuştu. Şimdi mutfakta kısa siyah mini elbisem ve salık kızıl saçlarımla yorgun argın bulaşıkları yıkıyordum. Santo içerideydi. Dayanamayıp yığılabilirdim. Santo'dan yapmasını istiyordum. O da yorgundu biliyordum ama ne yapayım fena uyku bastırmıştı beni. "Santo..." Duymuyor muydu? "Santo!" Çok geçmeden mutfağın girişinde göründü. "Güzelim?" Yanıma geldi. Saçımı geriye atarak boynuma öpücük kondurdu. "Ne oldu?" "Fena uykum geldi nolur sen devam et," başımı arkaya doğru onun omzuna yaslarken ona yığıldım bir nevi. "Bayılıcam yorgunluktan." Alnımdaki saçlarımı atarken gülümsedi ve ardından öptü. "Sabah hallederdik ya." "Olmaz sabaha kuruyor." Aniden kucakladı. "Anlaşıldı seni odaya bırakıyorum sonra ben burayı hallediyorum." "Canım kocam." deyip sakalına öpücük kondurdum. "Sen de yorgunsun biliyorum özür dilerim." "Saçmalama Vi. Hamilesin sen ayrıca." Daha çok gülümsedim. Santo Vi'yi yatırdıktan sonra mutfağa geldiğinde bulaşıkları hızlıca halletti. Ardından ortalığı toplayıp puro içmek için balkona çıktığında aklına puroyu bırakması gerektiği geldi. "Siktir..." Burnunu kaşıdı. Vi zaten sevmezdi. Bir puroya bakıp fırt çekti. "Bırakırız o zaman..." Son içtiği sigara olacaktı. Telefon çaldığında kendi zil sesi olmadığını anladı. Kaşları çatıldı. Hızla puroyu atıp salona girerken sehpaya baktı. Kaldırıp altındaki gizli bölmeden tuşlu telefonu çıkarırken omzunun üstünden koridora doğru baktı. Derin uykuda olmalıydı. Telefon sessizde olurdu ancak özel bir sistemle acil durumlar için sesli uyarı geliyordu. Doğrulup hızla ekrana baktı. patron acil konsey. "Siktir," şimdi hapı yutmuştu. Meksika'ya gitmesi gerekecekti. Vi'den habersiz bu kaçıncı gidişiydi emin değildi. Ancak karısı hamileydi ve artık daha dikkatli olması gerekiyordu. büro ayarla. Çok geçmeden yanıt geldi. ispanya? olmaz. adamlar fas'tan gelecekler en uygun yer. olmaz luca. capo... caponu siktirtme bana başka büro bul. Görüşme sonlandığında telefonu eski yerine koydu. Muhtemel yarın gidecekti. Vi'ye ne diyeceğini düşünürken ne yapması gerektiğini bulmuştu bile. & "Şaka yapıyor olmalısın." Santo sabahın köründe valiz hazırlarken uyandırmıştı beni. İki günlüğüne gideceğini söylüyordu. Rusya'ya. "Sadece iki gün. Yemek verilip döneceğiz." Suratım sirke satarken kollarımı bağladım. Bana yaklaştı. Çenemi tutmaya çalışsa da izin vermedim ondan uzaklaşarak sabahlığımı giydim. Odadan çıkarken, "Bir güzel gece geçirdik hemen ertesi gününde kayboluyorsun." Gözlerine baktım. "Bu durumdan fena rahatsızım Santo." Çatık kaşlarım ve dik dik bakmama izlerken yanıma yürüdü ama ben suratına kapıyı kapattım. Derin nefes alıp durdum ağlayacaktım neredeyse. Hızlıca banyoya girip kendimi kilitledim. Santo'nun peşimden geldiğini biliyordum. "Aç güzelim kapıyı." Kolu zorluyordu. "Vi!" Cevap vermedim. O da cevap alamayınca gitmiş olmalıydı ki ta ki benim kusma sesimi duyup kapıyı kırana kadar. Klozetin içine öğürürken saçlarımı topladı eliyle. Eğilerek kusmam bitene kadar benimle bekledi. Hiç konuşmadım. Konuşmadık. Yüzüme su çarparken de eli yüzümü sıvazlıyordu. "İyi misin birtanem?" Aynadan önce kendime sonra ona baktım. Beni izliyordu oysa betim benzim akmıştı. "İyiyim..." dedim yine de. "Doktora gidelim." dedi hızlıca. Ona bakmadım. "Sen uçağını kaçırma." "Vi.." Yanından geçip giderken arkamdan gelerek beraber hole geldik. Valiz kenarda duruyordu. Köşeye geçip kollarımı bağladım. "İki gün için de amma büyük." "Gerekli eşyalar var sadece. Kıyafet bile almadım doğru düzgün." "Eminim." dedim sadece ona gönül koyduğumu biliyordu. Yanıma yaklaştığında bu kez kaçmadım. Çenemi tuttu kendisine çevirdi. "Paraya ihtiyacımız var diyen sen değil miydin? Senin hayallerin için senin için," elini karnıma koydu. "ve artık ailemiz için çalışıyorum." Sözleri beni duygulandırmıştı. "İşinin önce gelmesinden nefret ediyorum." O bunu kıskançlık olarak görüp gülerken bana sarıldı. Oysa değildi. Normal bir işe sahip olsa bu kadar nefret etmeyecektim şimdiki işinden. Santo gideli saatler olurken ben de evdeydim. Hiç dışarı çıkasım gelmemişti. Paspal halimle koltukta mayışmış halde yatarken tiz bir sesle kıpırdandım. Ardından alarm kadar rahatsızlık verince oflayarak doğruldum. Neyin sesiydi bu? Bir müddet durup sesin nereden geldiğini anlamaya çalışsam da ses çoktan kesilmişti. Aman deyip yeniden yatacağım sırada yeniden yükselmez mi? Sinirlenip koltuktan kalkarken bir an durdum. Sanırım bulmuştum kaynağını. Sehpanın altı? Eğilip bakarken hiç bir şey yoktu. Ama çok yakındı. Anlam veremedim. Ses yeniden yükseldiğinde irkildim. İyice eğilip baktığımda köşede yanıp sönen ışığı gördüm. Bu da neydi böyle? Tuşlu bir telefon. Doğrulup ekranı açarken bir mesaj vardı. capo sistem çöktü telefonu imha et capo okuduysan parola adamlar fastan ispanyaya geçtiler Neydi bunlar? Kimdi bunları yazan? Capo Santo muydu? Ama capo patron demekti, boss anlamında değildi, bir mafya terimiydi. Yutkundum. Neler dönüyordu? Eski mesajlara baktım. adamlar çinden rusyaya geçecek. parola. kiwo. Parola kiwo muydu derken daha da dikkatimi çeken Rusya olmuştu? Ve Santo bugün Rusya'ya gitmişti. Ayakta dikilirken aniden telefonu eski yerine koyarken hızla odaya gittim. Hazırlanıp bir an önce evden çıktım. Sokaklarsa yürürken selam veren kişilere dönüp selam verememiş bisikletle giden insanları izleyememiş rengarenk çiçekleri görememiştim. Şu an solmuştum. Restoranın önüne geldiğimde başımı kaldırıp tabeleya baktım. Sadece Michelin Yıldızlarından oluşan bir restorandı burası. O yüzden saygıdeğer müşterileri olurdu her zaman. Sanyo burada iyi kazanıyor olmalıydı. Restoranı sadece gösterdiği resimlerden biliyordum. Hiç gelmemiştim. Bir kız beni karşılarken, "Hoş geldiniz. Rezervasyonunuz var mıydı?" "Şeflerinizden birini arıyordum. Santo Gianni." Kız kaşlarını çattı. "Santo... Umarto mu demek istediniz acaba?" Ben de duraksadım. "Hayır, Santo G-" "Violetta?" Bir erkek sesi aramıza girerken kıza teşekkür edip önüme dönerken bana yaklaşan adama baktım. Ben tanımıyordum ama o belli ki beni tanıyordu. "Lucca ben." diyerek elini uzattı. Sıktım. "Violetta ben de. Viole diyebilirsin." "Tamamdır Viole," dedi canayakın bir şekilde gülerken. "Santo'ya bakmaya geldiysen o Rusya'da. Haberin olması lazım ama?" "Yok haberim var." Ne diyecektim? "Az önceki kız Santo'ya Umarto dedi." Fazla şüpheci bakıyordum ama engel olamıyordum. "Beni mi?" dedi abartılı şekilde. "Yeni başladı Fiona. İsimlerimizi karıştırıyor böyle." "Anladım." Ve hiç memnun değildim bu durumdan. "Sana restoranı gezdireyim mi?" "Aa yok şey yani başka zaman. Santo ile beraber geliriz hatta. Benim şimdi derse yetişmem lazım." "Tabi olur. Ne zaman isterseniz bekleriz." Restorandan nasıl çıktığımı bilmezken bir müddet önünde durdum. Bakışlarımı tabeladan sokağa çevirirken kısıldı gözlerim. Bir dolaplar dönüyordu ama neydi neydi... Yeniden restorana döndüğümde adını Lucca öğrendiğim adam sırtını dönük telefonla konuşuyordu. Yoksa Santo muydu? Rapor mu veriyordu? Kafayı yiyecektim. Kendime hakim olamayıp yeniden içeri girerken bağıracaktım ki, şunu duydum: "Yok anlamadı capo."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE