50.BÖLÜM

2143 Kelimeler

Parmak uçlarındaki acı, saatler geçtikçe tüm koluna yayılmıştı. Elif salonda oturmuş, karanlıkta bekliyordu. Işıkları açmamıştı; karanlık daha iyiydi. Karanlıkta düşünmek daha kolaydı. Ya da belki daha zordu; ama en azından yüzleşmek zorunda değildi aynalarla, fotoğraflarla, o mutlu günlerin kanıtlarıyla. Dışarıda sokak lambaları yanıyordu; soluk, sarı bir ışık sızıyordu pencerelerden. Arabalar geçiyordu ara sıra; farları duvarlara vuruyor, sonra kayboluyordu. Komşuların televizyon sesleri geliyordu; boğuk, anlaşılmaz sesler. Hayat devam ediyordu. Ama burada, bu evde, her şey durmuştu. Saat ona yaklaşmıştı. Yusuf hâlâ gelmemişti. Elif ayağa kalktı, pencereye yürüdü. Bacakları tutuyordu artık; fizik tedavi işe yaramıştı. Yürüyebiliyordu, koşabiliyordu. Ama ne işe yarıyordu ki? Yusuf’un y

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE