Kalp kırıklığı

649 Kelimeler

Ertesi sabah uyandığımda hava hâlâ kapalıydı. Perdeleri araladım, gri bulutların arasından sızan soluk ışık odaya doldu. İçimde garip bir his vardı, sanki huzursuz bir şeyler olacakmış gibi. Zeynep hâlâ uyuyordu, ama alarmı çalınca mırıldanarak doğruldu. “Bugün çok dersimiz var, değil mi?” diye sordu esneyerek. Başımı salladım. “Evet ama belki akşam bir şeyler yaparız,” dedim. Dünkü güzel günün etkisini sürdürmek istiyordum. Kahvaltıya indiğimizde Can ve Mert çoktan yerlerini almıştı. Can beni görünce gülümsedi, ama yüzünde bir şeyler vardı, tam çözemediğim bir gerginlik. Yanına oturdum, çayımı karıştırırken, “İyi misin?” diye sordum. Hafifçe omuz silkti. “İyiyim,” dedi ama bakışları masanın biraz ilerisindeki bir gruba kaydı. Ben de dönüp baktım, birkaç kız kendi aralarında konuşuyordu.

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE