Şu an utanmanın sırası değildi saat belki de ona geliyordu ve kiminle konuşuyordu bugün bizim gecemizdi eğer benim bu saate telefonum çalışssydı yusuf ali bey ortalığı ayağa kaldırırdı ama sakın olmaya çalıştı neden bu kadar abartıyordu alt tarafı bir telefon görüşmesiydi iş ile alakalı olabilirdi o yüzden yüzündeki o ifadeyi sildi sakin olmalıydı ona bakan adam ile yanaklarının daha da yandığını hissetti adam telefonu kapatıp ona yaklaşmaya başladığında kendisi de bir iki adım atmış banyoyun kapısın önünden çekilmişti bir iki adım derken ikisi dipdibe gelmişti adam kadına yutkunurken baktı kadın ise bir yandan bakışlarını kaçırıyor bir yandan üstündeki kısa şeye bakıyordu Allah'tan üzerinde bu sabahlık vardı ama biraz sonra tamamen çıplak bir şekilde onun altında olacaktı kadın düşünceler içinde onu kendine getiren şey adamın belinden tutup onu kendisine çektiğinde yüzleri artık tamamen birbirine yapışmıştı adam kadını daha fazla istiyordu dudaklarını ilk önce alnına ardından yanağına bastırdığında kadın ellerini adamın boynuna dolamıştı utanıyordu ama yapacak bir şey yoktu mecburdu eğer isteksiz davranırsa adam onu düşünmediğini hissederdi
Küçük öpücüklerle başlayan yolculuk yatağa taşınmıştı adam kadını kucağına aldığı gibi yatağa yatırmış üzerindeki sabahlığın ipini çözdüğünde beyaz pamuk gibi teni ortaya çıkmış dolgun göğüsleri ortaya çıkmıştı yutkundu kadının üzerine yatıp dudaklarına öpücüğü kondurdu ve kulağına fısıldadı
"Eğer bugün yorgunsan yarın devam ederiz."demişti adam kadının yorgun yüzünü görmüştü şimdi bırakmak istemiyor onu doyasıya öpmek sahip olmak istiyordu ama onun vücudu onun hakkıydı
"Hayır değilim."diyip adama istekle baktı bu kadar öpüp onu zevke iterken sonra diyemezdi şimdi ne olacaksa şimdi olsun istiyordu
Adam kadınından onay aldığı gibi dudaklarını dudaklarına yapışmıştı alt dudağını emerken kadın ona hafif bir şekilde karşılık verildiğinde elini belinin altına koyup kendine çekmişti dudakları onu talan etmeye devam ediyordu yüzünün her karışını öperken boynuna ardından göğsüne bir öpücük kondurdu gülay gözlerini kapatıp elini yorgana atmış sıkıyordu gerçekten dayanılmaz bir şeydi korkmuyor hatta zevk alıyordu çamaşırının ıslandığını hissetti adam sabahlığı kadının üzerinden çıkarmış geceliğin iplerini de aynı şekilde indirmişti göğüsleri tamamen çıplak kaldığında yutkundu bu kadar güzel olduklarını tahmin etmiyordu kadınını korktutmamak adına ilk önce dudağına hafif bir öpücük kondurmuştu
"Korkmana gerek yok sadece zevk alacaksın." dedi kadın ona başını salamıştı
Kendi pantolonu çıkarıp baxsır ile kaldığında kadını ona utanarak bakıyordu oyalanmadan kadının üstüne çıkıp geceliği tamamen çıkarıp yere attı üstünde sadece iç çamaşırı kalmıştı elini bir göğsüne attıp avuçlamaya yogurmaya devam ederken diğer göğsünün ucunu ağzına attığında gülay hafif bir çığlık atmıştı adam bir anlık boşalma ile gülerken kadın kendini yatağa daha fazla bastırmıştı adam bir yandan avuçluyor bir yandan diğer göğsünü emiyordu bir bebek gibi kadın iyice ıslanıp zevkten dört köşe olmuştu hafif inlerken adam iç çamaşırını çıkarınca kadın daha fazla inledi
"Yusuf ali."dedi inleyerek kadın kendimi adama daha fazla bastırdı
"Yavrum."diyip kadının yüzüne baktı ve dudaklarını dudaklarına bastırdığında bir eli cinsel organındaydı okşarken kadın inliyordu adam ise kadının boynuna öpücükler ısırıklar bırakıyordu
İki beden bir olmuş geceyi dolu dolu geçirmişlerdi daha şafak doğmamışken en son gülayın çığlığı konağı basmıştı
©©©
Yatakta acı ile kıvranıp sonunda kalkmıştım yatağın diğer tarafına baktığımda yusuf alinin uyuduğunu gördüm aklıma dün gece yaşadıklarımız gelince dudaklarımın kenarında küçük bir gülümseme geçmişti ama hemen sildim yerde duran geceliği hemen üzerime geçirdim kasıklarımda ufak bir sızı vardı yusuf ali canımı yakmamaya çalışmıştı ama kızlık zarım beni zorlamıştı elim karnıma gitti orda da ufak bir ağrı vardı yavaş yavaş yürüyüp banyoya girdim ilk önce gusül abdestini almıştım ılık suyun altında yarım saat duş alınca biraz olsun ağrım hafiflemişti havlu ile saçlarımı kurutum bornozun ipini bağladım odaya girdiğimde onun hala uyumuş olduğunu gördüm kıyafet dolabından lacivert kayık yaka dizlerimin altına kadar gelen bir elbiseyi çıkarmıştım iç çamaşırlarımıda çıkardıktan sonra hemen oyalanmadan kıyafetlerimi giymiştim uykusu ağır gibiydi yada mahsus yapıyordu bilmiyorum ama uyuyordu başı benden tarafta olmadığı için sadece çıplak sırtını görüyordum yüz üstü yatmıştı ve yastığa yapışmıştı resmen
Spor ayakkabılarımı giydikten sonra odadan çıkmıştım artık kış bitiyordu bir ay sonra buralar çok güzel olurdu hava yine serindi ama güzeldi kaynanası giller bir hafta boyunca dağ evinde kalacaktı yani bir hafta boyunca bu evde yalnız kalacaktı sıkılırdı bir hafta boyunca tek başına merdivenleri inerken mutfağı bulmaya çalışmıştı alt katta olduğunu tahmin ettiği yere girince mutfağı bulmanın heyecanı ile gülümsemişti gerçekten büyük bir evdi iki katlıydı kendi evleri küçük iki göz odalı bir evdi ama yinede huzurlu bir evdi onların ki
Kahvaltıyı hazırlamaya devam ederken bir yandanda ailesini düşünüyordu acaba şimdi ne yapıyorlardı saat sekize geliyordu babasının evinde hep saat altıda kalkardı bugün geç bile uyanmıştı yorulduğu için olmalıydı yoksa bu kadar uyuyan biri değildi yatıp oturmayı pek seven biri değildi sürekli bir iş yapmayı severdi boş durmak ona göre değildi bir hafta boyunca bu evde de durmazdı mutlaka bir temizlik bir iş yapardı
çayı ateşe verdi dolaptan bal kaymak salatalık domates peyniri derken kendi elleriyle börek açmıştı yusuf ali belki börek severdi fırına verdi pişen çayı demledi bardak çatal koymuştu sandalyede oturmuş böreğin pişmesini beklerken mutfağın kapısında kocası belermişti
'"Günaydın."demişti adam sandalyeyi çekip kadının karşısına otururken
"Günaydın."dedi kadın gülümseyerek elleri refleks olarak saçlarına gitmişti hemen kulağının arkasına sıkıştırmıştı dün geceden kalma utancı biraz olsun geçmişti şu an karşısında duran kocasıydı
"Erkenden uyanmışsın ağrın vardır."demişti adam bu kadının bu kadar erken uyanıp börek yapıp kahvaltı hazırlayacağını tahmin etmemişti bu yaşta bu kadar aklı başında hamarat olacağını düşünmemişti
"Uyumayı pek sevmiyorum ağrım da pek yok duş aldım geçti sayılır."dedi kadın adama bakarken gerçekten çok yakışıklıydı ona sabaha kadar bakabilirdi esmere yakın teni siyah hafif yeni tıraş olmuş sakaları onun renginde saçları vardı burnu küçüktü kulakları da öyle kaşları ise çok güzeldi kavisli sert bakışları vardı ama bana öyle bakmıyordu sanki bir bebekmişim gibi davranıyordu.
