8 Bölüm

1486 Kelimeler
Yaralarım hep geç iyileşirdi durmazdım sürekli bir yerlerimi kazıyıp kanatır dizlerimi dirseklerimi kapıya duvara çarpardım ama bu sefer ben kendimi değil başka biri beni vurmuştu bu sefer yaralarımı annem babam değil nişanlım sarıyordu boğazımda koca bir yumru vardı ağlamak istiyordum şimdiye kadar beni annem babam bile dönmemişken şiddet göstermemiş hakaret etmezken benim eski sevgilim bana şiddet uygulamıştı ellerimi kanatacak bir şekilde sıkarken dudağımdaki yarayı temizleyen adama bakıyordum dikkatli nazik canımı acıtmadan temizliyordu yaramı ona minnet duyuyordum sızlayan kaşım ile elim kaşıma gideceğini anlayan adam hemen elimi tutu "Mikrop kapmasın dokuma."dedi adam kadının yüzüne bakıp aklı hala o adamın sözlerindeydi benim kadınım ben ona sahip oldum derken ciddi olmazdı değil mi eski sevgilisi miydi yoksa nişanlısı mı yada başka bir şey gözleri sinirle kapandı o adamı öldürmek istiyordu nasıl öyle şeyler söylemişti belki de söyledikleri sadece koca bir yalandı gülayın öyle şeyler yapacağına inanmıyordu "Sızlıyor."dedi kısık çıkan sesiyle hala bu adama ne açıklama yapacağını bilmiyordu ne diyecekti eski sevgilim ben seninle nişanlı iken sürekli yoluma çıkıyor beni rahatız mı ediyormu diyecekti yaptığı bir aptallıktı Ali'yi sinan ile yüz göz etmeyecekti yada Sinan'ın kafasını gözünü oyacaktı "Şimdilik normal bir iki saate geçer geçmezse doktora gideriz."demişti ali kadının tam karşısındaki sandalyeye oturdu aralarında iki adımlık mesafe vardı oturdu konuşmalısı gereken her şeyi konuşulmalıydı hemen şimdi "Sinan eski sevgilim."dediğinde adamın gözlerine bakıyordu kaşları çatılmış gözleri kısılmıştı sağ yanağından akan göz yaşını hemen parmaklarıyla silmişti "Eski sevgilinin senin yanında ne işi var gülay."demişti adam sert çıkan sesine engel olmayarak kendisi nişanlıydı eski sevgilisi onun yanında gezerse çıkacak dedikodulara engel olmazdı o adam gülayın neden peşindeydi "Zaten bir ay sevgili kaldık ayrıldım ama peşimi bırakmadı." "Yok on iki ay kalsaydın yavrum senin kafan mı güzel sen neden bana söylemiyorsun neden yusuf ali bu adam beni rahatsız ediyor demiyorsun."dediğinde sandalyeden sinirle kalktığı için devrilen sandalyenin tiz sesi boş odada yankı yapmıştı kafayı yiyecekti eğer önceden söyleseydi şimdi bu halde olmayacaktı elin şerefsizinden dayak yemişti "Korktum."dedi göz yaşlarını döküp bir bebek gibi ağlamaya devam ederken ne deseydi sevgili nişanlım benim eski sevgilim sürekli karşıma çıkıp beni karısı yapmaya çalışıyor mu deseydi "Kimden korktun." "Senden." "Neden." "Nişanı atarsın diye." "Ne alakası var." "Yok mu." "Yok." "Neden yok." "Gidelim." Önümde eğilip aniden beni kucağına alan adama ilk önce şaşırsamda sesimi çıkarmadan yardımcı olmuştum kollarımı boynuna sardım yüzüne baktığımda çenesinin sıktığını kaşlarının çatığını gördüm ellerim sakalarına gitti yürürken bana bakmadı bile evden çıkmıştık burası onun dağ eviydi güzeldi ama ıssız korkutucu bir yerdi arabaya doğru yürürken bana dönüp bakmıyordu bile "Ali özür dilerim."demişti elleri hala sakalında iken dudaklarını yanağına bastırmıştı bu bir özür dilerim öpücüğüydü gerçekten çok pişmandı keşke aliye söyleseydi haklıydı adam belki de şu an evinde olurdu her yeri mosmor olmazdı elin adamından dayak yemişti ellerini sakalından çekmişti adam resmen ona bir tepki bile vermemişti kollarını kucağına koydu boynuna sarmadı gerek yoktu daha fazla onu rahatsız etmek istemiyordu yeterince rezil olmuştu onun gözünde küçük düşmüştü Adam yanağına konan öpücük ile ilk önce ne olduğunu anlamamıştı ama heyecandan ne yapacağını bilmiyordu bundan daha fazlasını yaşamıştı ama hiç böyle hissetmemişti basit bir öpücük olabilirdi ama etkisi çok büyüktü şimdilik bir şey söylememesi en iyisidi eğer yanlış bir şey yapar ve söylerse kötü şeyler olurdu şimdilik sadece susacaktı arabanın yanına geldiğinde kadını koltuğa oturtmuş kemerini bağlamıştı ∆∆∆ Yatağımda bir öyle bir böyle dönerken sabah olmuş güneş camın içinden odayı aydınlatmıştı bütün gün gözüme bir gram uyku girmemişti sinirden öfkeden ama en çok kızdığım şey gülayın beni yok saymasıydı eğer eski sevgilim beni rahatız ediyor deseydi şimdi bunlar yaşanmazdı o hâlini gördükçe içi yanıyordu ondan 9 yaş küçük olan nişanlısı kız kardeşi gibiydi yani kız kardeşi ile yaşıttı daha küçüktü on sekiz yaşında bir bebek gibiydi en azından o öyle görüyordu kız kardeşi ayçiçekten farkı yok gibiydi ama Gülay onun nişanlısıydı gelecekti karısı onun kadını O halini gördüğünde çok korkmuştu aslında orda olması tam bir mucizeydi iki ay sonra Yalova'ya dönecekti ama aracının bazı teknik sıkıntıları çıkınca bozulmadan bir an önce getirmişti gitmeden önce gülayın yanına gitmek ona yeni bir telefon aldığı için götürmek istemişti gülayın telefonu eskimişti hediye olarak ona almak istemişti evlerine gittiğinde ise evde kimseyi görmemiş biraz aşağıya inince ise çığlık ve bağırış seslerini duymuştu gülayın korku dolu sesi kulağına gelince ödü kopmuştu O adam Sinan gülayın yaşadığı köyde yaşıyordu yirmi bir yaşında marangoz ustasıydı ve gülayın bir zamanlar sevgilisiydi Gülay hanım bir ay demişti bir ay nasıl onunla sevgili kalmıştı hangi akla hizmet acaba düşündükçe deliriyor her şeyi yakıp yıkmak istiyordu ama onun o anki hali gözünün önüne gelince bütün siniri geçiyordu onu öpmüştü kalbinden bir ılıklık geçmişti Güzel kızdı tatlı kızdı İnkar edecek hali yoktu gözleri ay gibi parlıyordu cildi tertemiz yeni doğan bir bebek gibiydi burnu küçücük dudakları ise dolgundu doğal bir dolgunluk vardı diğer kızlar gibi değildi yüzü gözü botoks dolgu yoktu şimdiye kadar takıldığı bütün kızlar aynıydı şişkin dudaklar yukarıda olan küçük tuhaf burunları vardı onunki ise her kızın gibi değildi kendine has bir güzelliği vardı "Ne diyorsun oğlum sen."dedi kendi kendine adam ne saçmalıyordu az önce kardeşi gibi olduğunu söyleyip şimdi de onu güzelliği ile mi vuruyordu Pencerenin önünden çekildiği gibi banyoya girdi kafasını dağıtmak istiyordu bu düşüncelerden kurtulması gerekiyordu buz gibi suyun altına girdiğinde ise ilk önce irkildi su buz gibiydi ama umursamadı kısa bir duş aldıktan sonra dolaptan kumaş siyah pantolonunu ve onunla aynı renk kazağını giydiğinde parfümünü sıkıp saçlarını taradıktan paltosunu ve yerde duran küçük valizini aldıktan sonra odadan çıkmıştı bugün gitmesi gerekti işler beklemezdi 2 ay sonra döndüğünde evlenecekti zaten iki ay altmış gün sonra kısa bir zaman mıydı onun için evet kısa bir zamanda ama başkaları için değildi aslında bir an önce evlenip hayatını düzene sokmak istiyordu o adam varolduğu sürece onlara rahat yoktu şimdi onca ay orada kalacaktı yani çalışacaktı gülay ise burda belki de o adamdan yine dayak yiyecekti ama bu sefer izin vermeyecekti o adamın işini haledecekti bir an önce burdan gitmesi gerekti o adam gülayın yakınında olduğu sürece rahat etmeyecekti Aşağıya indiğinde salonda ev halkının masaya oturduğunu görmüştü kahvaltı yapacak ne keyfi nede zamanı vardı bir an önce gitmesi gerekiyordu son kez gülay ile konuşup yola çıkması gerekiyordu "Günaydın oğlum hayırdır oğlum nereye" demişti halime hanım heyecanlı ses tonuyla ama oğlunun elindeki valizi görünce kaşları çatıldı iki gün sonra gitmeyecek miydi neydi bu şimdi "İşlerim çıktı bugün gitmem gerekiyor."dedi ve annesinin yanına yaklaşıp alnına bir öpücük kondurdu morelinin bozulduğunu biliyordu ama mecburdu gitmesi gerekiyordu bugün yada yarın farketmezdi "Abi ben bu seferlik çıksaydım sen yorulmadın mı."demişti ufuk abisi hiç durmadan sefere gidiyordu uykusu her şeyi bütün düzeni bozulmuştu biraz dinlenmesi gerekti "Her kes kendi işini yapsın kardeşim."demişti yusuf sabahtan akşama kadar lojistik şirketinin koltuğunda oturamazdı ona göre değildi tamam tırı sürürken de oturuyordu ama onun için bu farklıydı "Peki abi."demişti ufuk ısrar etmenin bir anlamı yoktu abisi bir şeyi bir kere söylediyse onun için tamamdı "Abi ya çok özlüyorum seni "demişti ayçiçek ayağa kalkıp abisinin yanına yaklaşıp ona sıkıca sarıldı gerçekten onu çok özlüyordu iki ay boyunca onu görmeyecekti "Bende seni çiçeğim ama mecburum biliyorsun."dediğinde çiçek başını sallayarak ona onay vermişti avuç içlerini yanağına koyup iki tane öpücük kondurmuştu ali kardeşi ondan ayrıldığında babasının elini öpmüş annesinin avuç içlerini öpmüştü "Hadi o zaman Allah emanet olun bir sıkıntı çıkarsa ara beni ufuk." "Tamam abim." ∆∆∆ "Döndüğümde aynı şeyleri yaşamanı istemiyorum."demişti adam kızın yaralı yüzüne bakıp başını eğmiş bankta oturup eleriyle oynuyordu sıkıntılı bir tavrı vardı üzülüyor gibiydi başını kaldırıp ona baktığında boynundaki morlukların daha fazla belirginleştiğini görmüştü merhem sürmemiş miydi bu kız göz göze geldiklerinide ise kız önüne gelen kumral saçları kulağının arkasına sıkıştırmıştı bir şey söylemek istiyor gibiydi her tavrına baktı onu tanımak istedi her hareketine dikkatle baktı en son kız ağzını açıp sonunda bir şey söylemişti. "Bazen karşıma çıkıyordu ama böyle şeyler yapmıyordu sadece boş boş konuşuyordu bende önemsemiyor arkama bakmadan gidiyordum ama bu sefer nişanlandığımı duyduğunda."daha fazlasını getirmek istemiyordu başına bunların geleceğini bilse o evden ayağını dışarıya atar mıydı bu halde eve gidince annesi ve babası çok korkmuştu sadece düştüğünü söylemişti eğer babası sinanı duyarsa ilk önce onu sonra da beni öldürürdü "Bir daha böyle bir şey yaşanmayacak sende evden çıkma bir şeye ihtiyacın olduğunda beni ara yada mesaj gönder ben sana gönderirim." "Zaten hiç merkeze inmiyordum sadece çeyiz için bir şeyler almak için çıkıyordum bu sefer de bir şeyler almak için çıkmıştım ama alamadan başıma bunlar geldi."demişti genç kız yoksa her gün merkezde ne işi vardı eksik gidiklerini almak için çıkıyordu bundan sonra da annesiyle çıkmak zorundaydı "Ben alırım ne istiyorsan bana listeyi yolla eve gidince." "Saçmalama istesen." "Neden saçmalık olsun." "Evli değiliz benim ihtiyaçlarımı almak sana düşmedi." "Ama olacaksın." "Olduğunda alırsın." "Ne fark eder." "Fark eder üstelik benim alacağım özel şeyler var sen bunları alamazsın." "Ayçiçek alır." "Karın değilim beni rahat bırak."dedi utançla bu adam gerçekten kafayı yemişti her şeyi o almazdı iç çamaşırlını geceliklerini ve daha bir sürü şey "Öyle mi o zaman kalk karım olman için bir saatin var."dedi adam sinirle madem onunla hemen şimdi evlenmek istiyordu o zaman onun istediğini yapacaktı şimdi onun kocası olmaya gittiğinde ona rahatça karışma hakkı olurdu değil mi
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE