Zehra otel odasının soğuk parkelerinde otururken telefonunu avucunda sıkıyordu. Demir’in sesi hala kulaklarında çınlıyordu. "Aferin" demişti ona. Bu kelime için aylardır ruhunu satmıştı. Berfin’in o yıkılmış sesi, telefonun diğer ucundaki o derin sessizlik boğazına bir düğüm gibi oturdu. Ama kendini ikna etmesi gerekiyordu. Başka şansı yoktu. Demir’e olan aşkı, vicdanından daha büyüktü. Ya da o öyle sanıyordu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Zehra eşyalarını topladı. Artık o konağa dönemezdi. Zaten Berfin de onu bir daha görmek istemediğini açıkça söylemişti. Avukatın ofisinden çaldığı dosyalar çantasının en altındaydı. Onları yok etmesi gerekiyordu ama bir yanı duruyordu. Sanki o kağıtlar Demir ile arasındaki tek gerçek bağdı. Aynı saatlerde konakta ölüm sessizliği hakimdi. Berfin gece

