Hazal, görevlinin sözlerine rağmen ofisin kapısını açmak üzereyken aklında tek bir şey vardı. Fırat onu kime tercih etmişti? Nasıl biriydi Fırat'ı ondan alan ve şimdi bir ofis köşesinde geceleyecek kadar büyük müydü tutkuları? Çıplaklar mıydı mesela? Ellerinin titremesine mani olamadı Hazal.Oysa hastalarını saatlerce dinlerken, onlar ne anlatırlarsa anlatsınlar sakin olmayı başarırdı; tepkisiz, sabit durmayı da. Herkes onun için hep soğukkanlı olduğu yönünde ifadelerde bulunurken, şimdi bu tanıma tamamen tezattı hali. İnsanın kendi hayatı işin içine girince başkalarının hayatına ahkam kesmek gibi olmuyordu işte. Uzmanlık alanının bittiği andı şuan; aklı, fikri, düşünceleri kontrol edilemez bir boşlukta debelenip duruyorlardı. Titreyen eline diğer titreyen eliyle destek vermek istediğind

