Demir; Ezgi'yi eve bırakıp depoya geldim. Karanlık işlerden ne kadar elimi ayağımı çekmiş olsamda paçamı bir türlü kurtaramıyordum. Karıma acı çektirenler elbette bedelini ağır bir şekilde ödemeli. Kimse karıma dokunmaya cüret bile edemezdi. Şimdi onları ne hale getireceğimi düşünüyordum, bu yaptıklarına pişman olmaları değil bunu yaptıkları için bütün bedenleri alev alev acı çekmeliydi. Deponun kapısı açıldı. Adamları bir güzel dövüp bağlamışlardı. Elimi sürmek istemesem de hıncımı almam gerekiyordu. Zaten uzun süredir avuçlarımı içi acayip derecede kaşınıyordu. İçeri girdim, korumalar saygıyla karşımda duruyorlardı. Sandalyede bağlı adam beni görünce yüzünü dehşet kapladı. "Demir abi affet." başımı çevirdim. "Demir abi yeminle bilerek olmadı." "Hangisi?" diye sordum, sadece. Ezgi'

