Odaya çıktıklarında Mevâ hiç konuşmadı. Fırat da.. sanki bir şeyler demek istiyor ama kelimeler dilinin ucunda tıkanıyordu. Bir yorgunluk çöktü üzerlerine ama bu yorgunluk bedenin değil, ruhun yorgunluğuydu. Fırat yatağa uzanır uzanmaz kapattı gözlerini. Ya da kapattı sanmıştı Mevâ. Gerçekten uyumuş muydu bilmiyordu ama kendi gözlerine o gece bir damla uyku değmedi. Saatler geçmek bilmedi sanki.. Hava serinlemiş, gece ağırlaşmıştı. Mevâ yavaşça kalktı yerinden, balkonun kapısını sessizce araladı. Serinlik çarptı yüzüne. Gecenin içinden şehir ışıkları uzanıyordu ufka. Deniz uzakta dalga dalga… Dayandı korkuluğa, elleri demire dolandı. Fısıltıyla konuştu geceye: “Benden bir şey saklıyorsun, Çakır…” dedi usulca. “İlk kez.. bakışlarını benden kaçırıyorsun.” Sesinde kırık bir yer vard