"Olsun kahvaltı yaptıktan sonra yatağa geç dinlen biraz."
"Peki."
"İki gün sonra işe gidiyorum."dedi adam erkendi ama mecburdu dün gece yine şirketten telefon gelmişti iş yaptıkları firma mal bekliyordu ve diğer şoförler izne ayrılmıştı yılık izin olduğu için bir ay boyunca çalışmayacaklardı onunla birlikte beş tane şoför kalmıştı kendisi şirketin sahibi olduğu için çalışması gerekmiyordu ama mecburdu biraz daha karısıyla kalmak onunla vakit geçirmek istiyordu ama yapacak bir şey yoktu yeni işçiler alınına kadar mecburen o çalışacaktı
"Erken değil mi."dedi gülay sonuçta daha dün evlenmişlerdi ve yarın belki de gidecekti yada diğer gün işleri için bu kadar acele etmesi hoşuna gitmiyordu en azından bir hafta kalsaydı bari bu eve ona alışmaya çalışırdı
"Sadece on gün kalacağım ondan sonra geri geleceğim."dedi adam yapacak başka bir şey yoktu kendisi de gitmek istemiyordu ama
"Sen nasıl istersen."diyip sandalyeden kalkıp fırının kapağını açıp içindeki böreğe baktı pişmişti tezgahın üzerine koyup tabaklara koydu ve fırının fişini çekip masanın üzerine koydu çayları da bardağa döktüğünde yüzü asılmıştı çatalını alıp tabağına bir kaç salatalık börek koydu adamla göz teması kurmaktan kaçındı
Hızlı bir kahvaltı yaptıktan sonra yusuf ali'ye gelen telefon ile o odaya kendisi ise mutfağı temizlendikten sonra odaya geçmişti madem yatmasını istiyordu kendisi de yatardı dolaptan geceliğini çıkardı bordo renginde bir gecelikti üzerine geçirdi temiz kıyafetlerini tekrar dolaba koydu komodinin üzerineki telefonu açıp sosyal medyasına girdi düğün fotoğraflarını paylaştı arkadaşları mesaj göndermişti onlara cevap verdi kapı açılınca gelene baktı yusuf aliden başka kimse değildi kapıyı kapatıktan sonra üzerindeki ceketi çıkarmış ona doğru gelmeye başlamıştı göz devirdi ve sırtını ona döndü konuşmak istemiyordu yatak onun ağırlığı ile birlikte çökünce kendisi de kendisini adamın kollarında bulmuştu sırt üstü adamın altında iken adam kollarını beline dolamış burnunu boynuna dayamıştı
"Firma mal istiyor işçiler izne ayrılmış yeni işçiler alınana kadar ben çalışmak zorundayım."dedi adam kadını altına çekmiş yüz yüze gelmelerini sağlamıştı trip attığını biliyordu üçüncü günden işe gitmek pek doğru değildi kadında buna kızmıştı ama gönlünü alacaktı
"Millet arkamdan konuşacak ondan sonra suçlu ben olacağım kocası üçüncü günden işe gitti diyecekler."dedi gülay asık suratlı ile
"Bir sikim edemezler."dediğinde kadın ona ters ters bakmıştı
"Küfür etme."dediğinde adam yanağına öpücük kondurmuştu
"Etmem."diyip bu sefer dudağına küçük bir öpücük kondurmuştu
"Burcun ne."dedi gülay merakla hangi burç olduğu aşırı merak ediyordu kendisi yay burcuydu acaba ali hangi burçtu
"O ne."dedi adam kaşlarını çatıp kadına bakarken
"Bilmiyor musun burcunu."dediğinde adam ona tuhaf bir bakış atmıştı
"Ben anlamam o işlerden."dediğinde karısının dudaklarında bir tebessüm oluştuğunu gördü
"Sen aslan ol benim biricik aslan kocam."