Kaderin ördüğü ağlar, en sert mizaçları bile şefkatin dizlerine yatırır ve iyileşmek, aslında bir başkasının elinden tutmaya cesaret etmektir. "Yavaş ol," dedim sesimi yumuşatarak. Taburcu işlemlerini sessiz sedasız halletmiştik. Konaktakilerin henüz uyandığından haberi yoktu, bu anın sessizliğini kimseyle paylaşmak istememiştik. Bütün bir geceyi bu beyaz odada, nefes alışlarını dinleyerek geçirmiştim. Şimdi ise, her ne kadar o sert gururuyla karşı çıksa da, Zervan’a giyinmesi için yardım etmeye çalışıyordum. Gömleğinin düğmelerine uzandığımda elimi hafifçe itti. "Ben yaparım," dedi, sesi her zamanki gibi dediğim dedik ama bir o kadar da yorgundu. Gözlerimi devirip gömleğin yakasını düzelttim. "Hı hı, aynen yaparsın. Daha kolunu doğru dürüst kaldıramıyorsun Zervan, bırak da yardım ede

