bc

GÜNYELİ

book_age18+
13
TAKİP ET
1K
OKU
forbidden
family
fated
drama
small town
surrender
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Günyeli...Bir isim bir insana ne kadar yakışırsa, Günyeli'ye de o kadar yakışıyordu. Günyeli öyle bir kadındı ki ona her şey yakışıyordu ama bir şey vardı... Gözlerinden tırnak uçlarına kadar uyuşturan hüzünlü mavi gözlerinde adı konmamış bir şey.Doğduğu anda bir çilenin içinde açmıştı gözlerini. O doğduğunda şehirde bombalar patlamış, insanlar ölmüştü ailesiyle birlikte. Açlıkla, susuzlukla, bir türlü ölememekle baş etmişti.O kadar büyük acılar çekmişti ki halen daha devam ediyordu. On yedi yaşında evlendi bir ağa oğluyla. Hiç tanımadığı bir adamı, onunla hiç konuşmamasına rağmen sevmeyi denedi. Aralarında her şey vardı ama hiçbir şey yoktu.Bebeği olmuyordu Günyeli'nin, aradan yıllar geçti olamadı bir türlü. Adam ona sordu."Gitmek istersen git, yoksa üstüne kuma alacağım" demişti. Gidecek yeri yoktu Günyeli'nin, kalmayı seçti.O kalış bütün hayatını değiştirecekti. Hatta Günyeli belki de hayatı boyunca ilk defa gerçekten mutlu olmaya başlayacaktı.Çünkü bazen felaket denilen mucize olabilirdi.Gönlünü kaptıracaktı Günyeli, hemde heybetli bir jandarma askerine.Sonra kader devir değiştirecekti. Artık hiç tatmadığı güven duygusunu iliklerine kadar hissecekti. Kalmayı seçtiği için pişman olmayacaktı, çünkü eğer kalmasaydı onunla tanışamayacaktı...^^"Şu an seni bırakırım gücüm olsa ama ben sana -""Sus" dedi elini dudaklarının üstüne kapatarak. Alınlarını ayırmıştı anında. "Yapma, bunu kaldıramam ben." Gözlerinden yaşlar o anı bekliyormuş gibi düşmeye başlamıştı.Yüzbaşı elini kadının elini üstüne koyarak usulca indirdi. Elinin içine aldı bu şifa dolu eli. Başını önüne eğdi. Bakamıyordu artık yüzüne. İnsan insana kaç günde aşık olurdu? Hadi oldu, bu ne zaman acı vermeye başlardı?"İstiyorum ki gitme ama sen hep gidiyorsun Günyeli!" dedi adam gözleri yaşlı. "Gün gibi gelip gidiyorsun. Yel gibisin... Adın gibisin.""Yapma böyle yüzbaşı, biliyordun.""Artık bilmek istemiyorum. Ya hep gel, ya hiç gelme."Günyeli'nin buraya gelip gitmekten başka yaptığı güzel bir şey yoktu. Buraya bir daha gelemezse ne yapardı onu bilmiyordu."Peki. Öyle olsun yüzbaşı."Canlarından can kopuyor gibi hissetselerde biri gitmeli bir kalmalıydı. Zaten çok yanlıştı. Bile bile yanlışa yaklaşmışlardı. Gidiyordu Günyeli, gün gibi, yel gibi gidiyordu.Peki yüzbaşı buna dayanabilecek miydi?Artık onsuz yaşayamazdı...^^İmkansız bir aşk bu. Nefes gibi, ciğer gibi, oksijen gibi bir aşk. Durdurulamaz, karşına konulmaz bir aşk.Günyeli yaralı askeri günlerce iyi etmek için uğraşırken, asker gözlerini bu eşsiz güzellikte ki kadının ellerinin arasında açacaktı.İmkansızdı bu kadın. Nefes almamak gibi...📍

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
TANITIM
📍Bu kitapta okuduğunuz her şey hayal ürünüdür. Gerçek hayatta ki kişi ve olaylarla hiçbir ilgisi yoktur... Günyeli... Bir isim bir insana ne kadar yakışırsa, Günyeli'ye de o kadar yakışıyordu. Günyeli öyle bir kadındı ki ona her şey yakışıyordu ama bir şey vardı... Gözlerinden tırnak uçlarına kadar uyuşturan hüzünlü mavi gözlerinde adı konmamış bir şey. Doğduğu anda bir çilenin içinde açmıştı gözlerini. O doğduğunda şehirde bombalar patlamış, insanlar ölmüştü ailesiyle birlikte. Açlıkla, susuzlukla, bir türlü ölememekle baş etmişti. O kadar büyük acılar çekmişti ki halen daha devam ediyordu. On yedi yaşında evlendi bir ağa oğluyla. Hiç tanımadığı bir adamı, onunla hiç konuşmamasına rağmen sevmeyi denedi. Aralarında her şey vardı ama hiçbir şey yoktu. Bebeği olmuyordu Günyeli'nin, aradan yıllar geçti olamadı bir türlü. Adam ona sordu. "Gitmek istersen git, yoksa üstüne kuma alacağım" demişti. Gidecek yeri yoktu Günyeli'nin, kalmayı seçti. O kalış bütün hayatını değiştirecekti. Hatta Günyeli belki de hayatı boyunca ilk defa gerçekten mutlu olmaya başlayacaktı. Çünkü bazen felaket denilen mucize olabilirdi. Gönlünü kaptıracaktı Günyeli, hemde heybetli bir jandarma askerine. Sonra kader devir değiştirecekti. Artık hiç tatmadığı güven duygusunu iliklerine kadar hissecekti. Kalmayı seçtiği için pişman olmayacaktı, çünkü eğer kalmasaydı onunla tanışamayacaktı... ^^ "Şu an seni bırakırım gücüm olsa ama ben sana -" "Sus" dedi elini dudaklarının üstüne kapatarak. Alınlarını ayırmıştı anında. "Yapma, bunu kaldıramam ben." Gözlerinden yaşlar o anı bekliyormuş gibi düşmeye başlamıştı. Yüzbaşı elini kadının elini üstüne koyarak usulca indirdi. Elinin içine aldı bu şifa dolu eli. Başını önüne eğdi. Bakamıyordu artık yüzüne. İnsan insana kaç günde aşık olurdu? Hadi oldu, bu ne zaman acı vermeye başlardı? "İstiyorum ki gitme ama sen hep gidiyorsun Günyeli!" dedi adam gözleri yaşlı. "Gün gibi gelip gidiyorsun. Yel gibisin... Adın gibisin." "Yapma böyle yüzbaşı, biliyordun." "Artık bilmek istemiyorum. Ya hep gel, ya hiç gelme." Günyeli'nin buraya gelip gitmekten başka yaptığı güzel bir şey yoktu. Buraya bir daha gelemezse ne yapardı onu bilmiyordu. "Peki. Öyle olsun yüzbaşı." Canlarından can kopuyor gibi hissetselerde biri gitmeli bir kalmalıydı. Zaten çok yanlıştı. Bile bile yanlışa yaklaşmışlardı. Gidiyordu Günyeli, gün gibi, yel gibi gidiyordu. Peki yüzbaşı buna dayanabilecek miydi? Artık onsuz yaşayamazdı... ^^ İmkansız bir aşk bu. Nefes gibi, ciğer gibi, oksijen gibi bir aşk. Durdurulamaz, karşına konulmaz bir aşk. Günyeli yaralı askeri günlerce iyi etmek için uğraşırken, asker gözlerini bu eşsiz güzellikte ki kadının ellerinin arasında açacaktı. İmkansızdı bu kadın. Nefes almamak gibi... 📍 Bt; 21.10.2023

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

AŞKLA BERDEL

read
92.4K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
40.7K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
89.2K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
57.6K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
551.5K
bc

HÜKÜM

read
231.3K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
36.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook