11 Bölüm

980 Kelimeler
Bundan 3 ay önce evleneceğime dair bir hiç işaret yokken şimdi gelinlik ile oturuyordum hayat gerçekten çok garipti yarın ne olacağını ben dahil kimse bilmiyorduk ama bir tahminde bulunuyorduk bana sorarsanız hayatta bu yaşta evlenmem derdim ama şimdi içinde olduğum durum buydu ben bu aşamaya nasıl gelmiştim bir kavgayla başlamıştı her şey o kız yüzünden babam beni görücü usulüyle vermişti ve şimdi evleniyordum dudaklarımda buruk bir gülümseme geçti her şeyin başlangıcı böyle başlamıştı işte sonunu bende bilmiyordum tek istediğim huzurlu mutlu bir evlilik yaşamaktı o gün yusuf ali yine kendini belli etmişti en azından özür dilemesini biliyordu anlımdan öperken bile naif beni korkutmaya çalışıyordu şimdi onun karısı olacaktım belki yarım belki de bir saat sonra ama eninde sonunda onun olacaktım sonsuza dek onun olacaktım aklıma Sinan geldi o günden sonra bir daha ortalıkta dolaşmıyordu tek istediği bugünde görünmemesiydi en özel güzel gününde eğer böyle bir şey yaşanırsa yusuf ali katil olurdu bunu görmüştü sinirli halini öfkeli halini en net şekilde görmüştü ama ne olursa olsun kendisiyle konuşurken yumuşatmaya çalışıyordu sesini İyi biri olduğunu biliyordu Derin bir nefes verdiğinde arkadaşları ona dönmüştü üzüldüğünü biliyordu arkadaşları ona göre ona davranıyordu ama bu daha fazla üzülmesine neden oluyordu annesi bir kenarda oturmuş akrabaları ile konuşuyordu kendisi ise odasına oturmuş eline öylece bakıyordu saat tam onda geleceklerdi ve gelmelerine az kalmıştı yutkundu akşam ne olacaktı asıl aklını karıştıran şey buydu gece o adamın tam olarak karısı olacaktı dudaklarının kenarını ısırmaya başladı Dün akşam annesi ona birazcık bahsetmişti ama olayın örgüsünü her şeyini asılını astarını komşuları olan melek abla söylemişti anlatırken o kadar güzel anlatmıştı ki kendi gecesinden bile anlatmıştı çok kolay bir acıymış ondan sonra yerini zevke bırakıyormuş melek abla yirmi beş yaşlarında genç bir kadındı kocasıyla severek evlenmişti ve geceyi anlatırken gözleri parlıyordu oda kendisini böyle avutuyordu iyi geçecekti yusuf ali onun canını yakmayacaktı Sonunda o sesi duyduğunda kalbi heyecanla atamaya başlamış elleri titremeye başlamıştı derin nefesler verip alırken arkadaşları mutlulukla havaya uçmuştu bile oturduğu yerden kalkmış pencereye bakarken arabaların geldiğini görmüştü bir değil iki değil tamı tamamına 10 araba vardı ve görmediği nice diğer arabalar yusuf ali arabadan inince kalbî patlayacak bir şekilde atıyordu çok yakışıklı olmuştu Kapı çalınmış içeriye misafirler kalabalık bir şekilde girmişti zılgıt ve alkış sesleri etrafta yankılanırken başına kırmızı bir örtü koymuşlardı zaman çok çabuk geçmişti ailesi ile vedalaşırken ağlamamıştı kolay kolay ağlayan biri değildi ama yalnız kaldığında ağlayacağına emindi babasının kolunda dışarıya çıktığında bütün komşular ona bakıyordu babası onu yusuf ali'ye emanet etmişti koluna girdiği adamla arabaya binmişti nasıl girdiğini nasıl çıktığına dair hiç bir fikri yoktu her şey çok ani olmuştu saatlerin nasıl geçtiğine anlam verememişti Evin içine girmeden önce bazı adetler yapılması gerekiyordu ilk önce kapının köşesinde bardağı kırdı ardından balı kapıya sürmüş ve kaynanasına yedirmişti bardak nazari için bal ise kayınbabasınin evine neşe tatlılık iyi geçinmesi içindi iki geleneği de yerine getirdiğinde avluya geçmişlerdi avlunun her yanı süslenmişti kırmızı örtünün altında az da olsa gözüküyordu onlar için ayrılan yere geçmişlerdi oturduklarında davul zurna sesleri yükselmeye başlamıştı Öylece sandalyede otururken öylece eliyle oynuyordu bir yandan ineği sarıkızı düşünüyordu annesi onu sağamazdı dizleri ağrıyordu ve sarı kız hırçın bir hayvandı kimseyi kolay kolay kabul etmezdi tavukların şimdi yem saati gelmişti annesinin aklına gelir miydi her şeyden çok aklına takılan şey annesi ve babasıydı yatakları yemekleri ev işlerini nasıl yapacaktı her gün gidip gelmesi imkansızdı hem yusuf hemde kaynanası izin vermezdi iki saatlik yoldu yürüyüp gidip gelemezdi ki arabayla gidip gelmesi gerekti yusuf sefere gittiğinde kimseye söyleyemezdi tamam asi hırçın deliydi ama burda yeni olduğu için utanır çekinirdi Saatlerin su gibi geçtiği bir gündü dini nikah kıyılmış halaylar çekilmiş yemekler yenmiş takılar takılmış düğün bitmişti misafirler gidince kaynanası ve sedef onu yukarıya götürmek için gelmişti saat gecenin yedisine geliyordu çok yorgundu ölü gibiydi üzerindeki gelinlik altınlar paralar derken ölecek gibi hissediyordu bir an önce yatmak istiyordu ama hemen yatmayacağını biliyordu iki katlı olan evin ikinci katına geldiklerinde odaya yatağa onu oturtmuşlardı yatağın üzerindeki geceliklere baktığında yanağının yandığını hissetti bunu mu giyecekti yani "Sedef sana yardımcı olur kızım."dedi halime hanım ardından odadan çıkıp onları baş başa bıraktı "Gelinliğinin iplerini çözelim istersen çok yorulmuşsundur."dedi gülaya gülümseyerek baktı kendisi de evlendiğinde aynı şeyleri yaşamıştı geriye tatlı anılar kalmıştı "Evet ölecek gibiyim."dediğinde hemen arkasını dönmüştü sedef duvağı ilk önce çıkarıp ardından gelinliğin iplerini çözmeye devam ederken bir yandan konuşuyordu bu gece hakkında bir kaç bilgi vermesi gerekiyordu annesi onu böyle tembihlemişti "İlk gece herkesin aklına korkunç gelir eskiler abarta abarta acılı geçtiğini falan söylerler ama tamamen yanlış bende ilk gece biraz tedirgin olmuştum ama ufuk bana öyle kibar davranmıştı ki acıdan çok zevk almıştım emin ol sende aynı şeyleri yaşayacaksın korkmana yada tedirgin olmana gerek yok sadece kendini ona bırak ve eşlik et."dediğinde iplerin yarısını çözmüştü "Teşekkür ederim."dedi gülay utana sıkıla "Utanma sakın erkekler yani ufuk en azından benim yatakta cesur davranmamı istiyor."dediğinde kıkırdamıştı iplerin tamamen çözdüğünde gülay ona dönmüştü "Gerisi sende yatakta senin için gecelik koydum yorulma diye duş almak istersen banyo orda ben artık gidiyim yusuf ali abi gelir şimdi."diyip kızın koluna dokunmuş ona göz kırpmıştı "Her şey için tekrar teşekkür ederim sedef."dediğinde kadın ona gülümseyerek odadan çıkmıştı gelinliğinin düşmemesi için tutuyordu bir yandan yatağın üzerindeki geceliği alıp banyoya girmişti iç çamaşırları temizdi ve rengi de uygundu hemen koşar adımlarla banyoya girmiş üzerindeki gelinliği çıkarmış ıslanmasın diye yüksek bir yere koymuştu ılık suyu ayarladıktan sonra makyajını temizle suyu ile çıkarmış ardından yüz jeli ile yıkmıştı oyalanmadan saçlarında açıp kısa bir duş aldıktan sonra saçlarını kurutmuş taramış iç çamaşırları yani sadece alt çamaşırını giymişti çünkü üst kısım için çamaşır pek uygun değildi yüzünü nemlendirici ile iyice nemlendirmiş parfümünü sıkmış vücudunda nemlendirmiş vücut parfümünü sıkmıştı aynadan kendisine baktığında aşırı utanıyordu sanki aynadaki kız o değildi üstündeki şey üstelik çok açıktı çamaşırın üzerinde duran onun renginde saten sabahlığı geçirmişti artık banyodan çıkmalıydı belki de şimdi o odada onu bekliyordu kendine cesaret verdikten sonra banyodan çıktığında odanın ortasında yarı çıplak bir şekilde telefonla konuşan adam ile göz göze gelmişti Bu saatte kimle konuşuyordu
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE