Cumartesinin en güzel yanı, Fırat'ın Suluca'daki evine gelmemiz oldu. İçeri girdiğimizde yine bizi sıcacık bir hava karşılarken, adımlarımı bildiğim evde gezdirdim.. Kendimi salondaki koltuğa attığımda, "Bu evin çok farklı bir ruhu var." deyip, yanıma oturan Fırat'ın göğsüne başımı koydum ve sözlerimi tamamladım. "Bana iyi gelen bir yanı var." Parmaklarını hafifçe saçlarıma daldırıp okşayan Fırat, "Bana da seninleyken iyi geliyor burası."dedi net bir şekilde. "Öncesinde? " Parmakları, sorum karşısında saçlarımdaki hareketini kesti." Öncesinde iyi gelmiyordu. " Başımı göğsünden kaldırıp, yüzüne baktım. Hüzünle kaplı gözlerini bana eskisi gibi ifadesizlikle kapatmıyordu. "Annen ya da babanla ilgili bir sıkıntı var gibime geliyor." Burnundan sert bir nefes verdiğinde, gözlerindeki

