Odalarına çekildiklerinde ikisi de olacakların bilinciyle gerilmiş, bir süre birbirlerine göz ucuyla dahi bakmadan avare avare oyalanmışlardı. Dilem sanki günlerdir Efe’yle konuşmak için yanıp tutuşan o değilmiş gibi susmak ve adamı da bu suskunluğa ortak etmek istiyordu. İçinden bir ses olacakların kötü yönde gelişeceğini haykırırken adamın konuşmasını istemiyordu. Bu, tüm çabasına zıt da olsa hissettiklerini engelleyemiyordu. Olacakların daha kötüye gideceğini düşünürken nasıl olur da bundan kaçmazdı? Efe de konuşmak için onun kadar isteksiz de olsa bu gece her şeyi sonuca kavuşturmakta kararlıydı. Yarın sabahı da Dilem’in çektiği yeni bir eziyetle, o eziyetin sorumluluğuyla geçirmek istemiyorsa ve kadını birazcık olsun düşünüyorsa bunu yapmak zorundaydı. Ayrılık şüphesiz adamın yüreği

