bc

GEÇMİŞİN İNTİKAMI (ASKER 1)

book_age18+
3.0K
TAKİP ET
29.1K
OKU
HE
bxg
soldier
war
musclebear
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Abisi gibi gördüğü aynı zamanda içten içte hayranlık duyduğu kuzeni ile olan evliliğe son derece karşı olan Asena Akay ve Yüzbaşı Pusat Bozkurt Akay'ın aşk hikayesi. Ona takıntılı olan asker kuzeni ile evlenmek istemese de ailesinin zoruyla evlenir ama yıllarca onu rahatsız eden takıntılı kuzeni ile evlendiği adam bir değildir. Olayların derinine indikçe gerçekler ortaya çıkar...

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1. Bölüm 'Tanıtım'
1. Bölüm 'Tanıtım' Asena Akay ... - Araya yıllar, yollar ve kötülüğü kendi doğası bellemiş insanlar girmeseydi biz zaten çok mutluyduk... ~~~~ Yıllar önce... Annnemden kopardığım izinden sonra yüzümde kocaman bir sırıtmayla Melek'in yanına gittim. "Aldım izni. Hadi kaçalım." dedim sevinçle. "Acele edelim yoksa kaçıracağız." dedi Melek. Önde ben arkada Melek koşarak odama gittik. Dolaptan beyaz tişört mavi kot alıp giyindim. Ben giyinirken de Melek çantama cüzdanımı, telefonumu, kablolu kulaklığımı ve saç tokamı koyuyordu. Aynanın karşısına geçip saçlarımı taradım ve yüzüme nemlendirici krem sürdüm. Anneme gittiğimizi haber verip yanağından öptüm ve Melek ile kol kola çıktık evden. Aslında annemden izin almak çok kolaydı işin babam tarafı biraz sıkıntılıydı. Yaklaşık dört ya da beş ay önce kuzenim Dilek yani Melek'in ablası evden kaçmıştı diye babam beni çok kısıtlamaya başlamıştı. Evin tek kızı olduğum için bana itibar etmiyordu. Bende kaçarım sanıyordu ama annem ve Melek varken neden onları bırakıp gideyim ki? Annem ve Melek'in annesi kardeşlerdi. Babam ve Melek'in babası da kardeşlerdi. Yani amcamın karısı aynı zamanda teyzem de oluyordu, aynı şekilde eniştem de amcam oluyordu. Kardeş evliliği yapmışlardı. İstanbul'lu iki kız kardeş Hakkari'li iki erkek kardeşe aşık olmuştu. Her iki kardeşlerde de benim annem ve babam büyüktü. Amcam ve teyzem küçüklerdi. Ailedeki çocukların hepsi babama ve amcama amca derdi, anneme ve teyzeme de yenge derdi ama sadece ben ve Melek teyze derdik. Herkese göre amcamızın eşleriydi ama ikimize göre annemizin kardeşiydi. Melek ile aynı yıl doğmuşuz. Bana asla kuzen değil. Onunla kardeş gibiyiz. İkimiz de birbirimizi çok seviyoruz, birbirimize çok düşkünüz. Asla ayrı gayrımız yok. Şimdi de Hakkari'nin bahar şenlikleri festivaline katılmaya gidiyoruz. Annemin babama rağmen izin vermesi gibi şartı da vardı tabii. Taksi ile gidilecek ve taksi ile dönülecek, kesinlikle olay yaratmak da yasak. Biz de annemin dediğine uyarak taksiyle gittik festival alanına. Taksiden inince karşımızda Ahmet ve Taner'i gördüm. Bana doğru geldiklerini görünce yutkunarak Melek'e döndüm. Bugün güzel bir gündü ve ben Taner'in bitmek bilmeyen saçma ilgisinden dolayı günümü mahfetmeyecektim. "Bugün kafamıza estiği gibi eğlenelim." dedi Melek. Taner'lerin yanından geçene kadar konuşmadım. "Eğlenelim bakalım." dedim. Festival boyu ben ve Melek yedik içtik ve eğlendik. Bayağı güzel geçti festival. Aynı sınıtfa olduğumuz Taner dışında pek bir sorun yoktu. Sürekli peşimde dolanıp durdu. Gerçekten konuşmak istemediğimi söyledikçe üsteliyordu. Çok sinirli biriydi ve hayır dedikçe sesini yükseltiyordu bana. Festival bitince de başımıza bir iş gelmesin diye taksiye atlayıp eve geldik. Eve yaklaşırken annem aradı. Hemen açtım. Daha alo demeden annem bodoslama daldı. "Asena, Melek'i de al bizim eve git ve sakın dışarı çıkma. Kapat kapıyı ve beni bekle. Bozkurt ya da baban ararsa da açma. Hele deden ararsa asla açma!" dedi. Melek ile göz göze geldik. Ne oldu dercesine bakıyordu. "Ta...tamam anne." dedim. Annem üstüme kapattı. Ama arkadan hem teyzemin hem de babamın sesi geliyordu. Kavga mı ediyorlardı? Ama ne için? "Noldu, rengin attı?" dedi Melek. "Bilmiyorum, annem aradı. Melek'i al ve eve geç, kim ararsa da cevap verme dedi. Galiba kavga ediyorlardı." Melek cevap vereceği sıra babam aradı. Annem cevap verme demişti ama babamdan korkuyordum. Cevap vermezsem kızardı. Mecburen yanıtladım aramayı. Yine daha alo diyemeden babam lafa girdi direk. "Asena, Melek'i de al doğruca amcanlara gel. Eve gidersen o kemiklerini kırarım!" dedi ve direk kapadı üstüme. Melek, "Ne oldu?" dedi. Göz kırpıştırdım. Babamın gür sesinden bile korkuyordum. "Annem, kimseye görünmeden eve gidin dedi ama babam da size gitmemizi söyledi. Ne yapacağız?" deyince ofladı. "Amcamı biliyorsun. Bize gitmek zorundayız." dedi. Bu sefer ben ofladım. Babam, evet sert biriydi ama Dilek abla kaçtıktan sonra daha da sert bir insan oldu. Biz ailede sadece üç kızdık. Ben, Melek ve Dilek abla. Ben ve Melek yaşıttık. Dilek abla da yirmi bir yaşındaydı. Babam neden bizi bu çocuk halimizle kısıtlıyor anlamıyorum. Ben ve Melek daha yeni lise ikinci sınıftık. Reşit olsak, Dilek abla gibi kaçmamızdan korkuyor derdim ama reşit bile değiliz ki. Bu düşüncelerle taksiden indim ve bizim eve değil de amcamlara geçtik. Kapıyı çaldık, Fatih abim açtı. İçeri geçtik. Annem, babam ve teyzem ayakta bağırıp çağırıyor. Dedem kanepede oturmuş, Pusat abi pencere kenarında duruyor, Ferhat abim de yanında. Amcam da yoktu evde. Babam beni gördüğü gibi yanıma gelip okkalı bir tokat attı bana. Annem hemen yanıma geldi ve beni arkasına aldı. Pusat abim; "Amca! Naptığını sanıyorsun sen?" diye yükseldi ama annem; "Bozkurt kes sesini!" dedi. Herkes Bozkurt derdi çünkü ikinci adı Bozkurt'tu. Sadece ben, Dilek abla ve Melek, Pusat abi derdik. Zaten ben ve Melek ruh ikizi gibiydik. Her şeyimiz aynıydı. Babam, "Menekşe kes sesini! Asena senin ne işin var dışarılarda, he?" diye bağırdı üstüme. Ağlamaya başladım. Melek kolumdan tuttu sakinleş der gibi. Ferhat, Fatih ve Pusat abim yanıma geldiler. Ferhat abim, "Melek, Asena'yı al odana geç ve ben diyene kadar da çıkmayın dışarı." dedi. Melek, "Tamam abi." dedi. Arkamızı döndüğümüz gibi dedem konuştu. Dedem ailedeki en sert kişiydi. Babam bile ona karşı gelemezdi. "O evlilik olacak ama şimdi değil. Kızın yaşı küçük. Büyüsün sonra." dedi. Ne evliliği, ne oluyor? Melek ile göz göze geldik. İkimiz de olanlardan haberdar değiliz. Abilerim ve babam sessiz kaldı dedemin karşısında ama annem konuştu. "Baba, Asena daha küçük. Ne demek evlilik olacak! Biz kanlı düşmanlar değiliz. Onlar kuzen. Asena, Bozkurt'u abisi gibi görüyor. Bozkurt'un uçkuru için kızımı harcamam ben!" dedi. Ne demek ben ve Pusat abiyi evlendirmek...asla istemiyorum bunu. Pusat abim, "Yenge saçmalama. Ben uçkuru için kardeşim gibi gördüğüm kuzenimle mi evleneceğim? Siz iyice kafayı yediniz. Ne haliniz varsa görün!" deyip salondan çıkmak için ayaklandı. Dedem arkadan bastonunu yere vura vura; "Bozkurt dön buraya!" diye bağırdı. Pusat abi salondan çıkmadan hemen önce dönüp bana baktı. Göz göze geldik. Yüzünde mimik oynamadı. Zaten tamamen duygusuz bir yüzü vardı. Sanırım asker olduğu için böyle sert biriydi. Asker olduğunu biliyordum ama rütbe işlerinden anlamadığım için ne olduğunu bilmiyordum. Gözlerinde ne özür dileyen ne de bu evlilik olmayacak diyen bir ifade yoktu. İfadesizdi. Bir süre gözlerime baktı sonra, "Bu evlilik olmayacak." deyip çıktı gitti. Kapıyı o kadar sert kapattı ki bir an kırıldı sandım. Dedem, annem, babam, iki abim burnundan soluyordu ama teyzem sevinç dolu bakışlar atıyordu etrafa. Teyzem kalkıp yanıma geldi. "Güzel gelinim." deyip sarıldı bana. "Teyze, ben senin gelinin değilim. Ablanın kızıyım." dedim kısık sesle. Dedem ya da babam duyarsa yeniden tokat yiyebilirim. "Melek ve Asena odanıza gidin" dedi babam. İkimiz de alen acele Melek'in odasına gittik ve kapıyı kapattık. Yatağın üstüne oturup ağlamaya başladım. Melek bana sarılıp, "Anne ne yapmaya çalışıyorsun anne!" dedi. Geri çekildim. "Teyzemin ne suçu var Melek. Sadece başkası gelinim olacağına yeğenim olsun diyordur. Teyzem de masum." dedim. Değildi. Teyzem masum falan değildi. Her şey teyzemin suçuydu ama ben bunu bilmiyordum. Teyzem, hayatımı küle çevirecekti ama ben hep teyzemi masum sanacaktım. "Bekle ben çantamı alıp geliyorum" dedi Melek ve odadan çıktı. Odanın kapısı hafif aralık olduğu için sesler geliyordu ama tam anlamıyordum. Biraz sonra Melek elinde çantasıyla geldi ve kapattı kapıyı. Birini aradı ve hoparlöre verdi. Uzanıp baktım Pusat abiyi arıyormuş. Telefon uzun uzun çaldı tam kapanacaktı açıldı. "Efendim Meleğim?" diye açtı telefonu. Pusat abi Melek'e, Meleğim diyordu. Bana da Dişi Kurt diye seslendirdi. Asena dişi kurt demekti çünkü. Ben istemiştim bana öyle demesini. Onun da ikinci adı Bozkurt'tu. Yani erkek kurt demekti. Adlarımız birbirine uyumluydu ama bu evlenmemiz anlamına gelmiyordu. "Abi ne oluyor? Ortalık kıyamet alameti gibi. Evlilik diyorlar ne iş?!" dedi. Pusat abi derin bir nefes verdi ve ofladı. Alnını ovduğuna eminim çünkü Pusat abi böyle zamanlarda derin nefesler alıp verir, oflar ve alnını ovar. Sakinleşmeye çalışır böyle. "Meleğim siz daha küçüksünüz, ne evliliği? Annem ve amcam saçmalayıp duruyor. Dişi kurda bir şey belli etme. Fikret dedem ölüm döşeğinde ve mal varlığını Menekşe teyzeme devretmek istiyor. Tek şartı İstanbul'a taşınmaları, yoksa mal varlığı anneme kalacak. Annem umrumda değil diyor ama amcam para sevdası yüzünden kabul etti. Ama amcam Salim dedenin de mal varlığını istiyor. Kim ortalığı karıştırdı bilmiyorum ama Asena benle evlenirse amcam iki dedemden de mal varlığı alabilecekmiş. Merak etme ben çözeceğim olayı ama sen de Dişi kurtta konuşmayın. Amcam ya da dedem size elini kaldırırsa hemen beni arıyorsun." dedi. Sesinin hoparlörde olduğunu bilmiyordu. Ben çoktan her şeyi duymuştum. Babam çok para seven biriydi. Her yerden para gelsin isterdi. Biz Hakkari'nin hattı sayılır zenginlerindendik. Dedem de amcam da babam da zenginken neden hala annemin babası yani dedemin mal varlığına göz koyar ki babam! "Tamam abi. Ben Asena ile ilgileneyim. Hala ağlıyor da." dedi Melek. "Ağlamasın... Söyle ona ağlamasın. Ben halledeceğim." dedi ve kapattı. "Melek, ne konuşuyorlar dinlemek istiyorum. Koridora çıkalım." dedim ve birlikte sessizce odadan çıkıp onları duyacağımız kadar yakınlarına gittik. Annem, "Kafayı mı yediniz siz?" diye bağırdı. "Daha on altı yaşında benim kızım." dedi. Babam, "Menekşe kes sesini!" dedi. Annem benim yüzümden azar yiyordu. Teyzem lafa girdi. "Abla, kızın başkasına değil kız kardeşine gelin oluyor. Neden bu kadar abartıyorsun ki! Bak hem ben babamın mal varlığını da istemiyorum. Senin olsun. Hatta Salim babanın da mal varlığındaki payınızı alın. Ben yeğenimi kendi kızım gibi seviyorum. Oğlumla evlense ne olur? Gelinim olsun işte." dedi. Annem kükrer gibi, "Halide kes sesini!" dedi. Babam herkesi susturdu. "Hepiniz susun. Okullar bir ay sonra kapanıyor. Okullar kapandığı gibi biz İstanbul'a taşınıyoruz. Bozkurt, yüzbaşı rütbesini alıncaya ve Asena mezun oluncaya kadar bu evlilik olmayacak. Zaten ikisi de beşik kertmesi. Herkese ikisi sözlü deriz konu kapanır. Anlaşıldı mı?" dedi. Yüreğim ağzımda attı. Bir kere biz beşik kertmesi değiliz ki aramızda altı yaş var. Pusat abimin okula başladığı yıl doğmuşum ben. Kendimi tutamadım ve içeri daldım. "Ben daha çocuğum ya!" diyebildim. Babam ve dedeme karşı gelme cesaretim yoktu. "Sen kapı mı dinliyorsun!" diyerek üstüme geldi babam ama annem önüme geçti. "Hele bir kızıma vur o zaman neler yaparım görürsün." dedi. Dedem kükrer gibi; "Menekşe karışma demedim mi ben sana!" dedi. "Ne demek karışma! Benim kızım." dediği sıra babam elini tokat atmak için kaldırdı. "TAMAM!" diye bağırdım. Annem beni korumaya çalışırken benim yüzümden dayak yiyemezdi. "Tamam, evleneceğim." Babam az önce Asena mezun olduktan sonra evlenecek demişti. Annem, "Asena," dedi karşı gelmek için ama umursamadım. "Evleneceğim ama şartım var. Mezun olduktan sonra olacak." dedim. Coğrafya öğretmeni olmak en büyük hayalimdi. Öğretmen olduktan sonra evlenebilirdim. Belki o zaman büyüdüğüm için evlilik normal gelirdi ya da yıllar geçtiği için bu evlilik iptal edilirdi. Bir şekilde bu evlilikten kurtulmak için bir yol bulurdum. "Aferin torunuma. Annesi gibi asi değil." dedi dedem keyifle. Teyzem yanıma gelip sarıldı. "Güzel gelinim." dedi. Yapma teyze. Ahh teyze, sen benim tek teyzemsin ve ben seni çok seviyorum ama nasıl bu küçük yaşımda evleneyim. Annem tokat yemesin diye ömrümde ilk defa cesaret edip evlenmeyi kabul ettim ama bilmeden kendi cehennemime ilk adımı atmış oldum. Bunun yıllar içerisinde bana çok kötü getirileri olacaktı ama ben sadece basit bir evlilik olacak sanıyordum. Ahh teyze, yaktın tüm hayatımı...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

İNFAZ

read
4.8K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
33.3K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.1K
bc

Askerin Yaralı Gelini

read
26.5K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
14.3K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.4K
bc

YIKIK MESKEN

read
3.3K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook