Dilem ona merakla bakarken iddia meselesinin yaşandığı günü düşünüyordu. Konuşmaya başladığında her şey o kadar geçmişte kalmış gibiydi ki henüz üzerinden bir yıl bile geçmiş olmadığına inanamıyordu. “Yazın başında arkadaşlarımızdan biri evlenme haberini vermek için bizi bir araya toplamıştı. Ben, Mehmet, Anıl, Mert, okuldan kız arkadaşlarımız… Bir sürü kişiydik. O gün, bilmiyorum neden ama evlilik haberini kutlamak bana çok anlamsız gelmişti. Çok aptalca şeyler söyledim, meseleyi abarttıklarını öne sürdüm.” Kadının tüm ilgisi üzerindeyken geçmişi düşünmek istemiyordu ama sırf onun gönlü rahatlasın diye aklına gelen her şeyi dürüstçe anlatmakta kararlıydı. “Neler söyledin?” Dilem’in sesi sakindi, bir şey ima etmeye çalışmıyordu fakat Efe yine de utandığını hissetti. “Her gün bir sürü

