Akşam yurda döndüğümde odada yalnızdım. Zeynep arkadaşlarıyla dışarı çıkmıştı. Perdeleri çektim, yatağıma uzandım. Can’la yaptığımız konuşma aklımda dönüp duruyordu. Sözleri, bakışları, ardından gelen sessizlik. İlişkimizde ilk kez bu kadar büyük bir tartışma yaşamıştık ve içimde derin bir yorgunluk vardı. Sevdiğim insana güven vermek için uğraşırken, bir yandan da sürekli kendimi savunmak zorunda kalmak beni gerçekten yormuştu. Sonra bir anda, telefonuma bir mesaj düştü: “Selin burada mı? Kafede seni sordu.” Mesaj Zeynep'tendi. Selin... Geçen hafta kütüphanede tanıştığımız, felsefe bölümünden olan kız. Güzel enerjili, tatlı biri. Kafeye indim. Kalabalıktı ama gözüm hemen Selin’i buldu. Yanında iki kişi daha vardı. Beni görünce el salladı, yanlarına çağırdı. “Eylül! Tam da seni konuşuyor

