Meryem odadan çıktıktan sonra Yusuf, Elif'le baş başa kaldı. Kemal yakalanmış, adalet yerini bulmuştu; ama odadaki sessizlik hâlâ aynı ağırlıkla omuzlarına çöküyordu. Yusuf, az önce haykırdığı o intikam dolu sözlerin Elif'in ruhuna ulaşmadığını fark etti. Belki de Elif, o karanlık dünyasında artık Kemal'in adını bile duymak istemiyordu. Korkuyu hatırlatmak işe yaramamıştı; ona huzuru hatırlatmalıydı. Yusuf yavaşça doğruldu. Elif'in elini tekrar avuçları arasına aldı; o soğuk parmakları kendi nefesiyle, kendi sıcaklığıyla ısıtmaya çalıştı. Yüzüne haftalardır uğramayan bir tebessümü zorlayarak yerleştirdi. Sesi, az önceki hırıltısından arınmış, yumuşacık bir tona bürünmüştü. "Biliyor musun Elif," dedi fısıldayarak. "Az önce yolda gelirken ne düşündüm? Sen uyanınca her şeyi geride bırakacağ

