Dilem derin bir uykuya dalalı ne kadar olmuştu bilmiyordu ama tuhaf bir şekilde Efe uyuyamadı. Öylece karısına sarılıp onun uyumasını izlerken her şeyi en baştan düşündü ve bir süre aptallığının boyutunu idrak etmek zorunda kaldı. Sonunda bedeni biraz olsun sakinleşip aklı tamamen başına geldiğinde ilk yaptığı şey bebeğine seslenmek oldu. Henüz onunla hiç konuşmadığını fark ettiğinde kendini berbat hissetse de henüz çocuğu onun yaptığı hatayı anlamamış olabilirdi. Hâlâ geç sayılmazdı. “Dünyanın en aptal adamına merhaba de evlat.” Yüzünde şapşal bir tebessüm oluşurken elini Dilem’in karnının üzerine yerleştirdi ve onu uyandırmamak için fısıldayarak konuştu. “Yani babana…” Sesi kendine karşı yaşadığı dehşet ve utancın izlerini taşıyor fakat gürültü yapmadığı için kadına kadar ulaşmıyordu.

