Sabahın yedi buçuğunda kalkıp, üstüme incecik nar çiçeği rengi kısacık elbisemi giydim. Saçlarımı tepemde toplayıp, sıfır makyajla kendimi güne hazırladım. Yanımdaki deniz çantama gerekli malzemeleri akşamdan koyduğum için kendimi iyi hissediyordum. Büyük ihtimal bu saatte hazırlasam illaki unutacak bir şeylerim olurdu. Telefonumun sesiyle yerimden doğruldum. Arayan tabii ki de Fırat'tı. Hemen yeşil tuşa basarak, "Alo, günaydın." dedim. "Günaydın, hazır mısın? Kapıdayım." Hemen çantamı aldım. Ayaklarıma parmak arası sandaletimi giydim, arkasındaki kopçasını da kapatırken, "Çıkıyorum" dedim. Kulağım ve omzum arasındaki telefonumu sağ elimle yakalayıp, kapıyı açtım. Kendimi dışarı attığımda ise, hala açık ve kulağımda duran telefona "Geldim."diyerek kapattım. Bahçe kapısından çık

