Hikayesi betuloksuz
author-avatar

betuloksuz

HAKKINDAquote
SEV'DAĞLI GELİN kitabımın bölümleri kısa bir süre için ücretsizdir...
bc
Gençlik Ateşi 'UNUTAMIYORUM '
Güncellenme zamanı Sep 30, 2022, 01:18
Aile, dost, arkadaşlar, arkadaşlıklar... Bunlar güzeldi ama korumaktı önemli olan... Lise de yaşanan asla unutulmaz derler. Öyleymiş... Liseli bir kızın maceralarını, travmalarını, gerçeklerini, aşkını, arkadaşlıklarını anlatan sıcacık bir hikaye... Yeni okul, yeni insanlar ve yeni bir aşk... Onun için aile her şeyden önemliydi peki ya gerçekleri nasıl kabul edecekti?
like
bc
SEV’DAĞLI GELİN
Güncellenme zamanı Apr 11, 2026, 07:03
Masada bakışmalar oluyordu, birinin söze girmesi için herkes birine kaş göz yapıyordu. Sevda, Şirin'le ilgileniyordu, o yüzden fark etmiyordu ki zaten hiçbir zaman da onların işine karışmazdı."Sevda" dedi halası."Efendim hala.""Kızım şey" deyince bunu nasıl söyleyeceğini düşündü. "Sana görücü gelecek" dedi. Sevda bunun da diğerleri gibi olacağını sanıyordu ama işin rengi değişikti."Hı"dedi Şirin'in ağzını silerken." Gökmen Bey için "deyince Sevda durdu. Başını ağır ağır halasına döndürdü." Ama o zaten evli "derken itiraz edeceği bir durumda olduğunu sanıyordu ama bilmiyordu ki büyükler karar vermişti." Öyle, öyle de biliyorsun Gökmen Bey çok zengin. Üç çocuğu var sadece. "Üç çocuğu, bir eşi var sadece!" Ben - "dedi korkarak. Ona fikrini sormuyorlardı, ona sadece olacağı söylüyorlardı ve sanki itiraz etmeye hakkı varmış gibi bir de bunu söylemeye çekiniyorlardı. Amcalarına baktı ve gördü ki herkesin aklına yatmış.
like
bc
GÜNYELİ
Güncellenme zamanı Mar 24, 2026, 08:43
Günyeli...Bir isim bir insana ne kadar yakışırsa, Günyeli'ye de o kadar yakışıyordu. Günyeli öyle bir kadındı ki ona her şey yakışıyordu ama bir şey vardı... Gözlerinden tırnak uçlarına kadar uyuşturan hüzünlü mavi gözlerinde adı konmamış bir şey.Doğduğu anda bir çilenin içinde açmıştı gözlerini. O doğduğunda şehirde bombalar patlamış, insanlar ölmüştü ailesiyle birlikte. Açlıkla, susuzlukla, bir türlü ölememekle baş etmişti.O kadar büyük acılar çekmişti ki halen daha devam ediyordu. On yedi yaşında evlendi bir ağa oğluyla. Hiç tanımadığı bir adamı, onunla hiç konuşmamasına rağmen sevmeyi denedi. Aralarında her şey vardı ama hiçbir şey yoktu.Bebeği olmuyordu Günyeli'nin, aradan yıllar geçti olamadı bir türlü. Adam ona sordu."Gitmek istersen git, yoksa üstüne kuma alacağım" demişti. Gidecek yeri yoktu Günyeli'nin, kalmayı seçti.O kalış bütün hayatını değiştirecekti. Hatta Günyeli belki de hayatı boyunca ilk defa gerçekten mutlu olmaya başlayacaktı.Çünkü bazen felaket denilen mucize olabilirdi.Gönlünü kaptıracaktı Günyeli, hemde heybetli bir jandarma askerine.Sonra kader devir değiştirecekti. Artık hiç tatmadığı güven duygusunu iliklerine kadar hissecekti. Kalmayı seçtiği için pişman olmayacaktı, çünkü eğer kalmasaydı onunla tanışamayacaktı...^^"Şu an seni bırakırım gücüm olsa ama ben sana -""Sus" dedi elini dudaklarının üstüne kapatarak. Alınlarını ayırmıştı anında. "Yapma, bunu kaldıramam ben." Gözlerinden yaşlar o anı bekliyormuş gibi düşmeye başlamıştı.Yüzbaşı elini kadının elini üstüne koyarak usulca indirdi. Elinin içine aldı bu şifa dolu eli. Başını önüne eğdi. Bakamıyordu artık yüzüne. İnsan insana kaç günde aşık olurdu? Hadi oldu, bu ne zaman acı vermeye başlardı?"İstiyorum ki gitme ama sen hep gidiyorsun Günyeli!" dedi adam gözleri yaşlı. "Gün gibi gelip gidiyorsun. Yel gibisin... Adın gibisin.""Yapma böyle yüzbaşı, biliyordun.""Artık bilmek istemiyorum. Ya hep gel, ya hiç gelme."Günyeli'nin buraya gelip gitmekten başka yaptığı güzel bir şey yoktu. Buraya bir daha gelemezse ne yapardı onu bilmiyordu."Peki. Öyle olsun yüzbaşı."Canlarından can kopuyor gibi hissetselerde biri gitmeli bir kalmalıydı. Zaten çok yanlıştı. Bile bile yanlışa yaklaşmışlardı. Gidiyordu Günyeli, gün gibi, yel gibi gidiyordu.Peki yüzbaşı buna dayanabilecek miydi?Artık onsuz yaşayamazdı...^^İmkansız bir aşk bu. Nefes gibi, ciğer gibi, oksijen gibi bir aşk. Durdurulamaz, karşına konulmaz bir aşk.Günyeli yaralı askeri günlerce iyi etmek için uğraşırken, asker gözlerini bu eşsiz güzellikte ki kadının ellerinin arasında açacaktı.İmkansızdı bu kadın. Nefes almamak gibi...📍
like
bc
SARMAŞIK
Güncellenme zamanı Apr 5, 2024, 12:11
Sadece gözlerimi kapatınca aklıma bile gelmeye geç kalan adamı hatırlatmakta güçlük çekiyordum. On yedi yaşımda veda ettiğim sevdiğim şimdi kim bilir nerede? Onu çok özledim... Tam yedi yıldır her gün bugün gelecek demekten usandığımın farkına varmaktan da korkar olmuştum. Hayatıma devam ederken değişen her şey ona gelince bir düğüm oluyordu. Gelmeyeceğini bilmemek daha iyiydi aslında, en azından bu şekilde acı çekmiyordum. Yine de bir hevesle geldiğini hayal etmekten alamıyordum kendimi. Onu en güzel yaşımda tanıdım ve en güzel yaşımda ellerimle uğurladım hiç bilmediğim bir yere. O zamanlar onunla gidemedim, gidemezdim de. Babam beni evlatlıktan reddederdi. Onun gidişi hayatımda çok şeyi değiştirdi. Mesela geleceğimizi düşünürken bir bir tırmandım başarı basamaklarını. Temizlikçi olarak başladığım şirkette yedi yıl sonra terfi ederek yönetici asistanı oldum. Bu benim hikayem. Çok karmaşık ama bunu seviyordum. Ben Hazal SARMAŞIK. 24 yaşındayım. Hem okuyup hem çalışarak kazandım hayatımı. Bu zirveye çıkışımın en sancılı yıllarını inancımla hafiflettim. İnanç olmasa neyi başarabiliriz ki... ~ "Bu kadar erken yaşta nasıl bu pozisyona geldin acaba" diye ahlaksız bir imada bulundu. Gözlerim dehşete kapıldığımı gösteren cinste açıldığında kanım çekiliyordu. "Ne diyorsun sen ya?" "Söylesene hangisi, Alp abim mi? Amcam mı?" Öyle güçlü bir şekilde sarsıldım ki, gözüme takılan su bardağını kaptığım gibi kafasına fırlattım... Yedi yılımı çalan bu adamdan tiksiniyordum artık. ~
like
bc
GECE KOKUSU
Güncellenme zamanı Dec 24, 2021, 07:53
Bazen hayal ettiğimiz gibi olmaz, bunun için hayallerimizi suçlayamayız. Benim gibi birini kim neden istesin ki zaten. Birilerinin kaderini yaşamak değildi niyetim ya da birinin oyuncağı olmak. Ben bir hukuk şirketinde sadece sekreterdim, hepsi bu. Hayatım hep birilerine imrenmekle, hep birilerini örnek almakla geçti. Ama imrenilen olmadım, hiç saygı görmedim. Biri tarafından yana yakıla sevilmedim bile. Bir gün biri çıktı karşıma ve bütün hayatımı alt üst etmekle yerle bir etti. Benim hikayem çoktan yazılmış, ben çoktan birinin eşi olmuşum bile. Oysa ben küçük bir evde, küçük bir hayat yaşayan bir kızdım. Bu kadar karışık bir dünyayı hayal etmedim. Bu ben değilim dediğim de oldu. Ama yapacak bir şey yoktu artık. Çoktan evlenmiş, bir evin içinde çoktan kaybolmuştum. Ben bir yuva hasretiyle yanıp tutuşan... O bir evi kendine hapishane gören. Ben bir masayı sevgiye süsleyen... O o masayı öfkesiyle solduran. Ben adım atmaya cesareti olmayan o küçük kız... O adım attıkça yerleri titreten bir arsız.
like
bc
PAPATYA
Güncellenme zamanı Dec 21, 2021, 11:08
Kimse mükemmel değildir der annem. Hatta öyle güzel söyler ki, sadece onun mükemmel olduğunu bilirim. Mesela insanın hayatı bir günde değişirmiş. İnanmazdım. Herkesin bir katili vardı ne yazık ki. Sen yaşadığını sanarken, aslında birileri seni öldürmek için bekliyor olabilir... Aşkı hep annemin babama olan aşkından ibaret bilirim ben. Sevgiyi ise annem ve manevi babam olan Fırat abinin birbirine duyduğu o derin duygudan. Sevgiden yoksun değildim. Etrafımda ki herkesten yeterince sevgi görüyordum. Hatta bazen bu bunaltadabiliyor. Bir gün kanatlarımı açıp uçmaya karar verdim ve kendimi hiç bilmediğim bir dünyanın kapılarını açarken buldum. Pembe bir dünyam yoktu belki ama bu kadar kararması da mümkün değildi...Bu öyle bir şey ki ne gidebilen oldum ne de kalabilen. Kara gözlü bir adam tanıdım. Bilmiyordum en büyük acım olacağını. Kimin kaderini yaşıyordum. Annem Naz Sayar'ın mı? Babam Emir Sayar'ın mı? Çünkü bu yolda yardım isteyecek kimsem yoktu. Hatta ağzımı açarsam ölebilirdim...
like
bc
GİTME
Güncellenme zamanı Nov 2, 2021, 10:55
Üvey ailesinin yanında mutsuzluk içinde yaşayan Günce gerçek ailesini arar ama bulduğu şeyler hayatını alt üst eder... Camdan dışarıya bakıp yağan yağmurun altında ıslanamayan, çocukluğunu hep pencere önü çiçeği gibi camdan bakarak yaşayan ben, dışarıya ne kadar aşıksam, dışarıdan o kadar korkuyordum. Hep düşünüyordum, benim bir hikayem hiç mi olmayacak. Ömrüm sokağa hasret kalmakla mı geçecek diye. Sadece bir gün çıkmıştım, sadece bir gün. Başıma ne geldiyse o gün gelmişti. Kahraman Deniz'in söylediği gibi; tamda terk etmek üzereydim bu şehri. Olmadı. Evlat edinildiğim evin kül kedisiydim. Prenses falan değilim. Annem babam da yok, biçare üniversite hayalleri kuruyordum işte. Bu evden, bu mahalleden çok uzağa gidecektim. Tamda beklediğim o gün gelmişti. Keşke hayvanları daha az seviyor olsaydım, böylece hayatımı planlarımın dışında yaşamak zorunda kalmazdım.
like