Masumca Öpücük 🫦❤️‍🔥

884 Kelimeler
"Çok güzel olmuşsun." Belimi kıvırarak beni yere doğru yatırınca şaşkınlıkla yüzüne bakıyordum. "Hı?" Dediğini dank etmezken beni sertçe kendisine çekerek vücutlarımızı birbirine yapıştırdı. "Bu güzel dudaklardan bir daha duyamazsın o cümleyi." Gülerek benimle dalga geçerken ellerini tekrar belime sardı. Ellerimi boynuna dolayarak kulağına yaklaştım. "O zaman sende beni hissedemezsin." Muzip bir gülümsemeyle uzaklaşarak gözlerine baktım. Belimdeki elleri sıkılaşınca beni tekrar kendisine çekti. "O kadar emin olma." Kasıklarımda sertliğini hissederken gülümsedim. Ellerim yavaşça göğsünde gezinmeye başlayınca dudaklarım neredeyse dudaklarıyla temas edecekken durdum. "Şuan istesen bile yapamazsın." Kaşları çatıldı. "Neyi yapamıyorum?" Ellerimi yavaşça boynuna doladım. "Anladın sen." Göz kırparak ondan uzaklaşmak için bedenimi geriye itince elleri sıkılaşarak gitmemi engelledi. Bedenimi bu defa daha sert bir şekilde kendisine çekince kasıklarımda ufak bir sızı hissettim. "Ah." Dudaklarımdan kaçan inlemeyle gözleri karardı. "Şşt." Beni kısıkca uyarınca belimden beni çevirerek sırtımı göğsüne yasladı ve ellerini karnıma doladı. "Ne yapıyorsun?" Korkuyla ona bakınca başını boynuma gömdü. "Yapamayacağımı iddia ettiğin şeyi yapıyorum güzelim." Yüzündeki sırıtışı iliklerime kadar hissedince ürperdim. Keşke meydan okumasaydım... "Hadi dans yeteneklerini göster bana." Ona doğru baktım. "Şaşırma sonra?" Gülerek boynuma ufak bir öpücük kondurdu. "Başla." Etrafımızdaki insanları aldırmadan yavaşça kalçamı kıvırmaya haşladım. Yiğit halinden memnun bir şekilde beni yönlendirirken eli arada minin altına inerek bacaklarımda dolanıyordu. Hoşuma gitse bile insanlar olduğu için hafifçe utanmıştım. "Gözlerini kapat." Dediği şeyle gülümseyerek gözlerimi kapattım. Dudakları boynuma ufak öpücükler bırakırken kalçalarımı bir sağa bir sola yönlendiriyordum. "İşte böyle." Cesaretimin arttığını görmüş olacak ki elleri yavaşça yukarı çıkarak belimde durdu. "Bunun hesabını ödeyeceksin." Dediğim şeyle gülerek sakallarını boynuma sürttü. "Borçlu kalmayı sevmiyorum güzelim." Şarkı biterken kıvırışlarım yavaşlamıştı. Şarkı bitince herkes birden alkışlamaya başladı. Gözlerimi açarak Yiğit'e bakınca gülümsedi. "Özel ders vereceğim sana." Dediğiyle dudaklarım aralandı. "O zaman daha beni hissedemezsin." Dediğim şeyle kaşları çatıldı. Partiden son dakika işe yetişerek mesaimi bitirince patronun götürmesini reddederek eve geldim. Gecenin bir yarısı mutfağa girince kıtlıktan çıkmış gibi yemek aramaya başladım. Gözlerim ocağın üstüne kayınca direkt yanına giderek tencereye baktım. "Yok artık!" Sevinçle tencereyi açarak içindeki kepçeyle bir kepçe dolusu kuru fasulyeyi alarak yemeye başladım. "Yok artık. Kızım kıtlıktan mı çıktın?" Duyduğum sesle arkamı döndüm. Mutfaktaki küçük tekli koltukta oturan Yiğit'i görünce elimdeki kepçeyi belli etmemeye çalışarak lavabonun içine koydum. "Yok canım ne alakası var?" Yalandan öksürmeye başlayınca ona doğru bakarak yan yan gitmeye başladım. Partide dediğim lafı sorgulayacak diye ödüm bokuma karışıyordu. "Doydun heralde?" Başımı sallayarak yanından yan geçerken gözlerim ondaydı. "İş yerinde yengeç olarak mı servis yap dediler kızım sağa." Önünde durunca karşımdaki adama sinirle baktım. "Ne alakası var Yiğit ya?" Sinirle mırıldanırken kendimi kucağında buldum. Elinde tuttuğu kitabı kapatarak yanındaki yuvarlak masaya bıraktı. Karanlıkta nasıl okumuştu ki o? Acaba ben geldim diye ışıkları mı söndürmüştü? "Parti de kulağıma dediğin laf neydi Sude?" Beklediğim soruyu sorunca yutkundum. Esneyerek yüzüne bakarken elimle ağzımı kapattım. "Çok uykum gelmiş benim, hadi ben gideyim." Ayağa kalkmaya yeltenirken paltonun üzerinden tuttuğu kolumu tekrar çekerek kucağına iyice yapıştırdı. "Cevabını verene kadar bir yere gitmiyorsun." Gözlerine bakarak hafif hafif esnerken o ise aynı şekilde bana bakıyordu. "Kaçamazsın." Karanlıkta yüzünü zar zor görürken ona çok yakın olduğumu fark ettim. Pes ederek kolumu koltuğun başına koyarak elimi saçlarına götürdüm. "Ne demiştim ki. Ben o ara içmiştim biraz belki onun etkisiyle birşey dediysem kusura bakma." Yiğit gözlerini kapatarak başını koltuğun başlığına yasladı. Kirli sakallarını görürken yutkununca adem elması hareket etti. "Tövbe tövbe. Kızum sen anlamay misun?" Gözlerim boynunda takılı kalırken cevap verdim. "Neyi?" Uzun kiprikleri gözüme çarpınca biraz yaklaşarak incelemeye başladım. "Sorumun cevabını almadan bırakmayacağum mi?" Sinirlenince otomatik şiveye bağlayan adamdan gözlerimi alamıyordum. "Bence ikimizin de eşit hakları olmalı." Dediğim şeyle tekrar yutkundu. "Ne gibi?" "Sen tek hareketinle beni çekiyorsun, ben yapamıyorum." Dudakları geniş bir gülümsemeye yer bırakınca bende gülümsedim. "Bu kasları boşuna yapmadım ben kızım." Egosu yine kalkarken sinirle göğsüne vurdum. "Başlatma şimdi egona!" Gülümsemesi genişledi. "Başla bakayım, görelim seni?" Sinirle bir daha göğsüne vurdum. "Dur kızım öldürmek mi istiyorsun?" Gülümsemesi yok olurken ben gülümsedim. "Neden olmasın." Göğsünde duran ellerimi tutarak aşağı indirince bırakmayarak bileklerimden kelepçeledi. "Hadi vur bakalım. " bakalım şimdi?" Benle dalga geçerken kucağında zıpladım. Yiğit inleyerek kıpırdanınca gülümsedim. "Vur dedik öldürdün kizum da!" Çenesi kasılırken bir daha zıpladım. Puştluk bedava. Tekrar inleyince dişlerini sıkıyordu. "Dur da!" Bileklerimi tutan eli kayarken ellerimi kurtardım. "İşte böyle can yakarım." Sevinçle ellerime baktım. "Çok pis yaktın canımı." Dedikten sonra yutkundu. O an ona yaklaşarak adem elmasına dudaklarımı yerleştirince yumuşak bir öpücük bıraktım. Dudaklarımı hissettiği an Yiğit başını kaldırdı. Hafifçe geri çekilerek gözlerine bakınca gözlerinin parladığına şahit oldum. Karanlıkta bile parlayan zift siyahı gözleri vardı. "Partide dediğim şey şuydu, seni ilk hissettiğim anda midemde bir hareketlenme oldu ve ben de içten içe aslında seni hissetmek istemiştim, ama..." Lafımı keserek elini belime doladı ve beni kendisine çekince ellerimi göğsüne yerleştirdim. Dudaklarım dudaklarına çok yakınken nefesini verdi, o an içkili nefesini hissedince ne kadar içtiğini merak ettim. "İçmişsin?" Sorduğum soruyla yutkundu. "Şimdi seni öpsem ne yaparsın?" Beyaz gömleğinin üstündeki ellerim öylece sıcak tenini hissederken gözlerimi kaçırdım. "Seni geri öpmem diye mi korkuyorsun?" Belimdeki eli beni kendisine bastırınca altımda hissettiğim sertliği fark ettim. "Sence böyle bir korkum var mı?" Küstahlığı ve egosu bende onu öldürme isteği doğururken bir yandan da hoşuma gitmişti. "Yoksa neden duruyorsun?" Gülümsemesi genişledi. "Beni kışkırtıyor musun?" Soruları karşısında göz devirmemek için sıktım kendimi. "Eğer, seni kışkırtacak olsaydım..." Kalçamı hafifçe sertliğine sürtünce gözlerine bakıyordum. "Bunu yapardım Yiğit." Bana iyice yaklaşınca dudaklarıma dokundu. "O zaman onu yap?" Yavaşça beni öpmeye başladı. Gelecek bölüm full +18 olacaktır bilginize...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE