Tesadüflerin Rehberliğinde((Dönüşümün İzinde)))

1094 Kelimeler
O sabah Elif, yatak odasındaki loş ışığın altına oturmuş, gözlerini kapalı tutarken, iç dünyasındaki sesleri dinliyordu. Gece boyunca süren kararsızlıkların ve içsel çatışmaların ardından, artık adım atma vaktinin geldiğini hissetti. Kendiyle yüzleşmenin eşiğinden geçtiğini, artık önündeki belirsizliklerin kendisini yönlendireceğine inandı. Pencerenin perdesi hafifçe aralandığında, sokaktaki ilk ışık huzmeleri odayı doldurdu. Bu ışık, geçmişin soğuk anılarını silmedi; ama yeni bir başlangıcın habercisi gibiydi. Elif, “Önlerine göre hareket edelim” düşüncesiyle kalktı. Artık geçmişin acı izleri yerine, belki de kalbinin yeniden açılabileceği ufuklara bakmayı kendine kabul ettirmişti. ** İlk adımı atmak için İstanbul sokaklarına karıştı. Kadıköy’den Aslı’nın semtine doğru yürürken, her adımında kalbinin içsel çekişmesini hissetti. Arda Mavi ile tanıştığı o anın kıpırdayan etkisi hâlâ ruhunda bir yankı bırakmıştı. Ancak, aynı zamanda eski yaraların anılarını da unutmamıştı. Bu ikilem arasında, “Belki de bu sefer farklı bir yol, farklı bir ses duyabilirim” diye kendi kendine fısıldadı. Yürürken, küçük bir sokak kitabecisinin vitrininde yine gözleri bir kitaba takıldı. Kitabın başlığı, “Tesadüflerin Dansı”ydı. İçinde, hayatın akışına teslim olmaktan, her anın getirdiği sürprizlerle dans etmenin öneminden bahsediliyordu. Elif’in adeta kalbi bir anlığına hızlandı; sanki o kitap, tüm tereddütlerinin ötesinde bir yanıt sunuyordu. ** Bir anda telefonuna bir mesaj düştü: “Bugün öğleden sonra Kadıköy’de küçük bir edebiyat buluşması var. Katıl, belki aradığın tesadüf yine yolunu keser.” – Aslı. Elif, mesajı okurken önce tereddüt etti; içindeki çelişkili sesler, “Belki bu sefer yine kalbin kırılmadan kanat açar” ile “Yine hayal kırıklığı mı yaşayacağım?” arasında gidip geliyordu. Ancak, uzun süre içinden bastırdığı ses, nihayet kararını verdi: Önlerine göre hareket edeceğim, ne geçmiş beni ne de gelecekteki belirsizlik engellerimi belirlesin. ** Öğleden sonra geldiğinde, Elif kendini kalabalığın toplandığı bir kafede buldu. Edebiyat tutkunlarının sohbetleri, eski anılardan bugüne uzanan, umut dolu hikayelerle doluydu. Yan masada, adeta bir anının içinden çıkmış gibi duran Arda Mavi’yi uzaktan fark etti. Gözleri, sanki kelimelerin ötesinde bir anlam taşıyordu; ama bu sefer farklıydı. Gülümsemesi eskisi kadar mesafeli değildi, daha sıcak, biraz da samimiyetti. Elif, içindeki çekingenlikle süzülen duyguları bastırarak, yavaşça masaya doğru yöneldi. Kendi adımlarının, uzun süredir unutulmuş bir cesarete dönüşmeye başladığını hissetti. Masanın karşısındaki sandalyesine oturduğunda, Arda’nın gözleri anında ona kilitlendi. Arda, hafifçe eğildi ve gülümseyerek: “Sanırım bugün, yollarımızın tekrar kesişmesinin tam zamanı,” dedi. Elif, hem içindeki o eski çatışmanın hem de yeni adımın getirdiği heyecanla cevap verdi: “Belki de kader, bazen sessizce ama kararlı adımlar atmamızı bekler.” ** Sohbet ilerledikçe, geçmişin yaraları ve geleceğin umutları birbirine karıştı. Elif, Arda’ya yıllar süren yalnızlık ve kırgınlıkların getirdiği ağırlığı anlatırken, Arda da kendi hayatında yaşadığı benzer dönüşümleri paylaşmaya başladı. İkisi de, geçmişin acılarının onları ne kadar şekillendirdiğini; fakat aynı zamanda, her yeni tesadüfün bir şans olduğunu fark ediyordu. Bu karşılaşma, ani bir karar vermekten ziyade, önlerine düşen fırsatların akışına teslim olmayı simgeliyordu. Elif, içindeki kararsızlık ve çekingenliğin yerini, belki de belirsiz ama samimi bir umuda bıraktığını hissediyordu. Ve bu umut, kendini yeniden keşfetmenin, kırık kalplerin belki bir gün maviye dönmesinin habercisiydi. ** İkili, günün sonunda birbirlerine veda ederken, aralarındaki mesafe sadece fiziksel değildi. Kalpleri, geçmişin yüklerinden arınmış, ama henüz tamamen iyileşmemiş bir umutla, geleceğe dair ufak bir adım atıyordu. Elif, evine dönerken artık kendine söz vermişti: Her adım, kendi içine atılan, belki de hafif ama kesin bir karardı. Ve o kararda, hayatın kendiliğinden getirdiği tesadüflerin, eninde sonunda kalbin kırık parçalarını onarabileceğine dair sessiz bir inanç vardı. Ertesi haftalar, Elif için zamansız bir bekleyişin ötesinde, yaşamın kısmi bir düğümünü çözmeye başlamıştı. Kadıköy’deki o rastlantıdan sonra, şehir sanki yepyeni bir yüze bürünmüş gibiydi. Göz ardı edilemeyecek küçük güzellikler, her köşeden çıkmaya başlamış, Elif’in içindeki eski fırtınanın yerine narin ama kararlı esintiler yerleşmişti. Elif, sabah kahvesini içerken, pencereden dışarıyı seyrederken kendini eskiden hiç olmadığı kadar canlı hissetmeye başladı. Geceleri iç çektiği, kendi kendine “Aşk maviye döner mi?” diye sorduğu o anların ardından, bedeninde ve ruhunda hafif bir titreşim vardı artık. O eski acıların, unutulmuş hayal kırıklıklarının izlerini silmemişti belki; ama yerlerine, geleceğe dair bir inanç, yeniden deneme cesareti yerleşmişti. Her geçen gün, gözlerini kapatıp derin derin nefes aldığında; geçmişin ağırlığıyla geleceğin belirsiz umutları arasında, o ince ama ısrarcı bir ses yankılanıyordu. "Sen artık kendinle barışmalısın," diyen o içsel ses, Eski acıların yerini, yavaşça, ama sağlam adımlarla, kendi benliğini yeniden kucaklamaya başlamıştı. Bir akşam, Elif'in her zamanki yalnız yürüyüş rotası, ona tanıdık geldi. Kalabalığın arasında, kitap kurgusu, şiirle yoğrulmuş sokak sanatı ve küçük kafeler arasından akıp giden sokaklarda; Arda’nın varlığına dair küçük işaretler göze çarptı. Bir kitapçı vitrininde, ismini anımsatan bir sanat eseriyle karşılaştı. Üzerinde ince bir mavi ton hakim; sanki o gün Kadıköy’deki karşılaşmalarının yankısını taşıyordu. O gün, o eser önünde durup uzun uzun baktı. Sanki resim, yalnızca Arda'nın ya da onun sözcüklerinde saklı olan derinliği değil, aynı zamanda kendi içsel çelişkilerini de, o kararsızlıklarını yansıtmıştı. Ve o an bir farkındalık kapısı aralandı: — Gözlerindeki mavi, kalbimin kırıklarıyla yarışıyor; ama belki de onlara tamir için bir işaret veriyordu. Bu içsel dönüşüm sürecinde Elif, uzun zamandır sakladığı defterini eline aldı. Daha önce acı bir sığınak olarak kullandığı, kelimelerle yaşadığı iç hesaplaşmalar şimdi başka bir boyut kazanıyordu. Kalemi eline aldığında, önce eski yaralarını, kırık anlarını satır satır tekrar ediyordu; fakat sonrasında kelimeler umutla, cesaretle yeniden kendini ifade etmeye başladı. "Her acı, bir öğretmendir," diye yazdı sayfalara. "Belki de kalbimdeki o mavi renk, bana yeni bir başlangıç sunuyor; kırıklarımı onaran, yeniden sevgiye inandıran bir renk." Bu yazı, Elif için kendiyle uzlaşmanın, geçmişin izlerini kabul ederek geleceğe bir adım atmanın sembolü oldu. O an, hayata dair artık kararsızlıkla mücadele etmek yerine, önlerine düşeni alıp, belki de küçük adımlarla da olsa, kendi yolunu çizmeyi seçiyordu. Bir hafta sonra, kadim sokaklarda gezinirken Elif, önceden hiçbir planı olmadan, tesadüfen bir kitap fuarının düzenlendiğini öğrendi. İçinde birçok yazarın, özellikle de şiirin ve duygunun izlerini taşıyan konuşmaların yer aldığı bu fuar, ona yeniden denemek için bir vesile gibi geldi. Orada, bir köşede Arda’nın daha önceden hiç duymadığı bir şiir kitabının tanıtımını yaptığı duyuldu. Bu, Arda’nın sanatsal kimliğini tekrar gün yüzüne çıkarıyor, onu sadece bir yüzeysel tesadüf olarak değil, gerçek bir insan olarak yeniden canlandırıyordu. Elif, o anın büyüsüne kapıldı; belki de bu karşılaşmalar, hayatındaki kırıkların yalnızca hafifçe toprağa dökülen tohumları olduğunu, yeniden yeşerecek umutların habercisi olabilirdi. Fuarın sonunda, kalabalığın arasında yalnız gezen Elif, aklında yeni bir düşünceyle yavaşça yürümeye başladı: "Artık her adıma kendi izimi bırakacağım. Geçmişin gölgeleri, bugünün ışığında silinmeye yüz tutmuş durumda. Önümüze düşen her tesadüf, kendi benliğimin bir parçası, bir mürekkep lekesi gibi; ama ben artık her lekede farklı bir hikâye arıyorum." Kalbindeki kararsızlık ve eski yaraların varlığına rağmen, gelecek için umut taşıyan adımlar, onu biraz daha özgürleştiriyordu. Kırık kalbinin tamiri, belki de bir gün, içindeki maviyle bütünleşerek, yepyeni bir yaşam öyküsüne dönüşecekti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE